Skip to content

Bir Tanrı Var

yehudi-menuhin

1929 yılıydı… Berlin’de 13 yaşındaki bir çocuğun solist olduğu konsere giden Albert Einstein, ufaklığın yeteneği karşısında küçük dilini yutmuştu: “Şimdi biliyorum, gökyüzünde bir Tanrı var!”

Dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük keman ustası Yehudi Menuhin, 83 yaşındayken 12 Mart 1999’da ölmüştü. Dünyanın dört bir köşesini arşın arşın dolaşan, Ravi Shankar ile bizi başka bir diyara taşıyan1 virtüözün yolu Türkiye’den de geçmişti.

1973’te kemanın ilahı ilk İstanbul Müzik Festivali’ne katılmak için geldiğinde olanlar olmuştu. Tercüman gazetesi “Musevi Menuhin Türkiye’de” manşetini atmıştı. Evet, büyük usta Museviydi de, başlığın esbab-ı mucibesi başkaydı.

Bir gazeteci haberi yapmış, “Yehudi Menuhin Türkiye’de” demişti. Dizgi veya düzelti aşamasında haberi yazanın imla hatası yaptığı düşünüldüğünden Yehudi olmuştu Yahudi. Fakat küçük bir sorun vardı. Tercüman’ın sahibi Kemal Ilıcak, Yahudi kelimesinin kullanılmasını yasaklamıştı. İzin verilen formül kullanılınca, Bab-ı Ali’nin kahkahalara boğulduğu manşet ortaya çıkmıştı: Musevi Menuhin Türkiye’de.

O talihsiz gazeteci, yakın aile dostumuz da…


charlie-parker-cemetery

Tam 58 yıl önce bir New York’ta bir otel odasında ölü buldular onu. Dante’nin hesabına göre hayat yolunu daha yarılamamıştı. Yapılan otopsi -aşırı uyuşturucu ve alkol nedeniyle- bu vücut 60 yaşında dese de, sadece 34 idi.

Biraz çocuksu, öfkeli… Parmaklarının düşünce hızına kimsenin yetişemediği caz tarihinin unutulmazı, saksafonun ustası Charlie Parker, 12 Mart 1955’te son nefesini vermişti.

O da birçoklarına Menuhin’in Einstein’a tattırdığını yaşatıyor, sanki ruhani bir dünyadan sesleniyor. En büyük hayranlarından Miles Davis’e göre zaten caz dört kelimeyle anlatılıyor: Louis Armstrong, Charlie Parker.


  1. http://www.youtube.com/watch?v=q4HXvB5nxok