Skip to content

Le Voyage

Fransa adına 4×100 m serbestte yüzdüğü gerçek dışı son 20 metreyle şovu Ryan Lochte’den çalan Yannick Agnel, Londra 2012’nin yarattığı ilk kahraman şüphesiz ki. Salt zaferi kutlarkenki ağırbaşlı tavırlarıyla bile kolayca söyleyebiliriz, yirmilik Fransız sevilmesi çok kolay bir şampiyon. Fransızlara dair önyargılarınızı tuzla buz etmesi için saniyeler yetiyor. Fakat Agnel’i konu alan yazılar uluslararası şöhreti sonrası üssel olarak artarken, her gün onu sevmek için yeni bir neden bulabiliyorsunuz.

İlk kez Chicago Tribune’un satırlarına yansıttığı detay, şimdiye kadarkilerden en ilgi çekici olanı.1 Antrenörü Fabrice Pellerin’in söylediğine göre Agnel yarışlar arasında Baudelaire şiirleri okuyor. Hatta Pellerin bundan pek hoşnut değil ve Agnel’i şiir okurken gördüğünde takılıyor: “Edebiyatı boşver, yüzmeye odaklan.” Her Fransız gibi Pellerin de Baudelaire şiirlerinin kötü şöhretini duymuş olmalı. Kendinizi akıntıya kaptırırsanız, uyandığınızda tutunacak bir dal bulmak için çok geç olduğunu fark edebilirsiniz. Etkisinden çıkmak hiç kolay değildir. Fakat amacınıza odaklanmışsanız, başlangıçta dikkat dağıtıcı görüneni bir anda doğal bir dopinge dönüştürebilirsiniz. Stresin katbekat arttığı yarış aralarında, Baudelaire’in zamanın etkisini sönümleme ve algıları sonuna kadar açma kudretindeki vurucu şiirleriyle yeni boyutta bir sığınak yaratmak çok yersiz bir düşünüş değil gibi. En azından kağıt üzerinde öyle duruyor… Bünyeyi arındırmak istiyorsanız başlayacağınız yer orası olmalı.

Ev sahibi Büyük Britanya’nın basınını her sabah takip ediyoruz, geciken altınların tabloid basınında nasıl bir infial yarattığını da izledik. Madalya tablosunun zirvesinin diğer gediklileri için de aynı durum korunuyor, sinizmin daha önce görmediğimiz kadar yükseklerine çıkıyoruz. Dillere dolanan ama pek az kişinin ne olduğunu gerçekten bilip bilmediğini sorgulamaya yeltendiği olimpizm ruhunun doğasındaki bireysel meydan okumanın unutulduğu günler. Bunun yerini 1936 ve 1984’e özgüymüş gibi gösterilen, fakat nerede düzenleniyor olursa olsun her Olimpiyat’ta korunan ‘siyasi propaganda aracı’ yönünü okşamanın aldığı günler. Bir şekilde ‘başarısız’ yaftası yapıştırılan ülke sporcularının sıraya dizildiği ve hepimizin gözlerimizi çevirip özür dilemelerini beklediğimiz tuhaf anlar. Hiç gerekmediği halde ağızdan çıkan samimi özür cümlelerinden de tatmin olmayıp, şiddetle hesap sormaya devam etme oyununda altın madalyaya koşan başka türlü şampiyonlar.

Bu cinnet ortamından kurtulmak için Pellerin’in sözlerinin aksine, belki de her sporcunun biraz Baudelaire okuması ve aşağıdaki satırlarla tanışması gerekiyor.2

“Uluslar, aileler gibi, kendilerine rağmen büyük adamlar çıkarır. Çıkarmamak için bütün güçlerini kullanır, her şeyi yaparlar. Bu yüzden, büyük adam, ortaya çıkmak adına milyonlarca insanın yarattığı direncin gücünü alt edebilecek bir saldırı gücünü haiz olmalıdır.”

Bu büyük adamın tercih ettiği kendisi kadar sıra dışı bu ritüel, şimdilik Michael Phelps’in yöntemlerini yenmişe benziyor. Akşam seansı öncesinde boynunda asılı duran iki altın ve bir gümüş öyle söylüyor en azından.


  1. http://www.chicagotribune.com/sports/olympics/sns-rt-us-oly-swim-swm20f-agnelbre86t1g1-20120730,0,2572793.story
  2. Twitter adresinden anlıyoruz ki, yolun devamı için de Agnel’in tavsiyelerine başvurabilirler: https://twitter.com/YannickAgnel/status/163595468734074880