Skip to content

Yusuf Atılgan Öleli Oluyor Bir 25 Yıl Kadar

Başka bir ülkede bir yazar tarafından kurulan futbol kulübü var mıdır bilmiyorum. Ama Türkiye’de var. 1950’de Yusuf Atılgan köyün gençlerinden bir takım oluşturup Hacırahmanlıspor futbol kulübünü kurar. Aynı zamanda kulübün başkanı, takımın da forvetidir. Manisa ve çevresinde çeşitli maçlara çıkarlar. Atılgan her maç sonrası takımın formalarını eşine yıkatır ve bir sonraki maça hazır olmasını sağlar. Kulübün finans, seyahat ve saha işlerinin tümüyle ilgilenir. Edebiyat ve sinemadan sonra üçüncü tutkusudur futbol.

554811_348352741898622_1818049570_n

Yusuf Atılgan’ın hayatı üzerine bilinen şeyler sınırlıdır. Bunda yazarın ketumluğunun yanı sıra hayatının çok büyük bir bölümünü Manisa’nın Hacırahmanlı köyünde geçirmesinin de etkisi vardır. Aylak Adam gibi belki de Modernist Türk Edebiyatının başlangıcı kabul edebileceğimiz, “kent romanı” denen şeyin bizdeki en önemli örneklerinden olan bir kitabın Hacırahmanlı köyünde yazıldığı ise pek bilinmez. Atılgan’ın “komünistlik işlerine bulaşmaktan” ötürü aldığı hapis cezası sona erdiğinde Maltepe Askeri Lisesi’ndeki öğretmenlik hayatı da sona ermiştir. Hapisten çıkar çıkmaz doğup büyüdüğü köyüne gider ve o güne kadar görüştüğü hemen herkes ile ilişkisini kesip babasından kalan işlerin başına geçer.

Yusuf Atılgan, köyünde geçirdiği yıllar içinde abisi ve kayınbiraderi Nevzat Çorum ile sık sık görüşür. Nevzat Çorum, akrabalık ve kulüp ilişkilerinin yanında ismen de enteresan bir hikâyenin parçası olur Atılgan için. 1955’te Yusuf Atılgan abisinin ve kayınbiraderinin ısrarıyla Tercüman gazetesinin öykü yarışmasına katılmaya karar verir. Ama kendi adını kullanmak yerine kayınbiraderi Nevzat Çorum’un adını mahlas olarak kullanır. Asıl amacı bir anlamda yazarlığını sınamaktır. Yazdıklarının kendi deyimiyle kaç para olduğunu görmek istemiştir. Seçici kurul, Nevzat Çorum’un “Evdeki” adlı öyküsünü birincilikle mükâfatlandırır. Ama yazarın ne adresi ne de fotoğrafı vardır. Gazeteden yazarımız aranıyor ilanları yapılmasına rağmen Atılgan harekete geçmez ve ne İstanbul’a gidip ödülünü alır ne de Nevzat Çorum’un kendisi olduğunu açıklama gereği duyar. Bunun üzerine gazete fotoğraf kısmının üstüne soru işareti koyarak Atılgan’ın öyküsünü basar.

IMG_0943-001

Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam macerası da 1958’de benzer bir sürece sahne olur. Romanı yazıp bitirdikten sonra son anda kitabı “Yunus Nadi Roman Mükâfatı” başvurusuna yetiştirir. Behçet Necatıgil dışındaki üyeler kitaba mesafeli kalır. Hatta Halide Edip “Benim birincim Yılanların Öcü’dür, başka bir roman okumama gerek yok” deyip masaya vurur ve son anda yetiştirilen Aylak Adam’ı okumayı reddeder. Buna rağmen Aylak Adam, Yunus Nadi ödüllerinde ikincilik ödülünü alır. Birincilik ödülü ise masaya vurulan yumruk istikametinde Fakir Baykurt’un Yılanların Öcü adlı eserine gider.

Yusuf Atılgan, Aylak Adam vesilesiyle tanıştığı birkaç dostuna adresini verip köyüne geri döner. Futbol kariyeri amatör düzeyde devam ederken bir yandan da çeşitli yazarlarla mektuplaşma süreci başlar. Onat Kutlar, Erdal Öz, Kemal Özer bu yazarlardan bazılarıdır. Bu sırada okuyuculardan da mektup almaktadır ve bu mektuplardan biri de Serpil Gence’ye aittir. Serpil Gence mektubu yazdığı sırada 17 yaşındadır. Gence ve Atılgan arasındaki mektuplaşmalar ve kısa süreli görüşmeler yaklaşık 15 yıl boyunca devam eder. En sonunda Atılgan 1974’te 28 yıl yaşadığı köyünden Serpil Gence ile evlenmek için çıkar ve İstanbul’a yerleşir. 1989’daki ölümüne kadar Serpil Hanım’la evli kalır.

Yusuf Atılgan öleli bugün tam 25 yıl oldu. Onun yerli edebiyattaki yeri her zaman sapasağlam olmuştur. Toplamda biri yarım kalmış üç roman ve iki öykü kitabından mürekkep külliyatı bugün artık klasik olarak kabul ediliyor. Eğer mesele bir karakter yaratmak, belirli bir mekân çerçevesinde o karakteri alıp yönlendirmek ise yerli edebiyatta eline su dökebilecek fazla isim yoktur. Zaten futbolculuğunun az biraz kötü olma nedenlerinden biri de oynarken aklının hep karakterlerinde olmasıymış derler.

Hacırahmanlıspor ise geçtiğimiz günlerde 64. yaşını devirdi. Manisa’da amatör ligde mücadele ediyorlar. Kısa süre önce kapanmanın eşiğinden dönmüşler. Bir süredir Manisa belediyesinin amatör kulüplere yaptığı malzeme yardımı sayesinde ite kaka da olsa yollarına devam ediyorlar. Kulüp nasıl yönetiliyor nasıl oynuyor bir fikrim yok. Ama umarım daha uzun süre yollarına devam ederler.

Not: Yazıdaki bilgilerin büyük bir kısmı Yusuf Atılgan’a Armağan adlı kitaptan aktarılmıştır. (Yusuf Atılgan’a Armağan, İletişim Yayınları, Ağustos 1992)