Skip to content

Son Çıkan Kapatsın

Yaşadığımız şehir1 2001’de The Strokes’u, 2002’de Interpol’ü, 2003’te de Yeah Yeah Yeahs’i önümüze koymadı. Hepimiz farklı zamanlarda, farklı yollarla bu grupları keşfettik. Belki My Super Sweet 16 programını sabırsızlıkla beklerken şanslı bir MTV anında, belki Roll’de Nick Cave röportajınının birkaç sayfa öncesinde. Keşfettik ama asla kendimizi belirli bir müzik sahnesine ait hissederek önemli bir grubun çıkışını topluca kutlayamadık.

Interpol’ü Friends’in dokuzuncu sezon sonunda2 çalan Untitled ile keşfettim. Hangi enstrümanı dinleyeceğimi şaşırdığım garip isimli, garip güfteli bir şarkıydı. Üstüne üstlük Turn on the Bright Lights gibi bir harikayı da önüme sermişti. Aylarca Interpol’ü dinledim. Kimseyle paylaşamadan, kimseden fikir alamadan. Bana göre herkes bu dört adamı dinlemeliydi. Niye kimse dinlemiyordu ki? Ekşi Sözlük’e göre birileri, bir yerlerde dinliyordu ama neredeydi bu insanlar? Biz hep yalnız mı dinleyecektik?

Youtube’da dinlediğiniz o ilk şarkı muhteşem bir başlangıç olmuşsa, güzel de bir sona ulaşılmalıdır bir grubu hatmetmek için. Interpol’ün etrafa serpilmiş dinleyicileri olarak böyle bir son yaşama şansını yakaladık. New York’ta grubunun çıkışına bizzat tanık olmuş kitle, belki dördüncü kere izledikleri Interpol’e “Yaşandı bitti saygısızca” derken, biz, ilk ve (büyük ihtimalle) son buluşma için 1 Haziran 2011 tarihine kadar bekledik. Interpol siyah kumaş pantolonlarıyla, şehirdeki bütün karizmayla beraber geldiğinde ve dolmuşla içinden geçtiğimiz semtte Turn on the Bright Lights’ın çoğunluğunu çaldığında duygular karışıktı. Belki İstanbul’da gerçekleşen en iyi konserlerin arasında değildi ama asıl önemli olan nokta çok farklıydı. Interpol’ü farklı zamanlarda, farklı yollardan keşfeden binlerce kişi, Küçükçiflik Park’ta birleşip, güzel bir gruba ve güzel bir döneme layıkıyla veda etti. Mp3 çalarlarda yer etmiş Interpol albümleri artık silinebilirdi.

Turn on the Bright Lights bugün 10. senesini doldurdu. Bu senelerin kaçına dahil olabildiğiniz hiç mi hiç önemli değil.


  1. New York dışında bir yerlerde yaşadığınızı içtenlikle istiyorum.
  2. Herkesin hayatta bir kere kalkıştığı gibi, Friends’in baştan sona izlendiği bir yaz mevsimiydi.