Skip to content

Altın Jenerasyonun Altın Madalyası

Ben çocukken komşumuza gidip onun bilgisayarında EA’in World Cup 98 oyununu oynamak en heyecanla beklediğim olaylardan biriydi, o oyunla birlikte, Chumbawamba’dan Tubthumping, topla acayip hareketler yapan maskot Footix ve yemyeşil formalı siyah adamların takımı Nijerya hafızamda silinmeyecek bir biçimde yer etmişti.

Kariyerlerinin belli bölümlerini Türkiye’de geçiren Uche, Okocha, Amokachi, Oruma gibi oyuncularla, Kanu, Amuneke, Oliseh, Ikpeba ve 3. sınıf kelime oyunlu esprilere kurban giden Babangida, Babayaro gibi isimler, 90’larda çocuk olan herkesin aklına kazınmıştır diye düşünüyorum. Şüphesiz bu dönem Nijerya futbolunun altın çağını yaşadığı (ironik bir şekilde Nijerya’nın askeri dikta rejimleri altında inim inim inlediği) zamanlardı.

İşte o Nijerya, 1990 Dünya Kupası’nda Kamerun’un başlattığı Afrika devrimini bir aşama öteye taşımış, 1996 Atlanta Olimpiyatları’na damgasını vurmuştu. Grupta Brezilya, Japonya ve Macaristan’la mücadele edip 2 galibiyetle çıkmışlar, çeyrek finalde Meksika’yı yenerek yarı finalde Brezilya’nın rakibi olmuşlardı. Grupta 1-0 yenildikleri Ronaldo’lu, Bebeto’lu, Roberto Carlos’lu, Rivaldo’lu (hatta sonraki yıllarda Beşiktaş formasını giyecek Guiaro Ronaldo ve Amaral da vardı) o takım karşısında 3-1 geriye düştükten sonra 78 ve 90’da gelen gollerle skoru 3-3’e getirip 94. dakikada Kanu’nun altın golüyle büyük bir sürprize imza atmışlardı. Ancak sürprizler bitmemişti, finalde bu kez Ayala, Gallardo, Crespo, Simeone ve Ortega’lı Arjantin’i 2-1 geri düşmelerine rağmen son dakikada Amuneke’nin -Arjantin savunmasının felaket ofsayt taktiğini değerlendirerek- attığı golle 3-2 yenerek altın madalyayı boyunlarına geçirdiler.

Nijerya tarihindeki ilk olimpiyat altınını kazanan uzun atlamacı Chioma Ajunwa’dan sadece 1 gün sonra, Süper Kartallar ülkelerine ikinci altını getirdiler (tabii bir başka Nijeryalı, Hakeem Olajuwon da ABD formasıyla altın kazanmıştı aynı olimpiyatta). Ve 18 kişilik kadrodan tam 12 isim, 1998 Dünya Kupası’nda 2. tur gören takımda yer aldı ve uzun yıllar Avrupa’nın büyük liglerinde boy gösterdiler. Hollandalı teknik adam Jo Bonfrere ise kariyerini pek çok değişik ülkede sürdürse de benzer bir başarıya bir daha yaklaşamadı.

Nijerya’nın açtığı yoldan ilerleyen Kamerun 2000’de yine benzer bir sürprizle altın madalya kazandı. Elbette bu şampiyonluklarda 1992’den itibaren uygulamaya konan 23 yaş sınırının payı yadsınamaz. Nitekim ülkelerin yetenekli gençleri arasındaki kalite makası açılmadan önce olimpiyat sahnesine çıkmaları, daha rekabetçi bir yarışma ortamına izin veriyordu. Ama bu sayede yıllarca unutulmayacak olimpik hikayeler yazıldıysa, bu bile kardır.