Skip to content

New Yorker Neden Farklı?

Suç ve Ceza”nın İletişim Yayınları”ndan çıkan baskısının arkasında harika bir Borges alıntısı vardır:

“Aşkı ilk yaşamak, denizi ilk görmek gibi, Dostoyevski’yi de keşfetmek insanın hayatında çok önemli bir tarihtir. Bu genellikle ilk gençlik çağında olur; yaşlılıkta daha huzurlu yazarları okuruz. 1915’te Cenevre’de Suç ve Ceza’yı okudum. Kahramanları bir katil ve bir orospu olan bu roman bana çevremizdeki savaştan da yıkıcı ve etkileyici geldi… Dostoyevski’yi okumak bilmediğimiz büyük bir şehrin içine ya da bir savaşın gölgesine girmek gibidir.”

Hayatta pek çok şey için bunu söyleyebilirsiniz. Bir Chris Marker filmi, bir Fitzgerald öyküsü, bir Brian Eno şarkısı ile ilk kez tanışmak da aynı etkiyi bırakır insanın üzerinde. Belki garip bir seçim ama ama The New Yorker”ı ilk kez okumak da bu duyguyu verir. Dergi olarak değil, içinden tek bir yazıyı okumak bile yeterlidir bazen. Sadece bir yazıdır bu. Bazen bir boksör üzerine, bazen Kongo üzerine, bazen New York”taki bir cadde üzerine, bazen ünlü bir yazar üzerine, bazen Adolf Hitler üzerine. Sadece bir yazıdır bu. Ve “sadece bir yazı”nın ne kadar büyük yerlere gidebileceğini ilk kez fark edersiniz. New Yorker elitmiş gibi yapar, aslında değildir. Elit değilmiş gibi yapar, aslında o da değildir. Çok etkilendiğiniz, bir çırpıda okuduğunuz, genelde sonuna çok yaklaşırken annenizin getirdiği bir şeftali tabağının dikkatinizi dağıtması nedeniyle bitirmeyi başaramadığınız efsane yazıların sahibidirler, bin dokuz yüz bilmem kaçtan beri…

New Yorker”ı farklı yapan ne? Bu kadar zor, siyah beyaz, genelde fotoğrafsız yazılara ev sahipliği yapmalarına rağmen nasıl 1 milyonun üzerinde satıyorlar? Dergi piyasasının her geçen gün kan kaybettiği bir zamanda satış/abonelik rakamlarını nasıl arttırabiliyorlar?

Bu sorunun cevabını çok fazla kişi bilmiyor. En çok yaklaşanlardan birisi derginin 1998″den bu yana genel yayın yönetmenliğini yürüten David Remnick. Amerikalı ünlü gazeteci 90″ların başında Washington Post ile SSCB”den yaptığı haberlerle efsaneleşmiş, aynı dönemde gazetede çalışan Malcolm Gladwell”in ifadeleriyle “Mesleğinin tek kişilik zirvesi” hâline gelmişti.1 Remnick, New Yorker”ın farkını anlatmak için doğru yolu bir kitapta bulmuş. Derginin 75 yıllık tarihindeki en iyi “Profil” yazılarını ekip arkadaşlarıyla birlikte bir kitapta bir araya getirmiş.

New Yorker”daki tanıtım yazısında Remnick”in dergiyi farklı yapan noktaları kendi penceresinden yazdığı “önsözünden” alıntılar yapılmış.

Bu aralar bir kitap arıyorsanız, “Life Stories” doğru adres olabilir. John Updike”dan Woody Allen”a, John Cheever”dan Jonathan Franzen”a ustalar bu seçkide. 624 sayfa. Hepsini okumayacaksınız, hepsini bitiremeyeceksiniz, arada şeftali yiyeceksiniz ve etkileneceksiniz. Denemeye değer.


  1. Remnick”in Sovyetlerin yıkılışını anlatan Lenin”s Tomb: The Last Days of the Soviet Empire kitabı çok satanlar listesine girmekle kalmamış, Pulitzer”i de evine götürmüştü.