Skip to content

Ulrike Hâlâ Bağırıyor

“Şimdiden cesedimi kaçırıp saklamanızı, avukatlarımı engellemenizi görür gibiyim. Hayır, Ulrike Meinhof’u göremezsiniz. Evet, kendini astı. Hayır, otopsiyi izleyemezsiniz. Hiç kimse izleyemez. Sadece hükümetimizin bilirkişisi, o da zaten kararını verdi, Meinhof kendini astı. Ama boynunda asılma izi yok… Boynunda hiçbir morarma lekesi yok… Buna karşılık tüm vücudu çürük içinde…”

Dario Fo, unutulmaz Ben Ulrike Bağırıyorum adlı oyununda böyle konuşturmuştu Meinhof’u. Rosa Luxemburg’dan sonra Alman topraklarının çıkardığı en heyecan verici kadındı şüphesiz. Beşinde babasını, on dördünde annesini kaybeden çocuk durmamaya niyetliydi. Sosyalist Alman Öğrenci Birliği’nin en aktif üyesi, Konkret dergisinde yazdığı yazılarla dikkat çekiyordu. Editörlüğünde derginin çizgisi giderek sertleşirken, zehir zıkkım yazıların altında imzası olan isim giderek daha da radikalleşiyordu.

Sonrası malum. Andreas Baader’i hapisten kurtarma planının mimarı, Kızıl Ordu Fraksiyonu’nu kurduğu dava arkadaşıyla birlikte Almanya’yı kana bulamıştı. 1972’de tutuklanan Meinhof, 9 Mayıs 1976’da ölü bulunmuştu. Boynundaki ipi kimin çektiği hâlâ tartışıladursun, 2002’de gazeteci olan kızı Bettina Röhl, annesinin beyninin Tübingen Üniversitesi’nde incelendiğini ortaya çıkarmış ve beynin mezara gömülmesini sağlamıştı.