Skip to content

Futebol – Maracanaço

barbosa-copa-do-mundo-1950

Geçmişten hayallerinizi yıkan, yaşadığınız yerdeki herkesi mutsuz eden bir anı değiştirme şansınız olsa ne yapardınız?

1988 yapımı Barbosa adlı, Ana Luiza Azevedo ve Jorge Furtado’nun yönettiği kısa filmde Antonio Fagundes’in eline böyle bir fırsat geçiyor. Antonio 1988’de yaptığı zaman makinesiyle 1950 yılına, Rio’ya gidiyor. Tek bir amacı var. Bir şekilde Maracanã stadında oynanacak Dünya Kupası finaline gidecek, saha içine girecek ve kaleci Barbosa’nın hayatını mahveden, bir ülkenin yıllar boyu kabusu olacak o golü, Barbosa’yı uyararak engelleyecek.

1942 ve 46 yıllarında dünya savaşı yüzünden düzenlenemeyen turnuva, 1950’de o günlerde tek aday olan Brezilya’ya verilir. Bu turnuva savaşın açtığı derin yaraları çok az da olsa kapatmak için bir şanstır. Brezilya ise diktatörlükten kurtulmuş, demokratik bir rejim altında ilk yıllarını yaşamaktadır. Futbolda sınıf farklılıklarının ortadan kalkmasıyla Brezilya futbolu bir anda gelişmiş, ülkede en çok sevilen spor olmuştur. Brezilya milli takımı çok güçlüdür ve burada alınacak bir şampiyonluk dünyaya ne kadar modernleştiklerini göstermek için büyük bir fırsat olacaktır.

Takımlarının yanı sıra organizasyonun ihtişamıyla da gövde gösterisi yapmak isteyen Brezilya, o günler için dünyanın en büyük stadı olacak Maracana’yı inşa eder. Futbolun trajik hikayeleri arasında en çok anlatılan1 olaylardan birisi olan 1950 Dünya Kupası’nın final maçı2 da bu statta, 175 bini biletli olmak üzere 200 binin üzerinde seyircinin önünde Brezilya – Uruguay arasında oynanır. Brezilya maçın favorisidir. Maçtan önce eğlenceler düzenlenir, maç sonrası yapılacak kutlamalar için en büyük festivalleri aratmayacak bir organizasyon ayarlanır. Hatta Rio belediye başkanı maç öncesi yaptığı konuşmada şampiyon Brezilya’nın futbolcularını şimdiden tebrik ediyorum bile der. Gazeteler Brezilya’yı bir gün önceden zaten şampiyon ilan etmiştir. Maçın ikinci yarısının hemen başında gelen Brezilya golü stattaki 200 bin kişiyi iyice festival havasına sokar. Fakat 66. dakikada Uruguay bir gol bulur, 79. dakikada ise Ghigga sağ çaprazdan ceza alanına girer girmez yerden yakın direk dibine sert bir şut gönderir. Kaleci Barbosa uzansa da bu topu çıkaramaz. 90 dakika bittiğinde, üzüntüden ağlayan 200 bin kişinin önünde, sahanın ortasında çöküp kalmış Brezilyalı rakiplerinin yanında, Uruguaylı futbolcular sevinç göz yaşlarıyla şampiyonluğu kutlarlar.

Şampiyonluk golünü atan Ghigga, 2000 yılında bir davet için Rio’ya gelir. Havaalanındaki pasaport görevlesi, 23 – 24 yaşlarındaki kadın bir Ghigga’ya bir pasaporta bakar. Durumu garipseyen Ghigga, bir terslik olup olmadığını sorar. Görevli genç kadın “Sen o Ghigga mısın?” diye sorar. Ghigga’nın ismi Uruguay’da bile unutulmuşken Brezilya’da nesilden nesle aktarılan travmatik bir hikayenin baş aktörlerinden olmuştur.3

O günün bir başka unutulmayan ismi ama kaybeden tarafında olan Brezilya kalecisi Barbosa, Ghigga’nın Rio ziyaretini yaptığı 2000 yılında hayata veda etmeden önce verdiği son röportajda, “Brezilya’da bir mahkuma verilen en uzun hapis süresi 30 yıldır, benimki ise tam 50 yıldır devam ediyor” demiştir.

İşte Antonio’nun bir zaman makinesi icat edip bu final gününe gitmek için yola koyulmasının amacı hem Barbosa’nın kötü kaderini değiştirmek hem de tüm Brezilya’yı bu travmadan kurtarmaktır. Antonio final gününe, 1950’ye gider. Önce Maracana’nın tribünlerinde maçı izler. Ghigga’nın golü atacağı 79. dakika yaklaştığında bir yolunu bulup çimlere iner ve kale arkasına geçer. Uruguay’ın atağı başladığında Barbosa’ya sesini duyurmak için bağırır. Amacı onu önceden uyarıp golü engellemektir. Barbosa önce Antonio’yu duymaz, o sırada Ghigga sağ çaprazdan ceza alanına girmektedir. Antonio son gücüyle yine “Barbosa” diye bağırır, Barbosa sesin geldiği yöne doğru döner, kimin seslendiğini anlayamayıp kafasını tekrar sahaya çevirir. Ama o arada Ghigga çoktan hareketini tamamlar, topu yerden direk dibine gönderir. Barbosa o köşeye doğru atlasa da artık çok geç kalmıştır.

64 yıl sonra, bu yaz, Brezilya finale yükselirse 1950’de Barbosa’nın yediği golle başlayan, 1988’de zaman makinesi yardımıyla bile, hayali de olsa bozulamayan bu laneti Maracana Stadyumu üzerinden kaldırma şansı Brezilyalıların eline gerçekten geçecek. Belki bu sefer sağ çaprazdan Hulk vuracak ve şampiyonluk golünü Barbosa’ya armağan edecek.


  1. Ayrıntılı hikayesi için http://www.theguardian.com/football/blog/2014/feb/18/world-cup-25-stunning-moments-no2-uruguay-brazil-1950-scott-murray
  2. Bu turnuvada format değişikti. Final maçı aslında final grubunun son maçıydı.
  3.  Alex Bellos, “Futebol – The Brazilian Way of Life”