Skip to content

Lahanacılar Bamyacılar’a Karşı

Gülhane’de bamyalarla süslenmiş bir nişantaşı var. Tepesine lahana konmuş bir çeşmeye Çengelköy’de rastlıyoruz. Topkapı Sarayı’nın derinliklerinde altın varaklarla süslenmiş kalemişi lahana ve bamyalar göz kırpıyor. İstanbul’un muhtelif köşelerinde, asırlara kök salmış bir rekabetin kadim işaretleri parlıyor: Lahanacılar vs Bamyacılar.

Çelebi Mehmet, lezzetli lahanalarıyla meşhur Merzifon’da bir atlı birliği kurmuş ve ismini Lahanacılar koymuştu. Oğlu Murat da Amasya’da kurdurduğu benzer bir ekibe, bölgenin bamyalarından ilhamla Bamyacılar ismini vermişti. Savaşlara hazırlık için sürekli talim yapan birlikler, atlara hakimiyetleriyle nam salmıştı. Zamanla aralarında spor müsabakaları düzenlenmiş, at üstünde cirit oynayan, ok çeken süvariler, seyredenleri kendilerine hayran bırakmıştı.

Fatih’in İstanbul’u fethiyle beraber müsabakalar imparatorluğun yeni başkentine taşındı. Muhtelif günlerde padişahın huzurunda, şenliklerdeyse At Meydanı’nda1 kozlarını paylaşan birlikler, artık resmen birer takım olmuştu. Lahanacılar yeşil kıyafetler giyerdi, bamyacılar ise kırmızı. En maharetli nişancılar, en kuvvetli ciritçiler şöhrete kavuşurdu. Kişneyen atlar şahlanır, oklar havada uçuşur, lobutlar sallanırdı. Birbirleriyle yarışan ciritler hedeflere isabet ettikçe Sultanahmet Meydanı seyircilerin tezahüratıyla inlerdi: “Bamya!.. Lâhana!..”

Saray erkanı da meydanlara doluşanlardan farklı değildi. Aşçılardan vezirlere, paşalardan padişahlara dek tüm saray ahalisi müsabakaları tarifsiz bir heyecanla izlerdi. II. Mahmut Bamya taraftarıydı. III. Selim ise İlhâmî mahlasıyla yazdığı şiirlerde Lahana aşkından bahsetmişti; hem de saray erkanına mensup bir beyefendi adabıyla değil, internet forumlarında rakiplerini acımasızca hicveden bir çocuk iştahıyla.

Bamya gibi dizilmez yüzbini bir rişteye
Sanki arslandır ki gerdûneyle gezer lâhana

Onsuz olmazmış bilindi hiçbir zevk ü sürûr
Sohbet-i helvâ olur mu olmasa ger lâhana

Yazsa İlhâmî sezâdır her ne denli medhini
Lâhanacım, lâhanacım, lâhanacım, lâhana

Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasını takiben Lahanacılar ve Bamyacılar arasındaki spor müsabakaları yasaklandı. Uğruna şiirler yazılan, anıtlar dikilen derbi, zamanla İstanbul halkının müşterek hafızasından silindi. Fakat şehrin derinliklerindeki yerini tamamen kaybetmiş değil. Efsanevî rekabetin kadim sembolleri hâlâ bir çeşme veya sütunda belli belirsiz selam veriyor.

lahana


  1. Bugünkü Sultanahmet Meydanı