Skip to content

Keser Döner Sap Döner…

Döner üzerinden ülkenin ne hale geldiği konusunda makro çıkarımlar yapmak mümkün bana kalırsa. Türkiye’nin dünyaya verdiği en büyük hediyelerden biri denebilir bu et hüzmesi için. Mamafih, eli yüzü düzgün döner bulabilmek giderek güçleşiyor buralarda. Baktığında en köhnesinden en lüksüne her restoranda var ama yalnızca cismen. Ruhu, özü gaib. En ucuz ve kalitesizi için otogar döneri diyorum ben. Ne idüğü tamamen belirsiz olur. Aslında, bütün evrensel hijyen kaidelerine meydan okuyan ucuz ve genelde seyyar yiyeceklerin, başta “maç köftesi” olmak üzere garip ve günahkar biçimde lezaiz olduklarını ben de kabul ediyorum. Ama döner bir istisna. Döner ciddi bir iş.

Ama o kadar da ciddi bir iş olmamalı mı yoksa? Bunu bu şekilde soruyor olmamın sebebi, çok aşırı pahalı yerlerde de yediğim dönerden ödediğim para ölçütünde keyif almamış olmam çoğu zaman. Sanırım bunun sebebi, bileşenlerin aşırı derecede mekanik olması. Et kaliteli olabilir ama lezzetsiz, yoğurt organik olabilir ve sütü UHT yöntemiyle pastörize edilmiş de olabilir ama bu da beni çok ilgilendirmiyor. Bu çeşit dönere de Mimar Döneri diyorum. İlk versiyonları fazlasıyla kusursuz yapmaya çalıştığı için insan korteksinin bunu kabul etmeyip uyanmaya çalıştığı Matrix’in yaratıcısı olan Mimar’dan bahsediyorum.

Bu iki uç örneğin dışında, ilk başta da vurguladığım gibi, memleketin merkezdeki döneri pejmürde, özensiz ve baştan savma. Her işimiz böyle değil mi zaten? Dünyanın en güzel yemeklerinden birini bu kadar değersizleştirerek kendimize haksızlık ediyoruz ama tek mesel bu değil. Travertenlere izmarit atan da biziz, antik kenti çay bahçesi yapan da.

Vasatın altındaki dönere o kadar alıştık ki tabak önümüze geldiğinde çok büyük beklentilerle çatalı saplamıyoruz artık içine. Zaten aslında döner diye de bir şey kalmıyor yavaş yavaş. İskender var. Restoranlar fondöten güzeli gibi, berbat dönerlerini kapatıyorlar yağı, sosu pompalayarak.

Pizzayı dünya gastronomisine armağan eden İtalya’da restoranların hemen hepsinin BİM’de satılan dondurulmuş pizza gibi pizza yapıp sattığını düşünün. Bence şu anda bizim dönerle ilgili yaşadığımız avarız buna pek de uzak değil.

Artık devlet eliyle Döner Üst Kurulu (DÜK) falan mı kurulur, tüketici dernekleri harekete mi geçer bilemiyorum ama bir şey yapılması lazım.

Dönmüyor çünkü artık bu meret.