Skip to content

Anfield’ın Son Kralı

Zamanla küçülmeye başlayan camia daha çok kaptan çıkarır da kral?

İskoçya’da doğdu, Liverpoollu oldu. Sahaya çıktığında bir kent ışıl ışıl olur, gözleri doldururdu. O sahne aldığında rüyalar gerçek olur, küçücük liman kenti cennete dönüşürdü…

4 Mart 1951’de dünyaya merhaba demişti Kenny Dalglish. Doğuştan Rangers taraftarı olan Glasgowlu ufaklık, 15’indeyken West Ham ve Liverpool tarafından denenmişse de yetersiz bulunmuştu. Çok değil, ertesi sene Celtic efsanesinin mimarı, İskoçların futbol ilahı Jock Stein tarafından camiaya kazandırılmıştı.

Tevatüre göre büyük usta, yardımcısı Sean Fallon’ı transferi görüşmek üzere bir gün ailesinin evine göndermişti. Kapıda kimin geldiğini duyan delikanlı, sahada gösteremediği bir çeviklikle odasındaki tüm Rangers posterlerini birkaç saniye içinde sökmeyi başarmıştı.

Cumbernauld United’a kiralanan velet, 1971-72 sezonunda formayı kapıyordu. İlk resmî golünü çocukken kalbinin attığı takıma atarak gerçek Celticli oluyordu. Kısa sürede koleksiyonere dönüşen forvet, dört lig şampiyonluğu, dört İskoçya Kupası, bir de Lig Kupası zaferinde rol oynuyordu. Kaptanlık pazubandını da takan Kenny, Katoliklerin gözbebeğiydi. Fakat her güzel şeyin bir sonu vardı.

Kevin Keegan’ı 500 bin sterline Hamburg’a satan Liverpool, 1977’de yıldızın bonservisine 440 bin sterlin saydığında tanıdık film Ada’da vizyona girmişti: Kral öldü, yaşasın yeni kral!

1990 yılına kadar Anfield onunla gülmüş, onunla ağlamıştı. Ian Rush ile ortaklığı kulübün müzesinin genişlemesine neden oluyordu. Şampiyon Kulüpler’de üç kez zafere ulaşan Liverpool, 1985’te Belçika’da ağlıyor, ağlatıyordu. Tarihe Heysel Faciası olarak geçen ve 39 kişinin ölümüne neden olan Juventus karşılaşmasından sonra yıllarca Avrupa’dan men edilen camia kan kusarken, teknik direktörlüğe veda eden Joe Fagan’ın yerine adam aranıyordu. Bir anda yönetim deneyimli yıldızına dönmüş, Dalglish de kulübün ilk oyuncu menajeri olmuştu.

Koltuğunda tek karpuz taşırken, beş şampiyonluk yaşayan futbol adamı, kartvizitesine teknik adam yazdırdıktan sonra da ligde iki kez zafere ulaşmıştı. Camiada aralıksız geçirdiği 13 sezonda gördüğü iki Federasyon Kupası da kendisinin hocalık dönemine nasip olmuştu. Hele bunlardan biri 96 kişinin tarihte donup kaldığı Hillsborough Faciası’ndan sonra kazanılmıştı. Cenazelere bir bir giden Dalglish, bir manada sözünü tutmuştu.

Liverpool’da Heysel ve Hillsborough Faciaları’nı yaşayan Kral, duygularına yenik düşüyordu. Her ne kadar futbol oynaması için cennetten yollansa da 1990’da oyunculuk kariyerine nokta koyuyor, ertesi sene de Blackburn’ün başına geçiyordu.

İkinci kümedeki takımı önce tekrar birinci mevkiye çıkaran usta, 1995’te Herbert Chapman ve Brian Clough’tan sonra iki ayrı takımla şampiyonluğa ulaşan üçüncü hoca olmuştu. Sonra başarısız bir Newcastle deneyimi yaşayan usta, 2000’de biriciklerinden Celtic’in başına geçmiş, kısacık sürede de Lig Kupası’na uzanmıştı.

2011’de tapıldığı mıntıkada yeniden teknik direktörlük koltuğuna oturan futbol adamı, Cardiff’i geçerek Lig Kupası mutluluğunu yaşamıştı.1 16 Mayıs 2012’de kulübün kararı gözleri doldurmuştu.

Dalglish, kimilerine göre Liverpool tarihinin Bill Shankly’den sonra en önemli figürü, bazılarına göre ise en büyüğü. Yalan yok, o ve saz arkadaşı Ian Rush sayesinde Kırmızılar’a gönül veren bu satırların yazarı -beş yaşındayken televizyon başına çağırdığı annesi sağolsun- yıllarca soyadını yanlış bilmişti.

Zamanla küçülmeye başlayan camia daha çok kaptan çıkarır da kral? Yaşasın Anfield’ın son kralı!


  1. https://www.youtube.com/watch?v=nIy86bvTaVE