Skip to content

Yeni Exchange Gelmiş – II. Bölüm

İkinci partide sıra efsane koçların çarpıştığı Ortabatı Bölgesi ve hala ilk tur maçları oynanıyormuş gibi gözüken Batı Bölgesi'ne geldi.

Öndeki aracı takip et.

Kubilay Kahveci oturum açtı.
Cem Pekdoğru oturum açtı.

Kubilay: McLemore hakkındaki fikirlerini oturttuysan, seni tekrar rahatsız etmeye başlayayım.

5-12 eşleşmelerinden çıkan upsetler Cinderella hikayelerinden sayılmıyor artık değil mi? Yine dört eşleşmenin üçünde alttan gelenler geçti turu. 5 numara laneti olmasa bile Oregon’un yürüyüşüne malum benzetmeyi yapmak epey yersiz olacak. Uzun süre Pac-12’in zirvesindeydiler, konferans turnuvası finalinde sizi devirip şampiyon oldular. Komitenin onları 12 numaraya layık görmesi çok da adil değildi. Ben ilk turda Oklahoma State’i geçeceklerini az çok tahmin ediyordum ama St. Louis şaşırttı. Gerçekten sert durdular ilk iki turda ama Sweet 16’de karşılarında da ülkenin en feci baskısını görecekler. Kolej basketbolu, sert savunmalar, baskı… Yarın çirkin basketbolun tanımı tekrar yazılabilir.

Cem: Eyvallah, bütün gece McLemore’u düşündüm. Düşündükçe de Michigan önünde Kansas’ı daha şanslı görmeye başladım. İlk bakışta x faktör olmak için en büyük aday McGary gibi duruyor. Withey’nin önüne set çekebilecek mi, ya da bunu hangi noktaya kadar yapabilecek? Ancak McLemore-Robinson III eşleşmesi de en az içerideki eşleşme kadar kritik olabilir. Önemli savunma görevleri üstlenmediği ilk iki turda Glenn Robinson III onda lotarya değeri görenleri yeniden zeki gösterdi. Normal sezonun son bölümünde ise aynı şeyleri söylemek pek mümkün değildi. Aktif bir McLemore, hücumdaki enerjisinden çalıp yine silik bir görüntü çizmesine neden olabilir. Kalburüstü bir savunmacı olan Elijah Johnson’ın ne yapacağı da önemli. Michigan’ın yayın gerisinden kötü atmayacağı varsayımıyla iş yine Burke’ün hero-ball performansına kalacak gibi. Johnson’ın oyunun o sahasında vadettiklerine rağmen, son dakikalarda Burke’ün karşısında olmak istemezdim. Aaron Craft’in sezon içinde düştüğü durumları hatırlıyoruz.

Her neyse, bu Mustafa Denizli simülasyonlarında bu sene çok başarılı olduğum söylenemez. 75 yıllık turnuva tarihinde ilk kez iki Michigan temsilcisi de Sweet Sixteen görüyor. Fakat ikisi de sert kayaya çarptı ve tahmin yapmakta en çok zorlandığım iki eşleşme bunlar. Spartans’ın Ryan Kelly’nin savunmasında iyi iş çıkarması çok mühim mesela. Adreian Payne’in formu üst düzeyde ama böyle stretch 4 diye tabir edilen oyuncularla eşleştiğinde alışkanlıkları nedeniyle (ribaund kovalamayı ve yardıma gitmeyi seven bir uzun) sıkıntı yaşayabiliyor.

Kubilay: Geçen seneki Louisville eşleşmesinden sonra bu sene de Sweet 16 yolun sonu gibi görünüyor Tom Izzo için. Komite Duke’a kıyak geçecek derken, sağlam engeller koymuş. Creighton maçında Mason Plumlee, Josh Hairston ve Kelly üçlüsünün maç boyunca faul problemiyle uğraşmasına rağmen çok iyi savunma yaptılar. Fauller de oynadıkları fiziksel oyunun sonucuydu zaten. Doug McDermott son kolej maçını hatırlamak istemeyecek.

Yarın da benzer bir savunma karşısında Payne’in Memphis maçındaki kadar aktif olmasını beklememek gerek. Senin listende de tepeleri zorlayan (ben de kendisini yukarıya çok yakın görüyorum bu arada) Gary Harris’in eline çok bakmak zorunda kalacaklar gibi geliyor. İyi savunma yaparlarsa iş Curry-Harris çarpışmasına gelebilir, fakat uzatmalı senior Seth Curry artık bu anlar için yaşıyor.

Izzo, Coach K, Rick Pitino, Dana Altman. Güzel de bir koç savaşı var son on altıya girerken.

krzyzewski-izzo

Cem: Bu aralıkta beş saat geçti. Maçların başlamasına da “az zaman” kaldı. Nasıl yapalım?

Kubilay: Evet, bu gece oynanacak maçları konuşmayı dün tamamlamayarak stratejik bir hata yapmışız. İlk exchangein günahı olmaz derler. Ortabatı’dan devam edip Batı Bölgesi eşleşmeleriyle bitiririz. Wichita State-La Salle eşleşmesi hakkında fikir sahibi olmak isteyenler olduğunu sanmıyorum zaten.

Cem: Bu halde Yazıhane’ye son girişimi çok iyi hatırlamıyorum. Daha öncesinde de yazın 7. sıradan Perry Jones seçtirmişliğim var.

Ortabatı Bölgesi bu sebepten “Legends Bracket” olarak anılıyor zaten. Sene başında Louisville Final Four için ilk olarak yazdığım takımken1 şimdi buradan Duke’un çıkacağını öngörmem çok tutarlı gözükmeyebilir. Belki gerçekten tutarlı değildir. Hala Louisville’i ülkenin en sağlam takımı olarak görüyorum. Smith-Siva hattını geçmek dünyanın en zor işi, iki kişilik bir Havoc timi var orada. Fakat sezonu 100 top başına 120 sayı ortalamasıyla kapatan ve bunu büyük bölümünde Kelly’den yararlanamadığı bir sezonda yapan Duke hücumunu (sezonun üçüncü en efektif hücumunu) yeteri kadar yavaşlatabileceklerinden emin değilim. Quinn Cook bu seneye kadar benim için soru işaretlerinin yoğun olduğu bir elemandı. Fakat baskıyı beklediğimden iyi göğüsledi, bununla birlikte oldukça olgun gözüktü. Cook-Curry-Sulaimon üçlüsünün o presi çok fazla bocalamadan geçebileceğini düşünüyorum. Çok fazla bocalamadan derken? Bu üçlü toplamda maksimum 10-12 top kaybı yapar ve çoğunlukla 18-20 saniye kala hücumdaki ilk pası vermeyi becerirler.

Tabii tüm bunlar farazi bir finalin konuşması. Michigan State hücumunun harika işlemesi için, Keith Appling’in iyi olması yetiyor. Ben sahne ışıkları altında bunu dahi başarabileceğinden kuşkuluyum. Yine de bir başka Denizli açıklamasıyla, eşleşmeyi 51-49 gördüğümü söyleyebilirim. Oregon ise tecrübesiz guardlarıyla Louisville karşısında çıkışı ararken ecel terleri dökecektir. Onlara yardımcı olması beklenen senior E.J. Singler’ın da St. Louis’e karşı sekiz top kaybı yaptığını düşünürsek… Ama komitenin haklarını yediğine katılıyorum. Sadece Oregon’ın haklarını da yemediler, Marcus Smart ve OK State de ‘aga bu nasıl 12 numara’ demiştir mutlaka.

Kubilay: Komitenin yükselmesini istediği oyuncular var sanırım, bütün ağır topları elemeyi başardılar. Smart’ı turnuvada da izlemek isterdim.

Sweet 16’de görmek isteyeceğim bir adam daha vardı: Fenomen olma yolunda ışık hızıyla ilerleyen Marshall Henderson. Eminim sen de birkaç GIF daha isterdin.

“There’s no question Marshall Mania affects the psyche of the other team. How can you avoid it? Marshall this, Marshall that. We live with Marshall Mania. So for us, it’s normal, another day at the office.”

Ole Miss koçu Andy Kennedy duruma alışmış olabilir ama bizim hevesimiz biraz kursağımızda kaldı. Hikayenin efsaneleşmesi için iyi de bir yol çizilmişti. İlk turda Wisconsin’in basketbolu dişlerine göreydi. Sonraki turda upsetten gelen La Salle ve geçebilseler Wichita State. Henderson’un ortaya çıkaracağı şeyleri düşünemiyorum bile.

Cem: La Salle beni çok üzdü. Marshall Mania’yı bitirmeden önce de sevdiğim topçulardan Rodney McGruder’ın yolculuğunu noktaladılar. Florida Gulf Coast’un aksine burada tanıma uygun bir Cinderella var. Yayın gerisinden ritmi tutturdukları anda momentumu ele geçiriyorlar. Turnuvada 0/7 ile üçlük atan Tyrone Garland ise rakibi içeriden hırpalıyor. Ole Miss maçının sonunda da takımın liderlerinden biri olmamasına rağmen maç topunu kullanmaktan hiç çekinmedi, tam bir dawg. Tek elle tutulur uzunlarını da sakatlığa kaybettikten sonra genelde dört guard ve bir forvetle oynuyorlar zaten. Stockholm Sendromu’nu abartmadan Wichita State’e geçeyim. Gregg Marshall da UCLA için gözüme kestirdiğim B sınıfı koçlardan biri aslında. (Zaten Smart da teklifi kibarca reddettikten sonra A sınıfı koç düşürmemiz imkansız gibi.) Bu seneye girerken o çok övülen çekirdeklerinden dört ilk beş parçasını kaybetmişlerdi. La Salle’in aksine üç sayıyla araları pek iyi değil. Zaman zaman 2-2-1 tam saha presin de resme dahil olduğu bir savunma portföyleri var. Top çalıyorlar, kesinlikle hücum ribaundu vermiyorlar ve o ekstra toplar sayesinde yayın gerisindeki istikrarsızlıklarını kompanse ediyorlar. Kenardan gelen Cleanthony Early bu bağlamda takıma ait tüm güzel şeylerin sembolü gibi.

Bir anlamda savunmanın hücuma karşı savaşına dönüşebilir burası. Fakat La Salle ilk iki turda olduğu gibi 40% civarında üçlük sokmaya devam etmezse (veya Ramon Galloway abartmazsa) onlar adına uzun bir gece olabilir. İki Wichita State maçını da ucundan yakaladım ben bu arada, Gonzaga’ya büyük ayıp etmişler. Konferans dışı fikstürdeki birkaç maçlarına rastlamıştım, daha çok onlar üzerinden konuşuyorum.

Uzun lafın kısası, buradan çıkanı Ohio State tokatlayacak.

Kubilay: Ohio State’in önüne ağızlarına layık bir yemek hazırlanıyor hakikaten yukarı tarafta. Ama öncesinde güzel bir eşleşme var. Sean Miller, Thad Matta’nın asistanlığını yapmıştı Xavier’de. Şimdi karşı karşıya geliyorlar. Kurt Hoca Fred Hoiberg’in elinden zor kurtuldular ama Batı Bölgesi’nde kalan en komple takım Buckeyes şu anda. İlk iki turda takımın tüm yükünün Craft ve Deshaun Thomas’ın üzerinde olmadığını kısmen gösterdiler. Sezona iyi başlayıp kötü bitiren Lenzelle Smith Jr. iyiydi ilk gece, keza Sam Thompson. İkinci günse Arizona eşleşmesinde de game changer olabilecek LaQuinton Ross harika iş yaptı kenardan gelerek. Konferans turnuvasından beri .555 ile üçlük atıyor.

X faktörlerin çok olması Thomas’ın sessizce kenara çekilebileceği anlamına gelmiyor tabii ki. Bu parçaların işlemediği anlar oluyor/olacak ve o zamanlarda Thomas’ın önemi ortaya çıkıyor. Şubat ayındaki Wisconsin maçı o gecelerden biriydi. Yan parçaların hepsi kötüydü, ülkenin en iyi savunmacılarından Craft iki tarafta da paspas olmuştu ve Thomas’ın vasat bir performansı 20 farklı ağır bir yenilgiyle sonuçlandı. Ki bir hafta önce de Michigan ve Indiana’ya kaybetmişlerdi. O maçtan çıkardıkları şeyler bazı problemleri çözmüş görünüyor. O gecenin ardından 10 maçtır kazanıyorlar, iki kere Michigan State’i bir kere Indiana’yı devirip konferans turnuvasını da kazandılar ve hiç o günkü kadar dağınık görünmediler.

Asistanlığınızı yapmış bir koçun takımına karşı oynamak her zaman risklidir ama ben Elite 8 yolunu açık görüyorum.

craft-iowa-state2

Cem: Ohio State ile gönül bağını artık herkes biliyor Sayın Kahveci! Craft’in son şutunda senden daha fazla sevinmiş olabilirim gerçi. Bu takımın geçen yaz Jared Sullinger ve William Buford’ı, yani her ne kadar sezon sonunda Thomas kafasını uzatmış olsa da en önemli iki skorerini, kaybettiğine inanmak hakikaten zor. İçeride Sullinger’ın yeri tam anlamıyla kapatılamasa da benim izlemekten büyük keyif aldığım aşırı kısa bir beşleri var mesela. Ross ile Thomas’ın birlikte kullanıldıkları bir beş, en uzun oyuncu 2.05 bile değil. Ya da Craft yetmiyorsa Smith Jr./Scott ikilisinden biriyle vidaları daha da sıkılaştırabiliyorsun. Ki Craft genelde yeter… Bu yüzden Arizona’da Mark Lyons ile Nick Johnson’dan yalnızca birinin gününde olması da yetmeyebilir. (Dennis Johnson ile kan bağı olan adamdan korkarım.)

Eşleşmenin en özel tarafı bahsettiğin usta-çırak ilişkisi. Her sene bunlardan bir tane istiyorum.2 Gerçi tahmin edeceğin üzere Miller’ın oyuncu simsarı bir koç olarak temsil ettikleri çok hoşuma gitmiyor. Batı yakasındaki en yetenekli çocukları kafalaması da onu sevmemi güçleştiriyor, zira nal toplayan genelde biz oluyoruz. Maç sonunda buldukları ilk fırsatta 2004’teki -kampüste “The Run” olarak bilinen- serilerini yad edeceklerdir mutlaka. O seneye girilirken Xavier 1 numaralı yıldızı David West’i kaybetmişti. Geride kalan veteranlar, şu anda yakınlarda top oynayan Lionel Chalmers ve Romain Sato’nun önderliğinde, Xavier’ı yeniden kolej basketbolu coğrafyasının elitleri arasına sokan o koşuyu başlatıp herkesi ters köşeye yatırmışlardı. O yaz Matta da soluğu Columbus’ta aldı pek tabii.

Bu arada Buckeyes’ın yolunu bu kadar kolaylaştıran 1 numaranın yaşadığı kazaydı. Gonzaga yıllarca mid-major yürüyüşlerinin bayraktarı olmuş, Amerikan taşrasına umut vermişti. Adam Morrison’ın dizleri üzerine çöktüğü o an, kameranın yaklaşması ve gözyaşlarının fark edilmesi 2000 sonrası turnuvanın verdiği hazmetmesi en zor hatıralardan. Cömert bir konferans dışı fikstürden çıkıp, gerçek anlamda test edilmeden zayıf konferansında şov yapan Gonzaga’ya biraz fazla mı kaptırdık acaba kendimizi? Sezonun sürprizi Kelly Olynyk de işimizi kolaylaştırmadı, farkındayım ama…

Kubilay: Gonzaga benim #1 adayım olmamıştı aslında hiç. Son toparlanma döneminden sonra Ohio State’e 1 numarayı vermek çok da absürd bir karar olmazdı komite için. Büyük Selection Sunday chatimizde de dile getirmiştim çekincelerimi. Neyse ki şanlı Buckeyelar komitenin yüzünü kızartacak.

16 saattir seğiren sağ gözüm beni delirtmeden tozlu raflardan kristal küremi indiriyorum:

Indiana over Miami.
Florida over Michigan.
Louisville over Michigan State.
Ohio State over Wichita State.

Cem: Ben de daha iyi durumda değilim, maçlar da daha fazla kaçmasın.

Indiana over Miami.
Michigan over Florida.
Duke over Louisville.
Ohio State over Wichita State.


  1. http://www.yazihaneden.com/2012/11/denizler-astim-geliyorum-2/
  2. http://www.yazihaneden.com/2012/03/bulustugumuz-yer-burasi/