Skip to content

Güç Bende Artık!

David Stern, bir antrenör takımı adına kendince en doğru kararı verdiği için 250 bin dolar ceza keserek diktatörlükten despotluğa geçişin ilk adımını attı.

Gregg Popovich açısından bakınca, San Antonio Spurs perşembe günü beş gece içindeki dördüncü maçına çıkacaktı ve bu maç aynı zamanda deplasman turnesinin altıncı karşılaşmasıydı.1 NBA fikstüründe perşembe günlerine sadece iki maç konması ve bunların ABD”de ulusal kanaldan yayınlanması, Pop”un dertlerinden biri değildi tabii ki. Ya da rakibin son şampiyon Miami Heat olmasını pek umursamıyordu. Birisi gelip ona bu sezon Miami deplasmanındaki yegane maça çıkacaklarını söylese muhtemelen “eee, n”olmuş” cevabını verirdi… NBA”in en iyi antrenörü için bu karşılaşma, bir sonraki maçta Güneybatı Grubu”nda zirve yarışı verdiği Memphis Grizzlies”le oynamadan önce yıldız oyuncularını dinlendirmek için iyi bir fırsattı. Çünkü takımı son dokuz günde 8200 kilometre yol yapmıştı.

Pop da, eski toprakların fazladan bir gün izin yapmasının takımı için en doğrusu olduğunu düşündü ve bu fırsatı kullandı. Orlando deplasmanından sonra Tony Parker, Tim Duncan, Manu Ginobili ve Danny Green”i direkt eve gönderdi, Miami”ye karşı oynatmadı.

Patron, bu işe çok kızdı.

Maç öncesinde taraftardan özür dileyen NBA başkanı David Stern, maç sonrasında hocanın bu kararı yüzünden San Antonio Spurs”e 250 bin dolar para cezası verdi.

Nokta…

“İnsanlar her maç öncesinde David Stern”ün ofisine ilk beşlerini gönderip onay mı alacak? Maç içinde kaç dakika vereceğimizi ona mı soracağız?” demiş Stan Van Gundy.

Haklı.

NBA”in başkanı olarak David Stern”ün çok geniş yetkileri var. Fakat bu yetkileri sorumluluk çerçevesinde kullanmak yerine, yeni He-Man izlemiş sekiz yaşındaki çocuk gibi “Güç bende artık!” diye bağırmayı tercih ediyor. Kararlarını vermeden önce mantıklı argümanlar bulmak yerine duygularıyla hareket ediyor. Bildiğiniz gibi, duygular ve mantığın çatışması felsefe biliminin çıkış noktalarından biri ve binlerce yıldır insanoğlu bunu çözmeye çalışıyor. Felsefeye biraz ilgim vardır -ve eğer son zamanlarda bir şey kaçırmadıysam- uzmanların geldikleri noktada Stern”ün yaptığı gibi duygularınızla hareket etmeniz hâlinde her defasında mantıklı karar vermeniz mümkün değil. Hırslarınızın kurbanı olabilir -ve Chris Paul”ün takas vetosundaki gibi- saçmalayabilirsiniz. San Antonio Spurs”e, “NBA”in çıkarlarına yönelik hareket etmemek” suçundan verilen 250 bin dolarlık ceza kararından hem açgözlülük, hem öfke, hem de kibir akıyor. Yedide üç!2

Başkan bu kez çok ileri gitti ve sınırlarını çizip standartlarını koyamayacağı bir ceza verdi. Anlaşılan o ki, David Stern”ün herhangi bir lig kuralını çiğnemediği halde herhangi bir takıma 250 bin dolar ceza verme hakkı var. Ne yazık ki bu işin sonu yok…

Üstüne üstlük “yıldızları dinlendirmek” NBA genelinde sıkça görülen bir uygulama. Sezon sonuna doğru draft lotaryasında üst sıralarda yer almak isteyen takımlardan tutun, Konferans liderliğini garantilemiş ve playoff öncesi sakatlık istemeyen takımlara kadar herkes yıldızlarını bahanesiz oynatmayabiliyor. O zaman da ceza gelebilecek mi?

Sonuçta Popovich”in ekran başındakilere ya da San Antonio”yu yılda bir kez izleme fırsatına sahip Miami vatandaşlarına karşı bir sorumluluğu yok. O, tamamen kendi takımının kazanmasından sorumlu. Ve çalıştığı takım için bildiği en iyi şeyi yapıyor. Uzun vadede daha başarılı olabilmek için, kısa vadede bazı fedakârlıklar yapıyor.

Gerçi maçın nasıl geçtiğinin hiçbir önemi yok da, tüm bunların yanında bitime 40 küsür saniye kala önde olan San Antonio kazansaydı yine bu ceza verilebilecek miydi? Her satırda yeni bir soru işareti ortaya çıkabilir. Bu oyunu seven birisi olarak sahada 0″ünü verecek adamları görmek istiyorum. Rölantiye almış “yıldız”ları değil.

Stern görevde kaldığı sürece NBA”de başkanlıktan diktatörlük sistemine geçilmişti. Son aylarında diktatörlüğü terk edip despotizme doğru bir gidişatı var. Umarım bir an önce danışmanları ya da -varsa- yakın dostları onu uyarır ve bu tutumundan vazgeçebilir. Yoksa yarattığı harika eserin ve büyük gücün altında ezilecek.


  1. Deplasman turnesinde beşte beş yapmışlardı.
  2. Yedi ölümcül günah: Kibir, açgözlülük, şehvet, kıskançlık, oburluk, öfke, tembellik. Seven filmini izleyenler anladı zaten.