Skip to content

Çağırmazdım Acil Olmasa

Koca koca yöneticileri, milyonlarca dolarlık takımları bu sezonu çöpe atacak kadar heyecanlandıran yeteneği merak etmiyor musunuz? Tanıştıralım, adı Jabari Parker.

NBA’de tam sekiz takım 30 galibiyetin altında kaldı bu sezon. Becerebilseler, daha da az maç kazanacaklardı ama teknik olarak mümkün değildi bu. Birçok yönetici uzun vadede kazanabilmek için kısa vadede fedakârlık yaptı. Koca koca yöneticileri, milyonlarca dolarlık takımları bu sezonu çöpe atacak kadar heyecanlandıran yeteneği merak etmiyor musunuz? Tanıştıralım, adı Jabari Parker.

Orta okul ve lisede okul takımları nasıldır, bilirsiniz. Üst sınıflar “abi” sıfatıyla daha çok süre alır, yaş ve maç tecrübelerinden dolayı takımda daha büyük rollere bürünür. Okula yeni gelmiş herhangi bir yeni yetmenin değil ilk beşte başlaması, kadroya girmesi bile ona lütuf olarak sunulur. Bu duruma istisna olabilmek için özel bir oyuncu olmanız gerekir. İşte Jabari Parker o istisnalardan biri: Özel bir oyuncu…

Sports Illustrated’a verdiği röportajda kariyerinin dönüm noktasını 2007 olarak gösteriyor Parker: 12 yaşını doldurmadan boyu 1.88 olan Jabari, lise ziyaretinde Simeon Academy’ye gider. Chicago’nun en popüler okullarından Simeon’da o dönem NBA Draftı’nda ilk sıradan seçilmesi beklenen süper bir son sınıf öğrencisi vardır. Henüz 12 yaşındaki Jabari Parker, o son sınıf öğrencisine karşı bir idmana çıkar. Simeon antrenörü Robert Smith, gördüklerine inanamaz. Altıncı sınıfta okuyan bir çocuğun, lise son sınıfta okuyan böyle büyük bir yıldıza kafa tutması onu çok etkiler. Üstelik o son sınıf öğrencisinin adı da Derrick Rose…

Sonrası tarih işte. Derrick Rose, Nick Anderson, Bobby Simmons gibi NBA oyuncularının geçtiği lisenin tarihinde ilk beş çıkan tek birinci sınıf öğrencisi oldu Jabari Parker. Yeni yetmenin teki, hem de Derrick Rose’un mezun olduğu sene, tüm takımın lideri haline geldi. Okuduğu dört yıl da takımını eyalet şampiyonu yapan Parker, 2012’ye kadar ABD’de 2013 sınıfının açık ara en iyi oyuncusu olarak gösteriliyordu. Ancak 2012’de iki önemli gelişme oldu:

1- Jabari Parker’ın ayağı kırıldı ve son sezonunda birçok maçta oynayamadı. Üstelik tedavi döneminde aldığı kilolar onun atletizmini kaybetmesine ve insanların ona şüpheyle yaklaşmasına sebep oldu.

2- Kanadalı Andrew Wiggins yaz okulunda aldığı ek derslerle liseden erken mezun olarak 2014 sınıfı yerine 2013 sınıfına dahil oldu.

Bu iki gelişme Parker’ın birçok listede ikinci sıraya düşmesine sebebiyet verdi. Buna karşın Parker pek tabii ki istediği okulu seçecek lükse sahipti. O da BYU, Florida, Michigan State veya Stanford’a değil, Mike Krzyzewski’nin takımına, Duke’a gitmeyi tercih etti.

Jabari Parker’ı farklı kılan notlardan biri de inancı. Babası Sonny Parker altı sezon NBA’de oynamış emekli bir basketbolcu. Golden State’te oynadığı dönemde tanıştığı Lola, yani Jabari’nin annesi, inançlarına sıkı sıkıya bağlı bir Mormon ve oğlunu da bu şekilde yetiştirmiş. Parker, NBA tarihinin ilk siyah Mormon’u olacak.1 İçkisi yok, sigarası yok, kafeinden uzak kalıyor. Bunlar sporcunun artı hanesine yazılabilecek özellikler. Mormon inancının getirdiği iki yıllık misyon zorunluluğu kafalarda soru işareti yaratıyor. Zira Jabari Parker’ın, üniversite sonrasında iki yıl misyonerlik görevini tamamlayan abisinin izinden gideceği yönünde söylentiler vardı. NBA yöneticileri David Robinson’ın draft edildikten sonra iki yıl donanmada görev yapması gibi bir hadisenin tekrarlanma ihtimalinden korkuyorlardı. Ancak NBA tarihinin en başarılı Mormon’larından biri olan, aynı zamanda aileye tavsiyeler de veren Danny Ainge, Jabari’nin bu göreve gitmek zorunda olmadığı konusunda annesini ikna etti. JB de Draft’a gireceğini açıkladı. Artık onun tek misyonu var: NBA’de ödüller kazanmak…

Peki Jabari’nin NBA’e gitmesi lige nasıl bir oyuncu kazandırır?

Beklentilerinizi düşürmeyin: NBA tarihinin en iyi draft’larından birinde ilk üçten seçilmesi beklenen bir oyuncu Parker. Kabaca, NBA bir süper yıldız kazanacak. Parke üzerinde, özellikle hücum kısmında yapabildiği şeyler çok fazla. Jabari Parker hücumda çok yönlülüğün tanımı adeta.

Öncelikle 2.03 boyunda ve 110 kiloluk kuvvetli bir forvetten bahsediyoruz. Üstelik o cüsse için çok iyi top hakimiyetine sahip. Her ne kadar Duke’ta çoğunlukla dört numara olarak kullanılsa da, hücumda kısa forvet pozisyonunun gerektirdiği şeyleri yapabilecek yetenekleri var. Mesela birçok dört numara kendi şutunu yaratma sorunu yaşar ama Jabari için böyle bir sorun yok. Tıpkı bir kısa forvet gibi dripling üstünden şut atabiliyor. Genelde orta mesafe şutlarında topu soluna vurduktan sonra kaldırma eğilimi var, fakat savunmanın ona verdiklerine göre hücum seçebiliyor. Yani siz solunu kapatırken, bir bakmışsınız o sağına vurup basketi atmış bile… Oyun zekâsı da muazzam.

Parker’ın hücumda en iyi olduğu ve fark yarattığı nokta sırtı dönük oyunları. Bu açıdan Carmelo Anthony’ye çok benziyor. Topu sırtı dönük aldığında yüzünü çembere dönüp bitirişleri kusursuza yakın. Onun haricinde sol taraftan sağ, sağ taraftan sol omzuna dönerek dip çizgiden çembere gitmeyi tercih ediyor. İşin güzel tarafı yardımın nereden geldiğini çok iyi okuyor, oyunu zorlamıyor ve yetenekli bir pasör.

Jabari Parker’ın oyununa boyut katabilen en önemli noktalardan biri de ribaund sezgisi ve pozisyon bilgisi. Onun sahada yapabildiklerini tek bir pozisyonla özetlemek gerekirse, Parker şöyle bir oyuncu: https://vine.co/v/hFmiFH3UnUF

Çembere yakın bu kadar iyi oynayan bir forvetin şutu tartışma konusu olabilir. Parker’ın şutu bu tartışmaya mahal vermeyecek kadar iyi. Doğru bir mekaniği var ve set şutlarında cezayı kesiyor. Duke’ta bu yönünü pek göstermese de, perde çıkışlarında da gayet iyi. Perdeden tempolu çıkabiliyor ve özellikle sol omzundan döndüğünde şutunu daha dengeli atıyor. NBA’de gittiği takımdaki diğer yaratıcı oyunculara farklı seçenekler sunabilecek kadar iyi.

Peki bu adamın hiç mi olumsuz tarafı yok, yeni LeBron James mi geliyor yoksa?

Var elbette. Jabari’den LeBron olmasını beklemek haksızlık. Öncelikle LeBron kadar atlet değil. Güzel blokları, açık alandaki smaçları gecenin en iyi hareketlerinde bol bol yer bulacak ama Jabari çemberi öpen bir atlet değil. Atletizm derken, sadece sıçrama yeteneği değil eksik olan. Savunmada ayaklarını çekmesi, yana hareketliliği felaket. NBA’de kısa forvet oynayacaksa, işin müdafaa kısmında başı çok ağrıyacak. Paul George, Kevin Durant, Carmelo Anthony ve LeBron James’lerin dünyasında savunmada ayakta durması mümkün görünmüyor.

Savunma, Parker’ın konuşmaktan en hazzetmediği mevzu olsa gerek. Üç ya da dört, nerede oynarsa oynasın, Jabari kötü bir savunmacı. Yüzü dönük forvetlere karşı bir çabası yok, ilk penetreden sonra kolay geçiliyor. Sırtı dönük rakiplerine karşı topsuz savunması felaket. Herkesle başa baş boğuşacak kadar güçlü olmasına karşın çembere çok yakın top almalarına izin veriyor. Savunma kısmında iyi yapabildiği tek şey çember korumaya yardım etmek. Zayıf taraftan gelip yaptığı bloklar, bazen pozisyon kaybetmesine sebep olsa da, takıma yardımcı oluyor.

Genellikle savunma zafiyetleri istek ve atletizm noksanlığından kaynaklandığı için, NBA’de bu yönünü geliştirebileceği söylenebilir. HGH2 sağolsun, Parker fazla kilolarını kasa çevirip ayaklarını daha çabuk çekebilmeye başlarsa, bu yeni donanımını savunma tarafında kullanmayı da isteyebilir. Yani, öyle olacağını ummaktan başka çare yok.

Adettendir, yeni bir oyuncuyu geçmişten birilerine benzetmeden bitmez tanıtım yazısı. Parker için bu benzetmeyi yapmak kolay olmayabilir. Biraz Paul Pierce, biraz Carmelo Anthony var oyununda. İkisinin arasında bir yerde olacak. Tek gerçek, özellikle hücumda hemen katkı vermeye hazır olduğu. Kemerlerinizi bağlayın, NBA yeni bir all-star kazanıyor.


  1. ABD’deki Mormonların sadece %3’ünün siyah olduğunu düşünürsek, önemli bir başarı: http://www.pewforum.org/2009/07/24/a-portrait-of-mormons-in-the-us/
  2. Human Growth Hormone, yani büyüme hormonu. NBA yönetimiyle Oyuncular Birliği Sendikası’nın en önemli tartışmalarından biri. Sadece kan testinde bulunabilen HGH kontrolüne oyuncular karşı çıkıyor. Taraflar bu konuda hâlâ anlaşabilmiş değil. Hatta Mark Cuban gibi birçok kişi de oyuncuların bunu kullanması gerektiğini savunuyor: http://probasketballtalk.nbcsports.com/2014/02/13/mark-cuban-wants-nba-to-consider-allowing-hgh-use/