Skip to content

Ribaund Al Asker!

27 yaşında bir çaylağın NBA’de kendine yer bulması alışılmış bir durum değil. Ancak takdir edersiniz ki bu hikâye, her gün duyduklarınıza benzemiyor.

Birazdan muhtemelen adını ilk kez duyduğunuz birisinin, Bernard James’in hikâyesini okuyacaksınız. “Hayat sen başka planlar yaparken başına gelenlerdir” diyen John Lennon’ın sözlerinin aksine, Bernard’ın yaşamıyla ilgili en ufak bir planı bile yoktu. Ancak hayat ona öyle bir yol sundu ki, basketbol tarihinin en ilginç öykülerinden biri ortaya çıktı.

ACC Turnuvası’nda şampiyon olmak kolay bir iş değil. Duke, North Carolina’nın yanı sıra basketbol geleneğine sahip birçok okul yer alıyor bu konferansta. 59 yılda 19 kez Duke, 17 kez North Carolina, 10 kez North Carolina State şampiyon olmuş. Bunların arasından sıyrılıp final maçını kazanmak Florida State gibi bir okul için çok büyük bir onur. O onuru yaşayan ekibin pivotu Bernard James’e sorsanız, bu 11 sene önce hayal bile edemeyeceği bir durumdu…

İşin ilginç kısmı, şu anda üniversite son sınıf öğrencisi olan Bernard James, 11 sene önce liseye yeni başlamıştı. Bu aradaki süre basketbol tarihinin en garip hikâyelerinden birinin oluşmasına yetti de arttı bile.

Oraya geleceğiz tabii ki, fakat aile geçmişini bilmekte de fayda var. James, annesi, üvey babası ve dört kardeşiyle birlikte çok da küçük olmayan bir şehirde, Savannah’ta büyüdü. Maddi durumları çok iyi olmasa da, aile bağları çok kuvvetliydi. Baba Darryl Cook, Hava Kuvvetleri’nden emekli olmuş bir askerdi ve evde düzeni sağlayan oydu. Ancak ergenlik krizi yaşayan Bernard’ın aklı bir karış havadaydı ve sorunlu bir çocukluk geçiriyordu. Daha önce duyduğunuz birçok hikâyedeki gibi onun da arkadaşları uyuşturucu satarak kolay para kazanma yolunu bulmuştu. Aile, Bernard’ın çıkış yolunun basketbolda olduğunu düşünüyordu. Zira abisi SIAC gibi küçük bir ligde yer alsa da, Savannah State Universitesi’nde saygı duyulan bir isimdi.1

11 yıl önce, Bernard’ın basketbol topuyla ilk denemesi başarısız oldu. Lisede ilk gün basketbol takımına alındı, ancak dokuz gün sonrasında sıkılıp bıraktı. “Sürekli koşuyorlardı, daha topa bile dokunmamıştık” diye anlatıyor o günleri BJ. “Topla oynamaya başladıklarında geri dönmek istedim, ancak kabul etmediler.”2

Basketbol olmayınca ailesi onu problemlerden uzak tutacak bir hedef bulmakta zorlanıyordu. Zira notları tamamen düşmüş, ayrıca sık sık devamsızlık yapmaya başlamıştı. Üstüne üstlük arkadaşları ceplerini uyuşturucu parasıyla dolduruyordu. Babasının sıkı gözetiminde olduğu için kötü yola girmedi, ancak para kazanması da gerekiyordu. McDonalds’ta işe başladı, fakat disiplin gerektiren diğer tüm işlerde olduğu gibi, buradan kovulması da uzun sürmedi.

Öylece kalakalmıştı. 16 yaşındaydı, yeteneklerinin farkında değildi ve hayata dair herhangi bir hedefi yoktu. Bir gün babasıyla oturup konuştular. Basit bir soruya cevap vermesi gerekiyordu: “Ne yapmak istiyorsun?” Bernard işte buna cevap verebilirdi: “Savannah’tan uzaklaşmak istiyorum.”

Darryl Cook bunu yapabileceği bir yol gösterdi Bernard’a: Asker olmak. Aklına yattı bu fikir. 2003 yılıydı, BJ hava kuvvetlerine girdi. Savannah’tan kurtuldu, Teksas çöllerinde kamuflaj ve botlarla eğitime başladı. Koşmaktan sıkıldığı için dokuz günde basketbolu bırakan bir çocuk için daha kötüsü olamazdı! Artık çocuk falan değildi Bernard, adam olmuştu.

Orduda günler iyi başlamamıştı. Savannah’tan uzaklaşmıştı ama pek eğlendiği söylenemezdi. İlk hafta pek arkadaş edinememişti ve günleri boş geçiyordu. Ancak komutanlar için 17 yaşında ve 1.95 boyundaki bu asosyal askeri fark etmemek mümkün değildi. Birkaç gün içinde komutanlarından biri daha önce basketbol oynayıp oynamadığını sordu. Daha önce basketbol maçı bile izlemeyen Bernard’ın cevabı belliydi:

“Hayır efendim.”

“Tamam, artık oynuyorsun.”

“Evet efendim.”

İşte Bernard James’in basketbol hikâyesi böyle başladı.

BJ, enerjisini basketbol sahasında yönlendirdi. Hiçbir şey anlamadığı için ilk zamanlar sadece ribaund alıp blok yapıyordu. Bu süre içinde sıra dışı gelişmeler devam ediyordu. Günler güzel geçiyordu. Boyu da uzamaya başlamış ve iki metreyi aşmıştı.

2005 yılında Ordu Milli Takımı’na seçildi. ABD içinde hazırlık maçları oynarken, Florida State Üniversitesi koçu Leonard Hamilton tarafından keşfedildi. Koç Hamilton, Bernard ve ailesiyle ilişkisini hep sürdürdü. Bu çocuğun basketbolda bir geleceği olduğuna inanıyordu.

Fakat 2007 yaz döneminde görev emri geldi. Rütbesi değişen ve artık “astsubay çavuş” olan Bernard, hayatında ilk kez ABD dışına çıkmak zorunda kaldı. Orta Doğu’ya gidiyordu. Katar, Kuveyt derken savaşın ortasında, Irak’ta bir kampta göreve başladı. BJ, basketbolla hayata tutunmaya çalışıyordu. Alıştığı kadar iyi basketbol salonları görmedi. İdmanlara çoğunlukla kendisi devam ediyordu.3

2008’de ABD Ordu Milli Takımı’yla Dünya Askeri Oyunları’na katıldı. Hayatında ilk kez bu kadar önemli bir turnuvada basketbol oynayacaktı. Finale kaldılar. Litvanya’ya karşı 12 sayı, 18 ribaund ve altı blokla oynayan James, turnuvanın en değerli oyuncusu seçildi.

Askeriyedeki mecburi görev süresi dolmuştu. Altı sene içinde kendine yeni bir hedef edindi: Basketbolcu olmak istiyordu.

İrtibatını hiç kopartmadığı Leonard Hamilton’a danıştı ve üniversite öncesi bir hazırlık okuluna gitmesinin uygun olduğu konuşuldu. 23 yaşında Tallahassee Community College’a gitti. Bu süre içinde boyu uzamaya devam etti, artık 2.08 boyunda bir pivot olmuştu. Kendisinden dört-beş yaş küçüklerle oynuyordu ama iki sene boyunca kırmadığı rekor, elde etmediği ödül kalmadı.

Bu arada Bernard etrafındakilere ilham kaynağı olmaya başladı. NJCAA tarafından “yaşam boyu liderlik” ödülünü aldı, takım arkadaşı Juevol Myles Kansas State Üniversitesi’nden burs aldı… Annesi de Liberty Üniversitesi’nde Hıristiyan Tarihi bölümünde öğrenci olmaya karar verdi.

BJ artık 25 yaşındaydı. Buna rağmen Leonard Hamilton, ona üniversite bursu vermekten çekinmedi. Yaşça takım arkadaşlarından büyük olması kısa sürede takım liderliğini almasını sağladı. İki başarılı sezonun ardından, 27 yaşında üniversite mezunu olma zamanı geldi. Bu yıl 10.8 sayı, 8.1 ribaund ve 2.3 blok ortalamaları tutturdu.

27 yaşında bir çaylağın NBA’de kendine yer bulması alışılmış bir durum değil. Ancak takdir edersiniz ki bu hikâye, her gün duyduklarınıza benzemiyor. Acaba Bernard James bir mucizeyi daha gerçekleştirip NBA’e mi gidecek, yoksa yeni bir dünya seyahatine çıkıp başka ülkelerin yolunu mu tutacak? Kim bilir, belki de evimize yakın bir basketbol salonunda izleyeceğiz onu. BJ artık plan yapmamayı öğrendi. Bakalım hayat onun başına daha neler getirecek…


  1. Kaynak: http://www.aolnews.com/2010/05/10/around-the-world-bernard-james-trades-iraq-for-florida-state-ba/
  2. Kaynak: http://sports.espn.go.com/ncb/news/story?id=5866376
  3. Kaynak: http://www.washingtonpost.com/sports/colleges/florida-st-vs-maryland-bernard-james-uses-stint-in-military-to-help-surging-seminoles/2012/01/16/gIQAdVp13P_story.html