Skip to content

Geldik mi?

İkinci tur serilerinde son durum.

NBA tarihine geçen ilk tur sonrası playoff’lar sakin sularda seyrediyor; farka giden maçlar, formsuz oyuncular, rakibine diş geçiremeyen takımlar… Doğu Konferansı bitkisel hayatta. Batı Konferansı’nda favoriler dümene geçti. Üçüncü maçların ardından manzara aşağı yukarı belli olmaya başladı.

Pacers: Kör Kuyular

Pacers savunması son maçta eski alışkanlıklarını hatırlar gibiydi. Wizards’a boş 3’lük vermediler, pota altında fırsat tanımadılar, rakibin organizasyonunu boğup yalnızca orta mesafeli zorlama şutlara göz yumdular. Savunmada harcadıkları efor Wizards’ın korkunç oyunuyla birleşince galibiyet geldi.

Atlanta Hawks’un kadrosu playoff tablosuna yakışmıyordu ama birkaç eşleşme problemi sayesinde Pacers’ın müdafaada ezberden hareket etmesine mani olmuştu. Savunmayı ayakta tutup yavaş yavaş rehabilite olmak isteyen Pacers, eski alışkanlıklarına sığınamayınca akort tamamen bozulmuştu. Indiana Pacers hâlâ bozuk akortla konsere devam ediyor ama Wizards’a karşı en azından bildikleri stratejiyle çaba harcamak sonuç verebiliyor.

Doğu Konferansı’nda kendi kuyruğunu yiyen bir döngüye mahkumuz. Bulls yönetimi Deng takasıyla beraber lotarya yollarına düşmüştü ama Doğu’da playoff’u kaçırmak mucize; Wizards kötü oynuyordu ama kolu kanadı kırılmış Chicago Bulls’u rahatlıkla eledi; Pacers hâlâ buhranlar içinde ama Wizards’ı mağlup etmek mesele değil. Galibiyetler gözümüzü boyamasın, doğu cephesinde yeni bir şey yok.

Pacers korkunç hücum ediyor. Saçmasapan cut’lar, akla ziyan paslar, durup dururken kaybedilen toplar… En temel vazifeleri bile yerine getiremiyorlar.

pacers1

Resimde Lance Stephenson amaçsızca 3’lük çizgisinin iki adım içinde bekliyor (Paul George da yayın içinde üstelik). Sebep belli değil. Yayın içinde oldukları için savunmacılar da potaya yaklaşma şansı buluyor. Maçları izlerken hemen her pozisyonda Pacers kısalarının alakasız noktalarda durduğuna şahit oluyoruz. Cut ve drive teşebbüslerinde rakipler köşelerden rahatlıkla yardım getiriyor ve boyalı alan kapanıyor. Hata yapmak için hiçbir sebep yokken alan paylaşımını heder ediyorlar ve günümüz basketbolundaki ölümcül günahlardan birini işliyorlar.

Başka bir pozisyon:

pacers2

Bu defa 3’lük çizgisinin bir adım içinde bekleyen isim Evan Turner. Lance Stephenson topla potaya gitmeye çalışıyor. Fakat Evan Turner’ın adamı (Martell Webster), boyalı alana yalnızca bir adım yaklaşıp topa müdahale ediyor.

Vaziyetin vehametini resimlerle, videolarla anlatmak imkansız. Zihinleri uyuşmuş gibi. Sahada aheste hareket ediyorlar. Yaptıkları perdelerde ne temas sağlayabiliyor, ne rakipleri ekarte edebiliyorlar. Oynadıkları pet play’lerde hiçbir sonuca varamıyorlar. Ne zaman ne yapacaklarına dair hiçbir fikirleri yokmuş gibi.

Turu kimin atlayacağı meçhul. Fakat şu anki haliyle Indiana Pacers hücumu, hangover’dan kurtulmaya çalışan afyon bağımlısı bir denizanasına benziyor.

Thunder: Yeni Savunma Planı

Thunder’ın tercih ettiği pick&roll savunma stratejisi ilk maçta Clippers’a küçük avantajlar sağlamıştı. Thunder oyuncuları pick&roll’lerde rakip ball-handler’ı (CP3) iki kişiyle sıkıştırıyor (blitzing), bu sayede ikili oyunu henüz başlamadan bitirmeye çalışıyordu.

clips1

Bu savunmanın en büyük riski, üstüne çöreklenmiş iki Thunder oyuncusuna rağmen CP3’nin topu Blake’e ulaştırabilmesi. Eğer devrilen oyuncu topla buluşursa 4’e 3 hücum başlıyor çünkü.

Clippers’ın ilk maç boyunca Thunder savunmasına ceza kesmek için oynadığı ikili oyunlarda Blake Griffin perde yaparken teması sağlamaksızın (slipping screen) hemen potaya devrildi ve CP3 her seferinde Griffin’i buldu.

Videoda altı farklı pozisyon var. İlk ikisinde Kendrick Perkins Griffin’in boyalı alana girmesine engel olmaya çalışıyor ve DeAndre Jordan smaç buluyor. Sonraki iki pozisyonda Thunder köşede/kanatta bekleyen bir şutörün savunmacısıyla yardım getiriyor ve Blake yay etrafındaki boş arkadaşlarına pas veriyor. Diğerlerindeyse Griffin potaya gidiyor.

Chris Paul, ikili oyunlarda o pası verebilecek oyuncuların tillahı. Potaya devrilen Blake Griffin de muhtemeşem bir pasör.1 Haliyle ikinci maçtan itibaren Thunder ikili oyun savunmasını değiştirmek zorunda kaldı.

Artık Clippers’ın 3’lük çizgisi civarında oynadığı pick & roll’lerde Griffin’in savunmacısı serbest atış çizgisi civarında bekliyor.

clips2

CP3 ve Griffin high pick&roll oynuyor. Paul’un savunmacısı (Westbrook) perdeye takılıyor. Uzun savunmacı (Steven Adams) CP3’nin boyalı alana girmemesi için geride bekliyor. Westbrook perdeden çıkıp CP3’ye yetişince Steven Adams da Griffin’e mukayet oluyor. Bu stratejiyle Chris Paul’un ve Griffin’in orta mesafeli şutlarını göze almış oluyorlar ama 4’e 3 kalmadıkları için savunma allak bullak olmuyor.

Videodaki pek çok pozisyonda Clippers sayıya ulaşıyor. Basketbolda her tehdidi savunabilmek, her şeyi mükemmel yapabilmek mümkün değil. Thunder seri boyunca bu şutlara izin verecek ve daha kötü senaryolardan paçayı kurtarmış olacak.

Seri genelinde ibre şu an Thunder’ı gösteriyor. Thunder kısalarını bataklığa sürüklemeksizin Oklahoma’da tur atlamak neredeyse imkansız. Clippers’ın elinde bunu başarabilecek insan kaynağı yok. Blake Griffin’in hücumda özgürce at koşturamaması da cabası. Seri bitmiş değil ama Doc Rivers’ın işi zor olacak.

Heat: Uykuyla Uyanıklık Arasında

LeBron dün akşam ilk çeyreği takip eden yarım saat boyunca yalnızca tek basket buldu. Bu esnada Nets farkı 20’ye çıkarmıştı. Miami Heat, basketbol gibi alengirli bir sporun tahammül edemeyeceği kadar kararında oynuyor. Charlotte’a karşı Charlotte’tan hallice, Brooklyn’e karşı Brooklyn’den hallice. Rakibinin seviyesinde pinekliyor ve ara sıra bir basamak yukarı çıkıp maçı alıyor.

Shaun Livingston’ın uzun boyu ve kollarıyla post’ta yakalayabileceği pozisyonlar, Teletoviç’in ekstra 3’lükleri, Blatche’ın kısa sürelerde üstüste atabileceği basketler… Nets’in elinde belli bölümlerde küçük patlamalar yapabilecek parçalar var. Dün akşam bu patlamalar üstüste geldi, Joe Johnson parladı ve Miami Heat birdenbire uyanıp farkı kapayamayacak kadar geri düştü tabelada.

Nets’in yaptığı bir diğer iş de boyalı alanı az buçuk kapatmaya çalışmak (Malum, boyalı alan sayılarını vermeye başladıklarında mükemmel hücum etseler bile Heat’e mağlup olurlar). Sürekli Wade’in şutunu riske ediyorlar.

heat

LeBron tepedeki Wade’e pas veriyor ama Livingston LeBron’un boyalı alana girmemesi için serbest atış çigisinde bekliyor. Pozisyon Wade’in orta mesafeli air-ball’uyla bitecek.

Başka bir pozisyon:

Livingston Wade’i tamamen bırakıyor, LeBron’un boyalı alana girmemesi için çaba harcıyor. Bu pozisyonda Wade basketi bulabilirdi. Önemli olan Heat’i bu şutlara sevk etmek zaten.

Miami Heat belli bir seviyenin üstünde oynasa Nets’in savunmasını yıkması kaçınılmaz. En basit örnek: LeBron post’a gitse durdurulamaz. Fakat herkes hücumda pinekleyince, özellikle şutör sayısı az olan line-up’larda kimse cutter/pasör olarak rol almayınca oyunun akışı duruyor. Miami Heat’in su kaynatma süreci de hızlanıyor haliyle.

Serinin 4-1 bitmemesi sürpriz olur. Fakat Miami Heat’in gerektiğinde oynamayı adet edinmiş olması, muhtemel bir Spurs eşleşmesinde onları felakete sürükleyecek gibi görünüyor.


  1. Mesela Stephen Curry ikili oyunlarda şut tehdidiyle dehşet saçan bir oyuncu. Fakat spesifik olarak böyle savunmalara karşı CP3 veya Parker daha tehlikeli. 2013 Finalleri’nde Parker ve Duncan benzer bir stratejiyle Miami Heat’in canını epeyce yakmıştı.