Skip to content

Tek Kaşımı Kendim Yaptım

Anthony Davis
Kentucky, Birinci Sınıf

6-10 (2.10), PF
Chicago, Illinois (1993)

NBA Draft’ının yazılı olmayan bir kuralı var: Bir numarada iyi bir uzun varsa, tartışmadan iyi bir uzun seçilir.

Kural genelde değişmez. Kareem Abdul-Jabbar, Tim Duncan, Ralph Sampson, Hakeem Olajuwon ve Patrick Ewing gibi geleceğin hall-of-famer oyuncuları da olsa; Pervis Ellison, Kwame Brown, Michael Olowokandi, Joe Smith gibi hayal kırıklıkları da olsa bir numara için adı geçen uzun varsa, o ilk seçilir.

2012 Draftı’nda da durum farklı olmayacak. Eğer evinin yakınlarına büyük bir meteor düşmez ya da son günlerde Chad Ford “Marvin Williams bu draft’ın tek süper yıldız adayı” gibi bir argümanla kamuoyu1 yaratmazsa, Anthony Davis bu Draft’ın bir numaralı seçimi olacak.

Peki bu çocuk Duncan gibi mi olacak, yoksa Olowokandi gibi mi? Bu seferlik çok uçlarda gezmemekte fayda var.

Davis’in günün birinde ligin en değerli oyuncusu olmasını bekliyorsanız, yanlış yerdesiniz. Şimdilik kendisi hakkında varılabilecek tek kesin ifade, çok iyi bir pota altı savunmacısı olacağı. Biraz daha izlemişseniz günün birinde “En İyi Savunma Beşi” ve belki de All-Star apoletlerini takabileceğini rahatlıkla söyleyebilirsiniz.

Resmi ölçümlere göre Anthony Davis’in boyu 2.10. Fakat bundan birkaç sene önce, lise ikinci sınıfa giderken yalnızca 1.88’di. Bu, onun için büyük bir şanstı esasında. Lise ikinci sınıfa kadar oyun kurucu oynayan Davis, top hakimiyeti, pas, dribling, şut ve topla yaratıcılık gibi yeteneklerini geliştirmeye uğraşıyordu. Sonra 2010 yılında 20 santimden daha fazla uzayınca, bir anda pivot oynamaya başladı. Boyu uzayınca yeteneklerini kaybetmediği için, bunlar pota altında fark yaratması bekleniyordu. Ancak unutulan bir şey vardı, guard Anthony Davis’e Cleveland State gibi basketbol haritasında pek yer almayan bir okul haricinde kimse burs vermemişti.

Davis’in en çok öne çıkan özelliği fiziği. Resmi ağızla konuşmak gerekirse, Davis 2.10 boyunda, 101 kilo, 2.27 kulaç uzunluğu ve %7.9 yağ oranına sahip. Ne kadar çabuk olduğunu ve iyi sıçrayabildiğini ölçtürmemiş, ancak bu alanlarda da çok iyi olduğunu anlamak için bir kere izlemeniz yeterli. Atletik yetenekleri halihazırda NBA’deki birçok pota altı oyuncusundan iyi.

Kilosuna bakıp “çok ince” oluşuna aldanmamak lazım. Davis’in vücudu kilo almaya müsait bir yapıda. Mesela sadece geçen yaz sekiz kilo almış. NBA’de onu biraz daha şişireceklerdir. Eğer endişe edilmesi gereken bir şey varsa, o da hücumu. Genellikle uzunluğu ve atletizmine güvenerek pota altında bitirici rolünü oynuyor Davis. Yani pick-and-roll bitirir, hücum ribaundundan sonra tip smaçlar yapar ya da açık alanda koşusu ödüllendirilir. John Calipari oyuncuların kişisel gelişimlerini çok dert eden bir antrenör olmadığı için2 , tüm sezon boyunca Davis’i yapmadığı şeyleri yapmaya cesaretlendirmedi. Sistemin kadrodaki tüm yeteneklerden faydalanmasını sağlamak, Kentucky’nin başarısı için yapılacak en doğru seçimdi, zaten Calipari’nin bu seçimiyle şampiyonluk geldi.

Davis’in hücum yeteneklerine dönersek… LaMarcus Aldridge-Chris Bosh seviyesinde olmasa da, pivot pozisyonu için yeterli derecede orta mesafe şutu var. Bunun üzerine gidilebilir mi, çok emin değilim. Top hakimiyeti kullanılarak “çembere yüzü dönük driblingle adam geçme” silahını kazanmaya çalışmak, onun cephanesi için daha uygun gibi…

Bir numaradan seçilmeniz beklenince, üzerinizdeki ilgi de tavan yapıyor. ESPN’in son sayısında kapak Anthony Davis’e ayrılmış. Bill Russell kıyaslamaları var. Russell’ın NBA tarihinin en iyi oyuncularından biri olduğu düşünülürse bu biraz acımasızca bir benzetme. Ancak yazının içinde şişirme yok, eksiklerinin de hakkı teslim edilmiş. Draftexpress.com kurucusu Jonathan Givony’nin Davis’in hücumu hakkında bazı söyledikleri var mesela. Önemli:

“NBA’de topu getirdiniz, bir set oynayacaksınız. Davis topu boyalı alana indirip ‘O adamı sırtına al ve üzerinden sayı at’ diyeceğiniz bir oyuncu değil. ‘Al şu topu, dışarıya çık, şu adamı driblingle geç’ diyemeyeceksiniz. ‘Şu perdeden çık, şut at’ diyemeyeceksiniz. Peki onu herhangi bir NBA hücumunun neresine oturtacaksınız?”

Haklı. Ancak benzer sorular Blake Griffin için sorulduğunda da yanıtsız kalıyor. Yani Griffin’in ne güvenebileceğiniz bir alçak post oyunu, ne güvenilir bir orta mesafe şutu, ne de bire birde herkesi geçme yeteneği var. Fakat kendisinin iki yıllık NBA kariyerinde 21.7 sayı ortalaması tutturduğunu da unutmamak gerek!

Davis’in oyununun savunma kısmına olumsuzluklarla başlamak biraz ayıp olacak ama Davis’in savunmadaki en büyük eksikliği biraz kuvvetlenmesiyle alakalı. Bacakları çok ince olduğu için pota altında sırtı dönük bire bir oynayacak uzunları tutması zor görünüyor. Nitekim bunu NBA’de kazanabilmek mümkün.

Peki bu kadar olumsuz şeyden bahsedilmesine rağmen bu çocuk nasıl bu kadar değerli bir yetenek olarak görülüyor? Cevabı belli: Davis kusursuz bir blokçu, ikili oyun savunmasında çok başarılı ve iyi bir ribaundcu. Fakat Davis, kusursuz bir blokçu. Hatta sıkılana kadar tekrar yazmakta fayda var: Davis kusursuz bir blokçu. İspatı da var. Üniversitedeki ilk yılında 4.7 blok ortalaması tutturdu bu çocuk. Blok yüzdesiyse %14. Yani Anthony Davis sahadayken, rakip takımların kullandığı ikilik atışların %14’ünü blokluyor demek bu. Değiştirdiği şutlarla birlikte, Anthony Davis rakibin her beş şutundan birini engelliyor demek. İnanılmaz bir oran!

Karakterinden bahsetmek gerekirse, kendini iyi bilen, özgüveni yüksek, espri yeteneği üst düzey ve akıllı bir kişilik çıkıyor karşımıza. Malumunuz, kaşlarının arasını almadığı için “tek kaş” yakıştırması var kendisi hakkında. Ancak Jimmy Kimmel’a konuk olduğu programda3 insanların kendisiyle dalga geçmesine izin vermediği, herkesten önce kendisiyle dalga geçtiği çok net anlaşılıyor. Özgüvene bakın:

“Kentucky’ye ilk geldiğimde insanlar bana ‘o kaşları kesmelisin, kötü görünüyor’ diyorlardı. Ben de kesmem gerektiğini düşündüm. Sonrasında vazgeçtim. ‘Bu benim. Kaşlarım da bir parçam ve kendimi bu şekilde kabul ediyorum’ dedim. İnsanlar da kaşlarımla ilgili tişörtler basmaya başladılar.”

Menajer seçiminde de akıllı iş yaptı Davis, Arn Tellem’ı seçti. Bir menajerin ne kadar iyi olduğu kaç overpaid oyuncusu olduğuyla ölçülürse, Tellem’ın 124 milyon dolarlık Joe Johnson, 126 milyon dolarlık Jermaine O’Neal, 93 milyon dolarlık Tracy McGrady sözleşmeleri çok fazla öne çıkıyor. Portföyünde birçok yıldızı daha barındıran Tellem, bu sene az kalsın beyzbol takımı LA Dodgers’ı satın alıp Ari Gold’un en yakın imitasyonu haline geliyordu.

Tellem’ın sırtına binen, tek kaş gibi pazarlanabilir bir ürüne sahip olan, muhteşem blok yeteneğiyle kısa sürede çok fazla hayran kazanacak bu çocuk kendisini ne kadar geliştirebilecek? Anthony Davis bunun cevabını verdiğinde, tavanı da ortaya çıkacak.


  1. Marvelous; Draft’a birkaç hafta kala çıkan dedikoduyla bir efsane statüsünü kazandı ve Deron Williams, Chris Paul ve Andrew Bynum’ın üzerinden ikinci sırada seçildi. Tartışılmayan tek seçim bir numaraydı. Tesadüfe bakın ki, o da bir pivottu. Andrew Bogut!
  2. Gerçi bunun için de ona kızmak mümkün değil. Davis, Terrence Jones, Michael Kidd-Gilchrist, Doron Lamb, Marquis Teague ve Darius Miller gibi yeteneklere sahip olunca hangi birini geliştireceksiniz ki?
  3. https://www.youtube.com/watch?v=NraJwLav8SQ