Skip to content

Örövizyon, Yurovijın, Örövijın, Avrovizyon…

Bir gün, bazen de iki gün boyunca kullandığınız dil, özne, yüklem ve dolaylı tümleçler değişiyor, sadece Eurovision'a odaklanıyor. Ekip de bu heyecana kayıtsız kalamadı, dünüyle bugünle kendi yarışmasını yazdı...

“İngiltere”yi Morrissey temsil edecekmiş.”
“Hadi canım, yok artık!”

Eurovision, her sene bu gibi muhabbetler yapmanızı sağlayan bir yarışma. Bir gün, bazen de iki gün boyunca kullandığınız dil, özne, yüklem ve dolaylı tümleçler değişiyor, sadece buna odaklanıyor. Yazıhane ekibi de bu heyecana kayıtsız kalamadı, dünüyle bugünle kendi yarışmasını yazdı…

1- Eurovision”dan hoşlanıyor musunuz, nefret mi ediyorsunuz? Yoksa nefret etmekten hoşlanıyor musunuz?

Ozan Can Sülüm: eurovision”u çok severim. yılda bir kere düzenlendiği için mi bilemiyorum ama, her sene merakla beklediğim, şampiyonlar ligi finali gibi hazırlık yaptıktan sonra (cips-bira vs…) izlerim. oylaması, sahne şovları, zaman zaman güzel kızlarıyla ve bazı “freakshow”larıyla birlikte hep keyif alırım. ha bir de, arada bazı ülkeler oy verecek kişileri az tanınmış ünlülerden seçiyor ya, “lan kimdi bu?” diyerek bilgisayarda dolanıyorsun, en çok onu seviyorum işte.

şimdi twitter da var, geyiği de bol oluyor, geçen sene gördüm. bu sene daha zevkli olacak.

Çağrı Turhan: Eurovision”un müzikal tarafıyla ilgimi vaktinde Lordi”ye oy vermiş olmam yeterince açıklar zaten. Özellikle yurtta kalırken, herkesi bir araya getiren, klişesinden keyifli yanlarına kadar birlikte muhabbet edildiği için eğlenceli bir olay olarak yer etmiştir bende. Tarif edemediğim tuhaf, keyifli bir yanı var, ciddiye almayınca çok eğlenceli olan bir gece benim için her sene. Her tipten yarışmacı var bir kere, düşünün Ruslar teyzelerle gelebiliyor, o derece.

Çetin Cem Yılmaz:  “Şahane Pazar”da “Gülmeyen kadın” diye bir yarışma vardı. Yarışmacılar o gülmeyen kadının karşısına geçer ve 30 saniye boyunca o buz gibi kadını güldürmeye çalışırlardı. İlk anda anlattıkları fıkralar falan işe yaramayınca son saniyede can havliyle saçma sapan hareketler yaparlardı. Kadın gülmezdi ama biz ekran başında gülerdik. Çünkü acı ama artık komik olan adamın “komikliği” değil, komik olamamasının gülünçlüğüydü. Eurovision”dan aldığım tat biraz onun gibi. Kendilerine ayrılan üç dakika içinde dikkat çekmek için türlü sivrilikler yapmaya çalışanlar, sahnedeki renk cümbüşü, dansçı enflasyonu. “İşte şimdi 24 ülkenin en iyi şarkıları yarışıyor, tam bir müzik ziyafeti olacak doğrusu” diye izlemeyen herkes Eurovision”dan keyif alıyordur bence. Tabii absürd bir mizah anlayışı ve 1970″ler ve 80″lerde çocuk olmuşlar için içerdiği nostaljik tat da bonustur.

Artemis Günebakanlı: Eurovision”la topluca geyik çevirmeye vesile olması dışında bir gönül bağım yok. Şarkılardan çok her sene sahnesine ne yapmışlar, o steadicam operatörü yayında kaç kilo veriyor gibi konulara takılırım. Şarkıların ezici çoğunluğu da kötüdür. Yazlık diskosunda dahi dinlenmez. Sanırım Eurovision”la ilgili en sevdiğim şey Terry Wogan”dı.

2- Favori Eurovision klişeniz ne? 

Ozan Can Sülüm: “abi oyların çoğunluğunu eşcinseller gönderiyormuş. bir nevi eşcinsel yarışması bu yani.”

Çağrı Turhan: Komşuuuuuuuu…

Çetin Cem Yılmaz: Modülasyon! (Şarkıdaki ton değişikliği, genel kullanımı ise parçanın son nakaratında bir ton yukarıdan söylenmesi)

Artemis Günebakanlı: “Abi İngiltere gibi bir ülke nasıl her yıl bu kadar dandik şarkılarla katılabiliyor? Sen İngiltere”sin ya!”

3- Yarışma sırasında ne olduğunda kumandayı ekrana fırlatacaksınız? 

Ozan Can Sülüm: mutlaka çok beğendiğim, sahne şovu fena olmayan, şarkısı idare eder ve bayağı güzel olan bir kızın puanları az olacak, üzecekler, ben de delireceğim. (kumandayı ekrana fırlatmak yemez, daha taksidi bitmedi)

Çağrı Turhan: İki yıl önce oylar açıklanırken Bülend Özveren”in kaç kere komşu dediğini online casino saymıştım, 30″un üstünde olması lazım. Rekoru kırarsa gerekeni yapıyorum.

Çetin Cem Yılmaz: Bülend Özveren”in “Bakın işte yine hakkımızı yiyorlar :(” minvalindeki cümleleri sabrımı zorlayacaktır. Ayrıca gerçekten hoşuma giden bir şarkı 17. olduğu için üzüleceğimi de biliyorum. Bir de Twitter”da “Bu yarışmayı sadece Türkiye ciddiye alıyor” yazıp tespit yaptığını sananlar da telefon fırlattırabilir. İngiltere’nin Andrew Lloyd Webber’ı, Fransa’nın Patricia Kaas’ı yolladığını, Almanların kazandıktan sonra “Demek ki artık bizi seviyorlar” dediğini, Finlandiya’da Lordi’nin nasıl karşılandığını gördükten sonra Türkiye bu işi dozunda bile ciddiye alıyor diyebilirim.

Artemis Günebakanlı:  “Şarkıya değil ülkeye oy verildi. Şaşırmadık.” cümlesini ellinci defa duyunca sol gözüm seğirecek ama kumandayı fırlatmadan sakinleşeceğim.

4- Türkiye”nin temsilcisi Can Bonomo ne yapar?

Ozan Can Sülüm: her sefer haberlerde ya da gazetelerde 2 cümle değerlendirme yapan müzik adamları gibi ahkam kesmeyeyim ama, “ben şarkıyı eğlenceli buldum.”

sahne şovu felaket yalnız. bayağı bayağı senkron sorunu olan abiler, adamın arkasında absürt şekilde serpilmişler. sonda bir gemi var, o fena değil, ama şarkının bütün eğlencesini götürebilir o şov. keşke dansçıları kız olsaydı, dikkat dağıtırdı.

Çağrı Turhan: Diğer şarkıları pek bilmediğim için kesin konuşamıyorum ama genelde en üst sıralarda yer alan şarkı formatlarının dışında olduğu için oralarda yer almasını beklemiyorum.

Çetin Cem Yılmaz: Diğer adaylara bakmadım ama Can Bonomo”nun güzel bir enerjisi var, şarkı da keyifli. Sanki 4 ile 10 arasında bir yer bulur kendine gibi.

Artemis Günebakanlı:  Bu işleri hiç kestiremiyorum. İlk 10 içinde yer alır gibi geliyor.

5- Favori bir Eurovision şarkınız/anınız var mı? 

Ozan Can Sülüm:  feci şekilde eğlendiğim ve hala daha dinlediğim tek eurovision şarkısı:

Çağrı Turhan:  2006 bayağı keyifli bir yarışmaydı. En keyifli anı da Litvanyalılardı. Gülmekten gebermiştim adamları seyrederken, hala da izlerken çok eğlenirim. LT United  o kadar tuttu ki devam filmini çektiler geçen yaz.1

Çetin Cem Yılmaz: Sebastien Tellier”nin “Divine”ı Eurovision”un ne olduğunu en güzel algılayan, mükemmel bir şarkıydı. Tabii ki birinci olamadı. Aynı yıl yine ortalarda kalan Laka”nın “Pokusaj”ı2 da Balkan Arcade Fire”ı gibi bir şarkı olarak hep aklımdadır. Ayrıca ABBA”nın bu yarışmadan çıkmış olması, Semiha Yankı”nın Türkçe yazılmış en güzel şarkılardan birisiyle Eurovision”a gitmesi (ve maalesef sonuncu olması) da eğer yetişebilseydim favori anlarım arasında olurdu.

Artemis Günebakanlı:  Balkan ülkelerinin balkan-punk”vari şarkıları aklıma geliyor ama bir favorim olduğunu söyleyemem. Belki Rimi Rimi Ley (gülüşmeler).


  1. http://youtu.be/u5o3UfZ_UUk
  2. http://www.youtube.com/watch?v=V_tspk1ifFI