Skip to content

2018 Dünya Kupası: Kumanda Savaşları

Kumanda Savaşları geri döndü.

İzninizle bir geleneği yaşatıyoruz.

2014 | 2016

Ekipten Onur Özgen, Güner Çalış, Ömer Şentürk, Emre Yürüktümen ve Fikret Özer, 2018 Dünya Kupası öncesinde 32 takımın hangileri için ekran karşısına geçeceklerini açıklıyorlar. 

Brezilya

9.2/10

Yazıhane’nin izlemek için en fazla sabırsızlandığı takım. Aslında Brezilya için Dünya Kupası tarihinin en izlenesi takımı da denebilir. Son Dünya Kupası’nda kendi sahalarında Almanlardan yedi gol yiyerek elenmeleri fazla can acıtıcıydı ve bunun acısını çıkarmak isteyeceklerdir. Açıkçası eldeki kadro da bunu yapabilecek kalitede. Liverpool’da harika bir sezon geçiren Roberto Firmino’nun büyük ihtimalle oyuna ancak sonradan girebileceği bir kadrodan söz ediyoruz. Benim için, İspanya’yla birlikte turnuvanın iki favorisinden biri. • Onur

Arjantin

9.0/10

Jorge Sampaoli, turnuvaya gelen çok az sayıdaki süperstar antrenörden biri. Hatta Joachim Löw alınmasın, belki de biricik süperstar. Bu sebeple merak edenler dışında, bunlardan çok daha fazla sayıda, Lionel Messi’nin kazanması için onları destekleyenler olacak. GOAT’un uluslararası arenada artık kazanmasını istiyoruz. Etrafında gerçekten çok kötü bir takım var, üç büyük finali üst üste kaybettiler ve bana ister istemez Cleveland Cavaliers’ı hatırlatıyorlar. Zira Messi de kötü bir turnuva geçirmeleri halinde milli takımı bırakabileceğinin sinyalini vermiş. • Güner

Fransa

8.7/10

Elemelerde tek ciddi rakipleri olan Hollanda’nın beklenmedik biçimde havlu atmasıyla kolayca Dünya Kupası’nda yer edinen Fransa, şampiyonluğun önemli adaylarından birisi olsa da bir bütün olarak takım görüntüsünden hâlâ uzakta. İrlanda ve İtalya ile oynadıkları hazırlık maçlarında toplam beş gol atmış olsalar da Didier Deschamps’ın kafasında kesin bir oyun planı yok gibi görünüyor. Antoine Griezmann’dan yalnızca iki forvetli sistemde verim alabilmesi ve Paul Pogba’nın sezon içindeki şüpheli form grafiği Deschamps’ın takımla ilgili öne çıkan soru işaretleriyken, Kylian Mbappe ve Nabil Fekir gibi isimlere sahip olduklarını da hatırlatmakta fayda var. Yıldızlarla dolu Fransa kadrosunun bu turnuvada neler yapabileceği tam bir muamma, bu da onları izlemesi en zevkli takımlardan birisi haline getirmekte. Ömer

Almanya

8.7/10

Yazıhane’nin merakla beklediği takımlar sıralamasında kendine dördüncü sırada yer bulan Almanya, Klose/Lahm/Schweinsteiger gibi babalardan arındırıp 27.1’e düşürdüğü yaş ortalamasını biraz daha eritme fırsatını beş yaklaşık sonuçla kaçırdı: Leroy Sane. Dünya Kupası kadrosuna layık görülmeyen 22 yaşındaki yıldız, kupayı üst üste ikinci kez kazanmak isteyen Joachim Löw’e selamlarını çok-da-fifi tadında tatil paylaşımlarıyla gönderiyor. Dört yıl önceki yürek yakan 7-1’in ardından erkencecik bir rövanş ihtimali varken ikinci tur ufkunda (gruplarında Brezilya birinci, Almanya ikinci olursa), temkinli başlayıp maç maç açılacak bir Almanya ezberini bozmaya hazırız. Yeter ki Özil’i, turnuva gördü mü dayanamayan Müller’i, Werner’i, Draxler’i, Kroos’u, sinsi Kimmich’i, Brandt’ı, fırsatçı Gomez’i, Reus’u, satışçı Goretzka’yı, derdimiz bu olsun dedirten Neuer ve Ter Stegen’i ve kadrodaki diğer 11 oyuncuyu durduralım. Emre

Belçika

8.3/10

Aslında Belçika’dan pek hoşlanmıyorum. İlk gidişimde aktarma uçağını, ikinci dönüşümde gece otobüsünü kaçırdım. Roberto gibi ben de dillerinden hiçbirini konuşamıyorum. Ne haddimeyse, ülkeyi biraz karışık bulduğumu da söyleyebilirim. Ama aromatik Belçika biralarını severim. Bunun dışında, Belçika’ya en yüksek izlenebilirlik puanı vermemin sebebi tabii ki Martinez. Altın jenerasyonlarına o kadar da ilgim yok, ama Türkiye’nin kendi kendini yetiştiren az sayıdaki Bobby M tutkunundan biri olarak1 bu turnuvada onları kulüp takımı destekler gibi destekleyeceğim. Ve hocaya yöneltilecek sistemsizlik eleştirilerini de sanırım partizan bir şekilde savuracağım. Turnuvanın en wing-back bağımlı takımıyla tanışın. • Güner

İngiltere

8.2/10

Bunu yazarken kendimi biraz kötü hissediyorum ama yine de yazmak zorundayım: İngiltere bu kez farklı geliyor. Bunu defalarca duydunuz değil mi? Ve her seferinde sonu farklı bir şekilde hüsran oldu. Turnuvaya Nijerya ve Fransa’dan sonra en genç kadroyla geliyorlar. Ama fark burada değil. Bir önceki büyük kupa Euro 2016’nın en genç ekibi de İngiltere’ydi. Fark, Gareth Southgate’de. İngiltere A milli takımının alt yaş gruplarındaki radikal yükselişe ayak uydurabilmesi, ancak bu yapının içinden çıkmış birinin başa geçmesiyle mümkün olabilirdi. Üçlü savunma oynuyorlar, farklı saha içi planlarına kolayca geçiş yapabiliyorlar ve en önemlisi, çok iyi olmadıklarının artık gerçekten farkındalar. Bana bilhassa son özellikleriyle 2006’daki Almanya’yı anımsatıyorlar. Belki de Rusya, bir dönüşümün ilk turnuvası olur. Güner

Uruguay

7.6/10

A Grubu’nu 9 puanla bitirmesine kesin gözüyle bakılan Uruguay için, Dünya Kupası gruplar bitince başlayacak. Son 16 turundaki muhtemel rakiplerinin İspanya veya Portekiz olması da Uruguay’ın grup maçlarındaki performansını ister istemez etkileyecektir. 2010’da Diego Forlan liderliğinde aldıkları dördüncülük son 48 yıldaki en büyük başarılarıydı. Luis Suarez gibi bir yıldıza ve 2006’dan bu yana takımı çalıştıran Oscar Tabarez’e sahip Uruguay, grup aşamasından sonra Dünya Kupası seyircisi için kaçırılmaması gereken takımlardan biri olacak. Ömer

İspanya

7.6/10

Yaklaşık iki yıldır takımın başında olan Julen Lopetegui önderliğinde hiç yenilgi almamış olan İspanya, 2016’daki hayal kırıklığını buradan alacağı bir şampiyonlukla telafi etmek isteyecektir. Portekiz maçını bir kenara koyarsak, diğer grup maçlarının sıkıcı geçme ihtimali yüksek ama Lopetegui ile geçirecekleri ilk büyük turnuvanın vaatleri,2 onları Yazıhane oylamasında yukarı çekmişe benziyor. Ömer

Peru

7.0/10

Son yenilgisini 16 Kasım 2016’da Brezilya’ya karşı alan Peru, atletik bir kadro ve kaptan Paolo Guerrero ile Rusya’da çok şey vadediyor. Oyun dinamiklerinin Danimarka ve Avustralya için büyük tehlike oluşturmasının yanı sıra, Fransa ile oynayacakları maçın da oldukça zevkli olacağını düşünüyorum. Ömer

Danimarka

6.8/10

Danimarka’nın bu kadar yüksek puan alacağını açıkçası tahmin etmiyordum. Christian Eriksen’i izlemek demek ki herkesi benim kadar heyecanlandırıyormuş. Basit bir 10 numaradan, oyunun her anına ve her alanına etki eden bir oyuncuya evrildi. Onu izlemek büyük keyif. Ya da Euro ’92 vesilesiyle bir nostalji olabilir mi? Yıllar sonra Martin Olsen olmadan bir büyük turnuvaya katılıyorlar. Christensen, Sisto, Poulsen gibi gençleri de hesaba katarsak Danimarka tipik bir hipster takımı haline gelmiş. Güner

Mısır

6.1/10

Günümüz futbol izleyicisi farkında olmadan şöyle bir dogmayı benimsedi: Beni eğlendirin! Eğer maçta çok fazla gol olmuyor veya takımınız sofistike bir stratejiyle oynamıyorsa, ekranı kapatıyor ve bir yerlerde maça dair homurdanmayı en doğal hakkınız olarak görüyorsunuz. Michael Cox, Şampiyonlar Ligi yarı finallerindeki gol düellolarını bu şekilde açıkladı.3 Daha önce Leicester City’nin yaptığı gibi, Mısır da bu yöndeki algımızı kırmaya yardımcı olabilir. Mohamed Salah vesilesiyle – ve de Sergio Ramos’un yardımlarıyla – tüm dünyanın ilgiyle takip ettiği bir takım olacaklar. Ama apaçık bir katı savunma takımı bu. Zaten Hector Cuper’den başka ne bekleyebilirdik ki? Güner

Portekiz

6.1/10

Sezon boyunca Ricardo Quaresma’ya ziyadesiyle maruz kalmış bir Beşiktaşlı olarak, Portekiz maçlarını pek iple çektiğim söylenemez. Yine de şans bulması halinde turnuvanın en etkili genç oyuncularından olacağını düşündüğün Goncalo Guedes sayesinde ilgimi çekmeyi başarabilirler. Quaresma da Bernardo Silva varken bir zahmet oynamasın zaten! Onur

Kolombiya

6.1/10

Üst üste ikinci kez Dünya Kupası biletini alan Kolombiya, gol atma konusundaki sıkıntıları sebebiyle oldukça zor bir eleme dönemi geçirmişti. Güney Amerika elemerinde sadece 21 gol attılar. Polonya, Senegal ve Japonya ile aynı grupta yer alan Kolombiya’nın burada da bizlere 0-0 bitecek bir maç izletmesi oldukça olası. Ömer

Meksika

6.0/10

Turnuvanın başlamasına sadece 12 gün kala oynanan İskoçya maçından sonraki yüksek katılımlı/sabahlamalı parti ile dosta korku, düşmana güven veren Meksika’nın şampiyona öncesi son hazırlık sürecinin en “eğlenceli” takımı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Yerel ligdeki oyunculara fazla şans vermemesi, kadro istikrarı oturtamaması, son dakikada 39 yaşındaki Rafael Marquez’e sarılarak zaten yüksek olan yaş ortalamasını iyice uçurması, ‘takımda kısa boylu oyuncu istemiyorum’ gibi huysuz bir tavır sergilemesi gibi sayısız nedenle yerel basında mütemadiyen linç edilen Kolombiyalı Juan Carlos Osorio, yüksek potansiyelli Meksika’yı yedinci kez üst üste son 16 takım arasına atmaya çalışacak. Tarih denen şey Rusya’da da tekerrür etmeye karar verirse, yine eğlenceli grup maçları izletip ikinci tura çıkar ve yine çeyrek final göremeden elenirler. Bkz; son 16’daki muhtemel rakip Brezilya. Emre

İzlanda

5.5/10

İzlanda’nın eski popülerliğini biraz olsun kaybetmiş olmasından memnun gibiyim. Artık anlatacak yeni bir hikâye kalmadı4 ve nispeten sıradan bir takım oluşları onları bence daha özel kılıyor. Artık oyuncuların hiçbiri yabancı değil, örneğin kaleci Halldorsson’un yönetmenlik yaptığını sanırım hepimiz biliyoruz, bunun dışında Bjarnason, Gudmundsson gibi düzenli izlediğim oyuncularla da ayrı bir bağ kurabiliyorum. Eğer yıldız oyuncularının sakatlıkları ciddi değilse, onların bu zorlu grupta yapabileceklerini merakla izleyeceğim. Güner

Polonya

5.5/10

Lewandowski. O varsa Polonya’nın da iddiası büyük ve takım bir başka oynuyor. Tersi de geçerli, Euro 2016’dan sonra onun gol atmadığı hiçbir maçı kazanamadılar. Tamam bu takımda Piotr Zielinski gibi başkaları da var ama Robert Lewandowski gibi izlerken size çok özel bir şey izliyormuş hissini verebilecek bir futbolcu dünyada bile çok az. En son Danimarka faciasını saymazsak, dirençli, birbiriyle oynamaya alışık, artık turnuva tecrübesi de olan çok iyi bir takım.  Yine de izlemek için dört gözle beklenmiyorlar. Belki de o şeytan tüyü eksik veya onları sevmemizi agresif/aşırı milliyetçi taraftarları engelliyor. Yine de arada takip etmekte fayda var çünkü Lewandowski. Fikret

Hırvatistan

5.0/10

Kadroya şöyle bir bakıp sadece isimleri gördükten sonra bile zaten direkt 10 üzerinden 5 puanı verirsiniz. Sonrası… Sonrası yok işte, o kadar. Sıkıcılar. Hırvatistan kadrosu belki Davor Suker ve arkadaşlarının zamanı kadar iyi ama bir türlü onların verdiği tadı veremediler. Sonuç alıyorlar fakat ağır tempolu oyun takımın içine işlemiş olacak ki, 2017’deki hoca değişikliği ve Ivica Olic’in yardımcı antrenör olması bile bir etki yapmadı. Bir şans verilir ama beklentisiz takip etmek lazım. Belki bu sefer şaşırtırlar. Zannetmiyorum… ama Modric var… ama çok yavaş oynuyorlar… ama grupları çok iyi… ama tempo… Fikret

Fas

4.8/10

2014 Cezayir’den sonra Kuzey Afrika’dan yeni bir diaspora takımı: Kadroda yer alan 23 oyuncudan 17’si yurt dışında doğmuş. Ve bu nispeten yeni bir gerçeklik. Keza 1998’de son kez Dünya Kupası’na katıldıklarında bu sayı yalnızca ikiymiş. Cezayir gibi onlar da başarılarını Avrupa’da yetişen bu yeni oyuncu grubuna ve de doğru antrenörü bulmalarına borçlular. Karizmatik Fransız antrenör Herve Renard, Afrika milli takımlarının gediklisi. Onun yardımcılığını ve birden fazla dil konuşan bu mozaik oyuncu grubunun zaman zaman tercümanlığını 1998’deki kadrodan Mustapha Hadji yapıyor. Özellikle orta saha üçlüleri çok ilgi çekici; İspanya ve Portekiz ile aynı yerde olmaları büyük şanssızlık. Güner

Sırbistan

4.6/10

Dünya Kupası tarihinde dört farklı adla Dünya Kupası’na katılan tek takım. 1990’a kadar Yugoslavya adıyla turnuvaya katılıyorlardı. Gönül isterdi ki yine öyle olsun. Matic ile Milinkovic-Savic ikilisinin yanına bir Modric yakışmaz mıydı? Ah! Onur

Senegal

4.5/10

Rastalı, büyük gözlüklü, 2002’de Türkiye karşısına çıkan takımın kaptanı, turnuvanın en renkli hocalarından Aliou Cisse için Senegal direkt 2 puandan başlatılabilir. Yazıhane oylamasında standart sapması yüksek olan takımlardan. Gerçekten Sadio Mane, Kalidou Koulibaly ve arkadaşlarını merakla bekleyen de var, hiç umursamayan da. 2002 ilk kupalarıydı, beklenti yoktu ama çeyrek final oynadılar. Yine “sürpriz” yapmalarına imkân verecek bir gruptalar. Fakat 2002’deki takım bu kadroya göre isimsizdi, çoğu Fransa’da oynuyordu. Şimdiki takımda futbolcular Avrupa’nın dört bir yanına dağılmış durumdalar. Kâğıt üstünde güçlüler ama son hazırlık maçları ve öncesinde çok da tatmin edici bir futbol  oynamadılar. Burada romantikleşip, “Teranga Aslanları bize ülkelerinin renkli havasını yaşatacak, eğlenceli bir futbol oynayacaklar, kaçırılmaz” demek isterdim ama sanmıyorum. Fakat Mane var demiş miydim? Fikret

İsveç

4.2/10

F Grubu’ndaki diğer üç takımın yardımcı teknik direktörleri, saatlerce maruz kaldıkları İsveç maç görüntüleri için yıpranma tazminatını hak ediyor olmalılar. Kalite konusunda tarihlerinin en sıkıntılı dönemlerinden birini geçiren Hollanda ve İtalya’yı geride bırakan İsveç, kalite konusunda pek de sorun yaşamayan Almanya ve Meksika karşısında çok farklı dokuda maçlara çıkmaya hazırlanıyor – hem de her an yarı sahadan bir rövaşata golü atabilecek kalitedeki bir adamdan yoksun olarak. Yazıhane ekibi olarak kanatlardaki Forsberg’in, Claesson’un, takım kurgusunun hatırına biraz yüksekçe bir izlenebilirlik puanı verdik ama İsveç’in hedefi belli: Grubun ilk gününde Güney Kore’yi 1-0 yen, Almanya maçını 1-0 kaybet, Meksika’yla 0-0 berabere kal. Yeni bir takım kurdunuz ve güzel bir heyecan yaşadınız, 60 sene sonra bizi İtalya’dan da mahrum ettiniz, yetmedi Zlatan’ı da getirmediniz; her şey için çok teşekkürler İsveç. Emre

Nijerya

3.8/10

Nijerya kadrosunun kusurları, bir Afrika ülkesi için oldukça alışıldık türden: kötü bir kalecileri var, orta saha oyuncularının tamamı top kazanıcılardan oluşuyor ve gezgin, yaşlı bir Avrupalı antrenörle çalışıyorlar. Son madde için konuşursak, Stephen Keshi ile bu açıdan farklı ve kişisel anlamda ilgimi çeken bir takımlardı. İki sene önce kalp krizi sebebiyle hayatını kaybeden efsane isim, Afrika ülkelerinin kendi değerlerine yeterince süre tanımadığını düşünüyordu. Iwobi, Moses, Ndidi gibi Premier League’de çok iyi sezon geçiren isimlere sahipler ama bana o kadar da izlenesi bir takım gibi gelmiyorlar Güner

Avustralya

3.6/10

Çok uzun bir yoldan geliyorlar. Mecazi değil, gerçekten uzun bir yol. Dünya Kupası’na gelene kadar Irak, Tayland, Japonya, Honduras gibi yerlerden geçerek 250 bin kilometrenin üstünde yol yapmışlar. 2010’da Hollanda’yla dünya ikinciliği yaşayan hocaları Bert van Marwijk, takımın başında henüz resmi maça çıkmadı, Dünya Kupası sonrası da yerini Graham Arnold’a bırakacağı söyleniyor. Avustralya’ya özel bir ilginiz yoksa, takım içinde başka ilginç bir şey yok. Belki 39 yaşındaki Tim Cahill veya Süper Lig’den Aziz Behich hatırına göz ucuyla takip edilir. Gerçi haklarını vermek gerekiyor, oyunu dürüst ve kurallar içinde sert oynuyorlar. Bir de grupları çok iyi. Notu düşük de olsa üç maçlarının da izleyicisi yüksek olacak. Fikret

Rusya

3.5/10

Umarım Ruslar açılış maçı öncesi için güzel bir koreografi hazırlamışlardır, zira gerek oynadıkları futbol gerekse yer aldıkları grup sebebiyle Rusya, Dünya Kupası’nın hiçbir şey vadetmeyen takımlarından bir tanesi. Buna karşın Juventus’un ilgilendiği 22 yaşındaki orta saha oyuncusu Aleksandr Golovin’i izlemenin bir teselli olacağını söyleyebilirim. Ömer

İsviçre

3.3/10

Kupanın en yakışıklı  onbirinde Voodoo Girl, Gianluigi Buffon yerine nihayet birini bulduğunu söyledi ve kaleyi İsviçre’nin file bekçisi Roman Bürki’ye emanet etti. Herhangi bir futbol listesinde Buffon’un yerine koyulmak büyük onur ve böyle bir oyuncusu olan takımın da oynadığı oyundan bağımsız, izlenebilirliği az da olsa artar. Daha fazlasıysa zor. Euro 2016’da bunu yine söylemiştim, bence “İsviçre sıradanlığı” diye bir terim olmalı. Dışarıdan bakanlar o monotonluğu, “gelişmiş bir düzen” olarak yorumlayabilir ama gerçekten değil. Almanya, Fransa gibi gelişmiş diğer ülkelerde bu tip bir sıradanlık yok. İsviçre bunu almış, futboluna da uygulamış. Bürki’yi göz zevki için biraz izleyip, İngiltere’den Almanya’dan filan bilinen futbolculara şöyle bir bakıp kapatmak en iyisi. Fikret

Güney Kore

2.8/10

Grubun en renkli takımı değiller ama belki de en renkli oyuncusuna sahipler: Elbette ki, Son Heung-min. 12. adamlıktan çıkıp söke söke aldığı Tottenham formasıyla sezon boyunca kafasını kaldırıp kaldırıp kutuda Harry Kane’i gören Son –eğer kafasını kaldırmaya fırsat bulabilirse– bu kez Salzburg’un genç yeteneği Hwang Hee-chan’ı ya da orta sahadan kopup gelen Lee Jae-sung’u arayacak. İştahsız bir hazırlık dönemi, pek çıtkırıldım görünen bir defans kurgusu, birkaç oyuncunun anlık parlamasına dayalı bir oyun. Bir an için Güney Kore teknik direktörü Shin Tae-yong’un yerinde olduğunuzu ve Almanya, Meksika ve İsveç’in yer aldığı F Grubu’ndan çıkma hesapları yaptığınızı düşünün: “İsveç’i her türlü yenerim. Meksika ve Almanya’dan da birer puan alır, beş puanla ikinci tura kendimi atarım. Kim geliyor ikinci turda? Brezilya. Hmm, olmadı… İsveç ve Meksika’yı her türlü yenerim. Almanya’dan bir puan alır, grubu lider bitiririm. Kim geliyor ikinci turda? Kosta Rika. Hmm, oldu… Güzel oldu…” Emre

Japonya

2.7/10

Çocukluğu sabahları okula gitmeden Tsubasa’yı izleyerek geçen bir nesil olarak Japonya’ya verilen puanın biraz az olduğunun farkındayız. Ama aradan geçen yıllarda futbol çok değişti. Artık takımlar Şanlı Nankatsu gibi yarım saatte hücum etmiyorlar. Onur

Kosta Rika

2.5/10

Brezilya 2014 öncesi yapılan oylamada Yazıhane’den sıfır puan almışlardı. Bir de grup analizlerinde, kim olduklarını bile bilmeyenler vardı5 Sonradan çok dalga geçildi ama onları tek umursamayan biz değildik. O günlerde tam 100 paket Panini yapıştırması (500 tane) alan Joel Campbell kendini bulamamış ve bunu Twitter’dan paylaşmıştı. 2014’te büyük iş başardılar ama oynadıkları futbolu düşününce, bari bu sefer yüksek puan verelim diyeceğimiz bir durum yok. Eğer ki kupayı yerinde izleme şansı olsa, Kosta Rika maçlarının olduğu şehirlerde, eğer ki o kadar yolu gelebilmişlerse, taraftarlarıyla güzel vakit geçirilebilir. Gerçekten eğlenceliler. Fakat takımları bunun tersi ve televizyon başında oturup onları beklemek için bir sebep, 2014’e rağmen, yok. Gerçekten sıkıcılar. Fikret

Panama

1.3/10

Takımın kalecisi Jaime Penedo diyor ki, “Dünya Kupası’na katılmak, bize farklı bir evrene geçmişiz gibi hissettiriyor.” Heyecanlarını anlıyoruz, ama Christopher Nolan filmi de çekmiyoruz sonuçta. Burası Dünya Kupası, burada her şey gerçek! Onur

Tunus

1.1/10

Star Wars serisinin yapımcısı George Lucas, Star Wars I: A New Hope’taki birçok önemli sahne için Tunus’un Tuzer bölgesini seçmiş. Gruplarda karşısında Belçika ve İngiltere’yi bulacak Tunus’un buradaki yıldız savaşlarında pek şansı yok gibi. Panama karşısında bir galibiyetle yetinip, ‘önemli olan katılmaktı’ demelerini bekliyoruz. Onur

İran

0.8/10

Suudi Arabistan’dan sonra Yazıhane’nin maçlarını en az merak ettiği takım. Hollanda Ligi gol kralına sahip olduklarını unutmamak lazım: Alireza Jahanbakhsh. Ali Daei’nin yolundan gitmek isteyen bu genç adamın hatırına kendilerine bir şans versek mi? Onur

Suudi Arabistan

0.4/10

Suudi Arabistan milli takımıyla 8 Haziran akşamı Almanya’ya karşı oynadıkları hazırlık maçıyla tanıştım. O ana kadar bu takımla ilgili yapabileceğim tek yorum şuydu: Sıkıcı. Fakat hocaları Juan Antonio Pizzi’nin oyuna yön vermek adına yaptığı hamleleri ve aldığı sonucu izlemekten keyif aldım. Gruptan çıkma ihtimali en düşük takım olsalar da, oynadıkları kontra atak futbolu en azından Avrupa liglerindeki pek çok alt basamak takımdan daha iyi. Ömer


  1. http://www.yazihaneden.com/2016/05/enigma-ya-da-roberto-martinezi-anlama-rehberi/
  2. Bu satırlar yayınlanalı bir saat olmamıştı ki, Real Madrid’in Lopetegui’yi yeni teknik direktörü olarak açıklamasının ardından İspanya’daki görevine son verildi. Bu karar, İspanya’ya verdiğimiz oyları etkiler miydi bilemiyorum; elimizde yine gelecek vadeden bir hoca var: Fernando Hierro.
  3. http://www.espn.co.uk/football/uefa-champions-league/2/blog/post/3482375/champions-league-goals-flow-freely-as-art-of-defending-is-lost-across-europe
  4. http://www.yazihaneden.com/2016/06/y-jenerasyonu/
  5. http://www.yazihaneden.com/2014/06/d-grubu-kosta-rika-kim-ki/