Skip to content

Adam’ın Ölümü

Adam Yauch'un “Hiç değilse bu işi de yapmış olduk” müzisyenlerinden çok farklı bir hayatı arkasında bıraktığını henüz göremediyseniz, belki son bir fırsat.

Mazatlán, Meksika – üç ay sonra

Çocukluğunu Brooklyn’de geçiren Adam Yauch’un basketbol topunu eline ancak 20 yaşında almış olması şaşırtıcı. En başından beri kaykaycıydı belli ki. Basketbol ise uzun turnelerde rahatlamak için buldukları bir çözüm olmuştu. Yanlarına aldıkları potayı, bazen konserden iki saat öncesinde, park alanına kurup ikiye iki yapıyorlardı. MCA, Ad-Rock, Mike D ve klavyeci Money Mark… Şimdiki popüler kültür fenomenlerinin aksine, gazetecileri çağırıp “Çocuklar yeni olayımız bu, şimdi yardım edin de şunu pazarlayalım” dedikleri bir şey değildi basketbol.

Her zaman içlerindeki en olgunu gibi görünen -son zamanlarda ağaran saçlarından da yardım almıştır mutlaka- Yauch, 2008’de dağıtım şirketi Oscilloscope Laboratories’i kurduktan sonra siftahı kendi yönettiği bir filmle yapmak istemişti. Sahneler çekildikten sonra müziğin giydirildiği geleneksel film yapım sürecinin aksine, çalan müziğe uygun sahneleri yerleştirmek Yauch’a daha cazip geliyordu. Gayet anlaşılır biçimde. Zihninde fikirlerin tohumlanmasını beklerken, onu rahatlatma görevi yine basketbola düştü. Kamerasını aldı, direksiyonu Rucker Park’a kırdı. 2006’da ilk kez düzenlenecek Elite 24 Hoops Classic, ülkenin el üstünde tutulan liselilerini ağırlıyordu. Daha o yaşlardan bu çocukların ne denli bir rekabet ortamının içinde var olma mücadelesi verdiğini, salt iyi görüntü vermek adına oluşmakta olan karakterlerini nasıl törpülemek durumunda kaldıklarını göstermek istiyordu. Onların umutları üzerinden tüccarlık yapan ayakkabı markalarının bu çevreler üzerinde kurduğu tahakküme çevirdi kamerayı, birilerinin canını sıkmak pahasına. Bundan çekinmiyordu ki sonrasında Oscilloscope Laboratories ile dağıtımını üstlendiği Wendy and LucyHowlMeek’s Cutoff, We Need to Talk About Kevin, Exit Through the Gift ShopWuthering Heights gibi çoğunlukla Amerikan taşrasından çıkan filmler ile hep bağımsız sinema endüstrisini beslemek olmuştu amacı. Şirketin ilk satın aldığı filmlerden biri olan Danimarka yapımı Frygtelig lykkelig’in kapağında Yauch’un şu cümlesi de yer alıyordu: “It is just further proof that Danish people are clearly out of their minds.”1

Michael Beasley (’08, #2), Kevin Love (’08, #5), Jerryd Bayless (’08, #11), Donte Greene (’08, #28), Tyreke Evans (’09, #4), Brandon Jennings (’09, #10), Lance Stephenson (’10, #40) ve Kyle Singler (’11, #30), Yauch’un o maç içerisinden hikayelerini anlatmak için seçtiği sekiz oyuncuydu. Bir sürü kural dışı bağlantı içinde olduğu o günlerden bilinen O.J. Mayo’yu neden es geçtiğini tahmin etmek zor değil. Belgesel içerisinde “Beş yıl sonra bu oyun hakkında konuşurken, onun ismini anmayacağınız tek bir cümle olmayacak” gibi sözlerle övülen Beasley’nin şimdiye kadar istikrarlı biçimde ürettiği tek şey soru işaretleri. Gruptaki ilk NBA yolcularından biri olacağı düşünülen Singler, Duke’ta neredeyse yüksek lisansa başlayacaktı.2 Şimdi İspanya’da… Belgesel çekildiğinde henüz Lise 2 öğrencisi olan ve bugünlerde yavaş yavaş dalga konusu olmaya başlayan “Born Ready” lakabıyla arz-ı endam eden Stephenson içinse neredeyse hiçbir şey yolunda gitmedi. Gunnin’ for That #1 Spot’ı izlerken “Hey onbeşli, onbeşli” diye iç çekmekten fazlası gelmiyor elden. Love’ı bir kenara koyarsak, isimleri genelde ‘hayal kırıklığı’ kelimesi ile birlikte anılan sekiz oyuncu aslında önümüzdeki.3 Ve belgeseli izledikçe nedenlerini daha iyi anlıyorsunuz.

Bir sonraki yaz 8. sıradan seçme hakkına sahip olan Knicks’in Love ya da Bayless’ı seçmesini umduğunu dile getirmişti Yauch birkaç röportajında. Love oraya kadar düşmedi ve Donnie Walsh’un tercihi Jordan Hill oldu.4 En çok merak ettiği şeylerden birinin Brooklyn Nets projesi olduğunu da sık sık vurguluyordu. Bu yaz Deron Williams’ı muhtemelen kaybedecek Nets’in, Yauch’un gözdelerinden biriyle ayağa kalkmasını dilemek çok mu iyimser olur?

Aşağıda filmin sonunda ana yemek olarak sunulan Rucker Park sahneleri var, filmin tamamına yakınını da YouTube’da bulmak mümkün. Jennings’in M.I.A.’den Pull Up the People eşliğinde potaya süzülüşünü izlerken, Yauch’un aykırı film çekim tekniğinin nasıl olup da işlediğini düşünüyorsunuz ister istemez. “Hiç değilse bu işi de yapmış olduk” müzisyenlerinden çok farklı bir hayatı arkasında bıraktığını henüz göremediyseniz, belki son bir fırsat.

  1. “Bugünlerde bir DVD satın aldığınızda içine sıkıştırılmış bir kağıt görüyorsunuz. Film hakkında hiçbir şey söylemiyor. Sanki dağıtıcısı filmi zorla almış ve öylece piyasaya sürmüş gibi. Biz filmlerimizin bundan daha fazla saygıyı hak ettiğine inanıyoruz.” []
  2. Siteye hala yazı girmemiş olsa da Can “Hocaların Hocası” Birand katkılarını sürdürüyor: http://numaraiki.blogspot.com/2011/06/young-folks-2011-kyle-singler.html []
  3. Evans ve Jennings için karşı çıkanlar olabilir ama onların da potansiyellerini gerçeklemekten çok uzak oldukları açık. []
  4. “See I’ve got heart like John Starks, hitting mad sparks / Pass me the mic and I’ll be rocking the whole park” gibi dizelerin çıktığı Beastie Boys’un tamamı Knicks taraftarıydı. []
[fbcomments]