Skip to content

Şafak 2: Çaylak Raporu

Ligin neredeyse yarısı 2014 savaşları için elini güçlendirmeye bakıyor. Peki sezon kapıdayken 2013 sınıfı ne alemde?

uzun süredir ne kadar derin olduğu konuşulan ve hayli beklenti yaratan 2014 sınıfının gölgesinde geçtiği söylenebilecek 2013 draftında seçilen oyuncuların, kendilerini beklediklerinden daha uygun bir ortamda bulduklarını söyleyebiliriz. ligdeki takımların neredeyse yarısı (13/30) sezona yeni bir koç ile başlıyor, en az 5 takım yazın daha iyi bir draft sırası hayali ile dipte kalmaya razı ve bazı takımların ilk beşleri, rotasyonları bile henüz belli değil. böyle bir ortam, çaylakların kendilerini göstermeleri için daha rahat dakika bulabilmeleri anlamına geliyor. bu da sınıflarda konuşacak daha fazla jeremy anlamına gelebilir.

state of love and trust

victor oladipo, orlando’da jacque vaughn gibi bana göre ligin vasat altı koçlarından biriyle çalışacak olmasına rağmen hem yaz ligi hem de hazırlık maçlarında yılın en iyi çaylağı olmaya en yakın isim gibi gözüktü. madem sezonu gözden çıkardık deyip, yeni alınan akıllı telefonun özelliklerini inceler gibi, oladipo’yu zaman zaman oyun kurucu olarak da denediler. orlando gm’i rob hennigan oklahoma city’de çalışırken russell westbrook’un benzer şekilde oyun kurucu oynamaya yöneltildiğini görmüştü ve kazanma zorunluluğu hissetmedikleri bir sezonda bu başarılı örneği oladipo üzerinde denemek doğal. sezon içerisinde guard rotasyonundan jameer nelson ve arron afflalo’dan bir veya ikisinin gönderilip oladipo’nun dakikalarının daha da artacağını tahmin edebiliriz.

oladipo’ya belki de en yakın gözüken isim utah’ta hemen anahtarların teslim edildiği trey burke. takımın guard rotasyonuna bakıldığında burke’ün hayli dakika alacağını tahmin etmek zor değil ama parmağı kırık olduğu için bu dakikaları, lebron’un st maarten’deki ünlü havaalanına iner gibi1 üzerinden vurduğu smaçla2 hatırladığımız john lucas iii ve ekmeğinin peşindeki veteran jamaal tinsley’den geri alana kadar yaklaşık iki ay beklemek zorunda kalacak. al jefferson ve paul millsap’in ayrılmasının ardından aradıkları şansı bulan iki genç uzun derrick favors ve enes kanter de burke’ün yolunu bekliyor olacak.

better man

sezona sakatlığı yüzünden daha yavaş başlamak zorunda kalacak bir diğer isim de alex len. phoenix’in ilk beş pivotu marcin gortat’ı washington’a göndermesi len için harika bir fırsat ama 2.16 boyunda, 110 kilo ağırlığında atletik bir uzun iseniz ayak bileği sakatlıklarını ciddiye almalı ve hazır olmadan dönmemelisiniz. sebebi doktorları, medikal ekibi, havası, suyu veya kızları da olsa, phoenix yakın geçmişte kariyerleri boyunca sakatlık problemi yaşamış birçok oyuncudan maksimum verim aldı ve len’in de ciddi bir risk taşımadığını söyleyebiliriz. takımının ligin en kötü uzun rotasyonlarından birine sahip oldukları düşünülürse, len de sezon içerisinde oldukça fazla şans bulacaktır. phoenix’in diğer çaylağı archie goodwin ise michael kidd-gilchrist örneğinde olduğu gibi alarm veren bir şuta sahip olsa da, atletizmi ve açık alandaki hızı ile süre bulması halinde seçildiği sıraya göre iyi bir seçim olduğunu gösterebilir.

elderly woman behind the counter in a small town

sakatlıklardan bahsetmişken bana göre bu sınıfın belki de en iyi ofansif oyuncusu olan cj mccollum, portland’ın sakatlık lanetine çabuk yakalandı ve sezonun başını kaçıracak. geçen sezon ligin en kötü benchlerinden birine sahip olan portland’da kenardan gelip iyi katkı verecektir. nerlens noel’in ise belki de draftın 1 numarası olmasını engelleyen diz sakatlığı devam ediyor ve bu yıl büyük ihtimalle oynamayabilir. philadelphia’nın da zaten acelesi yok. ellerinde sıcak çikolataları, battaniye altında, takımın bütün idaresini verdikleri michael carter-williams’ın ne yapacağını bekleyecekler. mcw, burke ile birlikte dakika bulma konusunda şu an en sıkıntısız çaylak ama sezon sonunda yedeği tony wroten ile birlikte toplamda top kaybı ortalaması en yüksek oyun kurucu ikilisi olabilirler. nba seviyesinde bile pozisyonu için uzun bir oyuncu olsa da, henüz çok kuvvetsiz. kendisinden kısa eşleşmelere post-up yapma potansiyeli hep konuşuluyor ama bu fizikle kimse ondan andre miller olmasını beklememeli. benim pek tuttuğum bir oyuncu değildi ama geçen sene turnuvada beklediğimden çok daha iyi oynamıştı. kısa geçiyorum çünkü açıkçası bu sezon herhangi bir philadelphia maçı izlemeyi düşünmüyorum.

ben-si

not for you

her sezon drafta girecek oyuncular şekillenirken, oyuncuların potansiyel – mevcut yetenek ikilemlerine dikkat ederim. kimi oyuncular iyi kolej programlarından gelmese de, halihazırda sahip oldukları bazı temel özellikleri ile lige ne kadar hızlı adapte olabileceklerini belli ederler. bu oyuncuların çoğu sezon içerisinde mock draftlarda nispeten alt sıralarda gezinirler. özellikle kanat oyuncuları için şut, atletizm ve savunma alışkanlığı gibi profesyonel basketbola konforlu bir geçiş sağlayabileceklerini işaret eden üç temel özellik sayesinde draft gününe yaklaşırken takımların yaptıkları bireysel workoutlar sırasında piyasalarını geliştirirler. bunun en yakın örnekleri olarak 2010’da paul george ve 2012’de terrence ross’un workoutlarla beraber ilk turun diplerinden lotaryaya yükselişini gösterebilirim. işte geçen sene de freshmanlarda kim var kim yok diye bakınırken bu şablona anında oturttuğum ilk oyuncu ben mclemore’du. mclemore’un fresno state ve washington gibi nispeten çok daha küçük okullardan gelen george ve ross’tan farklı olarak kansas gibi çok gözönündeki seribaşı bir takımda oynaması ve sezon içindeki iyi oyunu onu bir anda ilk turun sonlarından listelerin bir numarasına kadar çıkartmıştı. bir anda artan beklentiler ve baskı sezonu kötü kapatmasına neden oldu ama asıl talihsizliği sacramento kings yarı açık guard cezaevine düşmesi. şimdilik rotasyonda marcus thornton’un arkasında, jimmer fredette’in önünde gözüküyor ama lost’ta sawyer’ın dediği gibi “every man for himself” kafa yapısında bir oyuncu topluluğuna sahip sacramento’da gerekli gelişimi sağlaması zor olabilir. henüz bir alt seviyede olsa da, detroit’te kentavious caldwell-pope’a da bu paragrafta değinilebilir. muhtemel rotasyonda billups ve stuckey’nin arkasında gözükse de, detroit’in josh smith, monroe ve drummond gibi takımın asıl iskeletini oluşturan ön alan oyuncularını daha efektif kullanabilmek için alan açmak ve rakiplerin ikili sıkıştırma getirmesini zorlaştırmak adına kcp gibi şutör bir oyuncuyu, stuckey gibi bir penetreciye tercih edebilirler. bunun olabilmesi için kcp’nin yaz ligi ve hazırlık maçlarında hayalkırıklığı yaratan kötü seçilmiş ve yüzdesiz şutlar atmaya bir son vermesi gerekiyor.

just breathe

draftın bir numarası anthony bennett için biraz beklemek gerekiyor. yüksek sıradan seçilen ve 3-4 arası kalan her oyuncu michael beasley veya derrick williams gibi bust olacak diye bir kural yok ama bennett’ın henüz pek bir şey gösterdiğini söyleyemeyiz. cleveland’da üç numaranın earl clark ve alonzo gee arasında gidip geldiği düşünüldüğünde draftın bir numarasının bu iki oyuncuyu da kesmesini beklersiniz ama bennett hazır gözükmüyor.

do the evolution

boston’da kelly olynyk ve charotte’ta cody zeller’ın da takımlarında ilk beşe yükselmeleri çok büyük bir sürpriz olmayacak. önlerinde vazgeçilmez oyuncular yok, en geç all-star sonrasında iki oyuncu da ilk beşe yerleşip dakikalarını arttırabilir. ikisi de sahada iyi hareket eden uzunlar ve şu ana kadar da fena gözükmediler. milwaukee’den giannis adetokunbo ise en merak ettiğim adamlardan biri ama pozisyonunda çok vazgeçilmez oyuncular bulunmasa da süre bulması için biraz daha sabırlı olması gerekebilir. kevin durant’i andıran fiziği ile ne kadar yetenekli olduğunu görmek için biraz izlemek yeterli.3

unemployable

lotaryadan seçilen oyunculara bakıldığında şu ana kadar en çok hayalkırıklığı yaratanlar ise washington ve minnesota’nın iki kanat oyuncusu otto porter jr ve shabazz muhammad. porter sakatlığının da etkisiyle hiç kendini gösteremedi ama o daha tamamlayıcı, çok yönlü bir oyuncu olarak etrafında daha iyi oyuncularla, daha kolay bir geçiş yaşayabilir. yine de playoff hedefi olan washington’da şimdilik trevor ariza’yı kesebileceğini zannetmiyorum. lisede iki sene öncesine kadar “next best thing” olarak gösterilen shabazz muhammad’in işi pek kolay değil. hem formsuz bir hazırlık dönemi geçirdi, hem de minnesota’da 2-3 pozisyonlarını dolduran kevin martin, alexey shved, corey brewer ve chase budinger dörtlüsünden üçünün kontratı daha bu yaz yapıldı ve kimse dakikaları shabazz’a hediye etmeyecek.

jeremy

takımlarında şu an için rotasyonun dibinde gözükseler de, uygun şartların oluşması ve kendilerini geliştirip hazır tutmaları halinde yeteneklerini gösterebilecek potansiyeller var. jamaal franklin’in çok yönlü oyunu memphis’te rotasyonu zorlayabilir. tony mitchell bir zamanlar ilk tur kalibresinde görülüyordu ama draft’a doğru serbest bir düşüş yaşadı. detroit’in ligdeki en atletik ön alanlarından birine sahip olduğunu söylersek akıllara hemen andre drummond ve josh smith gibi süper atletik oyuncular gelebilir ancak benchte şans bekleyecek olan mitchell’ın atletizmi de abilerinden aşağı kalır gibi değil. iyi bir lise kariyerinden sonra ucla, arizona, florida gibi programlardan burs teklifi alsa da babasının çalıştırdığı mütevazı detroit’i tercih eden ray mccallum jr, özellikle yaz ligi maçlarında ligde tutunabileceğini gösterdi ama sacramento guard mezarlığında gömülmüş durumda ve kısa vadede şans bulması biraz zor gibi gözüküyor. allen crabbe beklentilerin çok altında kalsa da seçilmesinin en büyük sebebi olan dış şutunu tekrar bulması halinde mccollum’un da sakatlığıyla portland’da rotasyona sızabilir ama kolej kariyeri boyunca kafası ara sıra gidip gelen bir adamdı, çok bel bağlamamalı. dallas’ta ricky ledo akademik yetersizlik nedeniyle providence’ta bir dakika bile oynayamadı ama zaman zaman aptalca işler yapsa da sokak basketbolcularını andıran top hakimiyeti ile enteresan bir adam. rick carlisle’ın sınıfında söz alması oldukça zor gözüküyor.


  1. http://www.dxcoffee.com/eng/wp-content/uploads/2013/08/ssssssss.jpg
  2. http://www.youtube.com/watch?v=FQ4GA3GB3Wk
  3. http://youtu.be/y0aPXO2UwLY