Skip to content

Miami Heat Nedir, Ne Değildir

Miami Heat'i eşsiz kılan temel prensipler.

Miami Heat normal sezon performansıyla belki de 2000 model Lakers’tan beri basketbol coğrafyasını tamamen domine eden ilk takım oldu. Atletik kısalar, mükemmel şutörler, LeBron’un eşsiz yetenekleri… 3 senenin sonunda Spoelstra elindeki kadrodan azamî seviyede verim alabileceği bir strateji inşa etmeyi başardı. 27 maçlık galibiyet serisiyle tüm seyircileri hayrete sürükleyen Heat, ihtişamlı basketboluyla şampiyonluk favorilerinin başında geliyor.

NBA’in savunma kurallarını değiştirmesiyle beraber basketbol son 10 senede geri dönüşü olmayan bir evrim sürecine girdi. Artık NBA savunmaları, herkesin hareket halinde olduğu, sonu gelmeyen yardımlarla inşa edilmiş girift yapılara benziyor. Miami Heat belki de tüm ligde en agresif yardım savunması getiren takım.1

Heat 100 pozisyon başına en az sayı yiyen yedinci takım. Atletik ve savunma sezgisi yüksek oyuncular rakip kısaları adeta terörize ediyor, açılan boşlukları yardımlarla dolduruyor, rakip hücumu topyekun boğuyorlar. Garip bir organizmaymışçasına, hatta bir nevi akordeonmuşçasına ahenkle açılıp kapandıklarına, savunmadaki tüm gedikleri elbirliğiyle doldurduklarına şahit oluyoruz.

Mesela pick&roll’ler. Birkaç senedir NBA izleyen hemen her insan, Heat’in tercih ettiği pick&roll savunmasını fark etmiştir muhtemelen. İki Heat oyuncusu, rakip ball-handlerın önüne adeta bir duvar örüyor. Bu sayede ya rakibi tuzağa düşürüp topu çalıyorlar ya da ikili oyuna fırsat vermiyorlar.

pnr1

Yukarıdaki resimde Wade ve Haslem, 3’lük çizgisinin dışındaki Gordon’a ikili baskı yapıyor.2 Perde sonrası içeri devrilen uzunu (Lopez) bir anlığına boş bırakmış gibi görünüyorlar ama topu tutan oyuncuya (Gordon) pas imkanı vermedikleri için ikili oyunu henüz başlamadan bitirmiş oluyorlar.

Başka bir ayrıntı da Mike Miller’ın yaptığı yardım savunması. NBA’de hemen her takım devrilen uzun için yardım savunmasını bu şekilde getirir. (Yani weaksideda yay etrafında bekleyen bir şutörün savunmacısı.) Fakat Miller’ın getirdiği yardım savunmasının zamanlaması önemli. Gordon’un, Lopez’e dengesiz bir pas atmaya cesaret edememesini sağlıyor. Üstelik yardım savunmasını erken getirdiği için esas adamına (Aminu) anında dönebilme şansını da kaybetmiyor.

2

Pick&roll ihtimali tamamen yok olduğu için Gordon, diğer kanattaki Aminu’ya pas veriyor. Haliyle Haslem, Wade’le beraber Gordon’a yaptığı baskıyı bırakıp Lopez’e geri dönüyor. Miller da kendi adamına (Aminu) geri dönüyor (eğer yardımı geç getirmiş olsaydı, esas pozisyonuna geçmesi de zor olacaktı).

3

ve Heat agresif savunmasıyla ikili oyunu başarıyla püskürttüğü için Hornets hücuma baştan başlamak zorunda kalıyor.

Şimdiki videoda hem ball-handler’a yaptıkları baskıya, hem de weakside köşeden hemen yardım savunması getiren isim Wade olduğunda senaryonun nasıl geliştiğine dikkat edin.

Tuzakları yarıp geçmek konusunda en usta isimlerden biri olan Monta Ellis, Heat’in atletizmle örülmüş bu duvarını yarmaya çalıştığındaysa şöyle oluyor:

Heat’in agresif hamleleri rakibin hücumunu bitirmezse, Heat oyuncuları için savunma rotasyonu başlıyor. Şimdiki videoda tek tek oyuncuların reaksiyonlarına bakın.

Heat önce ilk ikili oyunu püskürtüyor. Daha sonra Hornets sağ köşede Brian Roberts ve Lopez’le yeni bir ikili oyun deniyor. Haslem ve LeBron, Roberts’a ikili baskı yapıyor. Fakat Roberts, pası Lopez’e ulaştırınca, diğer köşedeki Miller yardım getiriyor. Bu defa Miller’ın sol köşedeki adamı (Aminu) boş kalınca, Lopez ona pas atıyor. Fakat Chris Bosh yardıma geliyor ve en sonunda Wade’in de doğru pozisyon almasıyla topu kazanıyorlar.

Tabii Heat’in stratejisini nihaî bir ikili oyun savunması olarak düşünmemek lazım. Pick&roll günümüz basketbolundaki en etkili oyun ve kesin bir çözümü yok. Mesela Bulls’un PnR savunması Heat’in prensiplerine tamamen ters ama yine de etkili. Her takım kendi kadrosuna göre en ideal savunmayı inşa etmeye çalışıyor.

Wade, LeBron, Battier… Eşsiz Heat kadrosunun yarattığı baskılı savunma anlayışı yalnızca pick&roll’de değil, tüm müdafaada kendini gösteriyor.

Heat’in baskılı savunması belli defoları da beraberinde getiriyor elbette. Savunmada birbirlerinin adamlarını tutmak için rotasyona başladıklarında ister istemez belli ölçülerde dengesiz yakalanma ihtimalleri doğuyor. Mesela rakibe yayın gerisinde sık sık boş şut imkanı verdikleri için 3’lük yiyorlar. Hem savunma rotasyonu, hem de bazen yarım uzunla oynamaları savunma ribaundu pozisyonunu kaybetmelerine sebep olabiliyor (Savunmada toplam ribauntların yüzde 27’sini rakibe kaptırıyorlar. Bu alanda sondan yedinci sıradalar. Üstelik kısa 5’lerle oynadıkları için rakip kadrodaki hücumcu uzunlara karşı zorlandıkları da malum. Eşleşmenin en önemli etken olduğu playoff’larda Grizzlies veya Spurs gibi hacimli uzunlara sahip olan takımlara karşı belli zaaflar yaşayacakları aşikar. Önemli olan, zaafiyeti kuvvetli oldukları alanlarla tazmin edebilmek.).

Basketbolda her şeyin mükemmel olması imkansız. Kadronun güçlü ve zayıf yanlarına göre optimum seviyede bir oyun anlayışı geliştirmek gerek. Zaten belli defolarına rağmen Miami’nin agresif savunması, bizzat hücumun önemli bir parçası (100 pozisyon başına rakibin top kaybı sonrası en fazla sayı bulan üçüncü takım). Transition’da rakip sahaya geçtiklerinde, oyunun temposunu ve tonunu dikte ettirmeye başladıklarında yapacak pek bir şey kalmıyor.

Tabii geçiş hücumunda lig tarihinin en kuvvetli ekiplerinden biri olmaları, yarısaha hücumunda da muhteşem oynadıkları gerçeğini gölgelememeli. Heat’in yardımlaşma ve alan paylaşımı üstüne kurulu savunma prensipleri, hücumlarına da yansıyor. Top hemen hiçbir oyuncunun elinde bir saniyeden fazla kalmıyor. Heat hücumlarını seyrederken adeta bir mucizenin yaratılışına şahit oluyoruz; her oyuncunun sonu gelmeyen bir pas akışının parçası olması, 4.5 kısanın yay etrafına dağılarak alanı açması, açılan boşlukta icra edilen pick&roll’ler, atletik ve delici oyuncuların mükemmel şutörlerle beraber adeta hayalî bir dansın adımlarını tekrar edermişçesine ahenkle hareket etmesi…

Heat, 100 pozisyon başına en fazla sayı bulan takım. Şuursuz bir paslaşmadan değil, rakip savunma hattını delerek doğru şutu bulmak hedefiyle inşa edilen bir organizasyondan bahsediyoruz.3

Her iki pozisyonda da Heat’in nasıl paslaştığı, rakip savunmanın dengesini nasıl yıktığı görülüyor.

Hangi oyuncunun guard, forvet veya center mevkiinde oynadığının anlaşılamadığı, tüm pozisyonların adeta eriyerek birbirine karıştığı Heat hücumlarında topsuz hareket, yalnızca dekor olarak kullanılan sahte aksiyonlar, dribble hand-off’lar ve pick&roll’ler içiçe geçiyor. Bahsettiklerimi kelimelerle ifade edebilmek mümkün değil.

Başta LeBron olmak üzere hemen her oyuncunun özgürlüğü var ama ne olursa olsun kendilerini özel kılan prensiplerden vazgeçmiyorlar. Mesela şu örneğe bakın.

Önce Spurs’un kullandığı Motion setlerinden birini deniyorlar.4 LeBron’dan topu alan Cole, sağ köşede bekleyen Battier’e pas veriyor. İyi şut bulmalarına rağmen basket gelmiyor ve hücuma bir kez daha başlıyorlar. Bu defa Ray Allen, sanki LeBron’la ikili oyun oynayacakmış gibi bir perde yapıyor. Aslında bu perde, yalnızca esas aksiyonu gizlemek için yapılan bir dekor. Akabinde LeBron ve Andersen high pick&roll oynuyorlar. LeBron tarihin gördüğü en acayip yaratıklardan biri olduğu için potaya dek gidip smaç basıyor ama smaç ânında köşelerde bekleyen 3’lükçüler, Heat’in hücum prensiplerine dair daha önemli ipuçları vermekte.

3pgfmb

Şut attıkları bölgelere bakınca, günümüz basketbolunu fethetmiş olan verimlilik istatistikleriyle uyumlu bir hücuma sahip olduklarını hemen fark etmek mümkün. 100 pozisyon başına en fazla 3’lük deneyen takımlar listesinde 5. sıradalar. Üstelik basketbolun en verimsiz hücumu olan orta mesafeli şutları en az kullanan ilk 10 takım arasındalar.5

Üstelik daha kısa mesafeli (ve kolay) olduğu için 3’lüklerde sürekli köşeleri tercih ediyorlar. Maç başına tepeden denenen 3’lük sayısında yalnızca 20. sıradalar. Köşelerden 3’lük deneme listesindeyse zirvedeler. Battier, Allen, hatta Chris Bosh… Sürekli köşelerden 3’lük isabeti buluyorlar.

Zaten topu LeBron’a verdiklerinde asla oyundan kopmuyor, sürekli topsuz hareket ediyor ve rakibin LeBron’a yoğunlaşması sebebiyle boş şut imkanı buluyorlar.

2010 Finalleri’nde Wade ve LeBron’un görev ifa edermişçesine sırayla oynadığı, pek çok savunmaya karşı afallayabilen iptidaî strateji artık çok eskilerde kalmış gibi görünüyor. LeBron, Wade, Battier gibi oyuncular sayesinde tamamen kısalmayı göze alabilen, bunun ödülünü hem hücumda, hem de savunmada alan Heat; LeBron’un komutasında şekillenen,6 cüretkar prensipler üstüne inşa edilmiş ama emprovizasyonla sürekli gelişen, değişen, farklı renk ve simalara bürünen hücumu ve eşsiz savunmasıyla yalnızca Doğu Konferansı’nda değil, tüm ligde en kuvvetli şampiyonluk adayı olarak görünüyor.

Playbook

Heat’in playbook’unda şık ve eğlenceli pek çok oyun var. Hücumlarını durdurulamaz kılan temel prensiplere dair ipuçları veren, pek çok sahte aksiyonla rakip müdafaaların dengesini bozan, küçük birer mücevhere benzeyen bu oyunlardan birkaçı:

11

Heat rakip yarısahaya horns tertibiyle yayılıyor. İki oyuncu (Battier ve Andersen) elbow’larda, iki oyuncu (Wade ve Allen) köşelerde, Norris Cole ise topu getiriyor. Cole ile Wade birbirlerine doğru ilerleyip dribble hand-off yapıyorlar.

12

Sol kanattaki Norris Cole önce sol köşeye cut yapacakmışçasına bir hamle yapıyor ama rotasını değiştirip sağ kanada cut yapıyor. Bu esnada sağ köşedeki Ray Allen da sol köşeye cut yapıyor.

13

Sol elbow’daki Battier, Wade için perde hazırladıktan sonra derinlemesine cut yapıp sağ köşeye gidiyor.

14

Battier sağ köşeye giderken, diğer elbow’daki Chris Andersen de Wade için bir perde hazırlıyor. Akabinde potaya devriliyor.

15

Topsuz hareket eden 4 farklı oyuncu, Buck savunmasının dengesini bozmaya yetiyor. Wade, artık sağ köşede bekleyen Battier’e pas verince boş 3’lük geliyor.

Oyun maç esnasında şöyle görünüyor:

Tabii oyunun her ânında farklı bir tercihte bulunabilirler. Rakibin zaaflarını okuyup, ânında reaksiyon gösteriyorlar.

Şimdi anlatacağım oyun fazlasıyla basit. Fakat rakibin dikkatsiz davrandığı anlarda sık sık oynadıkları için yazmadan geçemedim.

Yine horns tertibiyle rakip yarısahaya yayılıyorlar. Tıpkı bir önceki oyunda olduğu gibi topu getiren oyuncu (Cole), köşelerdeki bir oyuncuyla (Allen) dribble hand-off yapıp yer değiştiriyor.

1hrns

Ray Allen, artık tepede. Elbow’lardaki iki oyuncudan birine pas verecek, akabinde ikisinden birinin perdesini kullanarak pota altına cut yapacak.

Şimdiki oyun, ilk anlattığım oyuna çok benziyor (Hatta ilk oyunun biraz değiştirilmiş versiyonu olduğu bile söylenebilir.). That filthy traitor Ray Allen [® Simmons] Boston’u bırakıp Heat’e geçtiğinde, Spoelstra Celts’in playbook’unda bulunan ve Allen’ın yeteneklerine ithafen çizilmiş bu şablonu da playbook’a ekleme kararı aldı.

21

Sağ köşedeki Ray Allen, Rashard Lewis’in perdesini kullanıp tepeye çıkıyor. Wade’e perde yaptıktan sonra sol kanada doğru cut yapmaya devam ediyor. Bu esnada sol köşedeki -resimde görünmeyen- Heat oyuncusu da diğer köşeye cut yapıyor.

Ray Allen sol kanada ulaştığında, Chris Andersen Allen’ın savunmacısını (Rockets switch yaptığı için Parsons) perdeliyor. En nihayet Wade’in asistiyle Ray Allen bomboş 3’lüğü gönderiyor. Tabii farklı şekillerde de uygulayabiliyorlar bu oyunu.

Heat’in playbook’unda başka oyunlar da var (Mesela birkaç Motion şablonu oynadıklarından yukarılarda da bahsetmiştim). Tüm bu oyunlar, Heat’in temel prensiplerine akseden süs eşyalarına benziyor. Eğer temel prensiplerini böylesine kararlılıkla sahaya yansıtmaya devam eder ve playoff’ta yaşayabilecekleri eşleşme problemlerini eşsiz oyun stratejileriyle tazmin edebilirlerse parlak yüzükler ve muzaffer hikayelerle hatırlayacağımız bir hanedan olarak NBA tarihine geçmeleri kuvvetle muhtemel.

  1. Birkaç maç izleyince bile hemen belli oluyor. Raptors’ın STATS LLC sayesinde elde ettiği SportVU verileri de bunu doğruluyor zaten. []
  2. Uzun savunmacının tuzak kurmak amacıyla rakip kısaya baskıya gelmesi için kullanılan pek çok terim var: hedge, blitz… PnR nerede yapılıyor olursa olsun (high pick&roll, side pick&roll, elbow pick&roll…) Heat’in stratejisi aynı. []
  3. eFG yüzdeleri %55. İstatistiklerle ilgilenenler, bu yüzdenin akıl almaz derecede yüksek olduğunu fark etmişlerdir. []
  4. Motion – Strong. Daha önce bahsetmemiştim ama YouTube’a bir video yükledim. Buralara bir yerlere tıklayarak nizami uygulanışını izleyebilirsiniz. []
  5. Orta mesafeli şutların verimsiz olması, asla kullanılmamaları gerektiği anlamına gelmiyor. Her takım kendi kadrosuna en uygun stratejiyi belirlemeli. Mesela Celtics’in attığı sayıların %24,5’u orta mesafeli şutlarla geliyor. Garnett’i 3’lük atmaya teşvik etmek veya kariyeri boyunca nazaran az kullanmış olmasına rağmen sürekli alçak post’a yönlendirmeye çalışmak abuksubuk bir hareket olurdu. Stratejiyi tayin eden, her kadronun kendine has dinamikleri. []
  6. LeBron Heat hücumunun merkezi. Elbette ki Wade ve Bosh üstüne kurulmuş bir takım da başarılı olabilirdi ama şu anki yapı LeBron’un yetenekleri merkez alınarak yaratıldı. Spoelstra, koçluk kariyerindeki en büyük pişmanlık olarak ilk senesinde LeBron’a mutlak özgürlük vermemesini gösteriyor. Artık LeBron yalnızca köşelerde bekleyen, büyük 3’lünün bir parçası gibi oynayan bir oyuncu değil, Heat’in oynadığı basketbolun odak noktası. Bu söylediklerimi maçları izlemeksizin birkaç videoyla anlatabilmek imkansız. []
[fbcomments]