Skip to content

Notlarda Yolculuk

23 Şubat… Aslında sıradan bir gün, tarihten bir yaprak. Ancak bu satırların yazarının gönlünü çelen kimilerinin doğduğu, bazılarının öldüğü bir gün.

Kimileri için bir mana taşımasa da bazıları için adeta bir fetiştir günün öyküsünü okumak. Kim bilir bir tanıdıklarının ölüm ya da doğum günlerinden yola çıkarak başkalarıyla özdeşim kurma çabasıdır. Bazen bir tutkudur, kimi zaman da sadece bir meraktır.

23 Şubat… Aslında sıradan bir gün, tarihten bir yaprak. Ancak bu satırların yazarının gönlünü çelen kimilerinin doğduğu, bazılarının öldüğü bir gün. En sevdiği bestecilerden George Frideric Handel doğmuş, en hüzünlü çello konçertosuna imza atmış Edward Elgar ölmüş. Çok sevdiği Zweig intihar etmiş; çocukluğunun kahramanlarından Sir Stanley Matthews da son nefesini vermiş. Müsaadenizle biraz notları aralamalı, belki de bugün biraz çalakalem takılmalı…

Şüphesiz barok müziğin ilahlarından biriydi 23 Şubat 1685’te Almanya’da doğan Georg Friedrich Händel. Yeteneği bir tarafa, çok şanslıydı. Almanya’daki patronu bir anda İngiltere Kralı olunca, üzerinde güneş batmayan imparatorluğun kapıları kendisi için sonuna kadar aralanmıştı. Kraliçe Anne’in ölümünden sonra tahta geçecek bir Protestan bulunamayınca, Alman Georg olmuştu I. George, Händel saray bestecisi.

İngilizce bilmeyen çiçeği burnunda İngiltere Kralı’nın gözbebeğiydi Händel. Thames Irmağı’nı turlayan saltanat kayıklarında, belki de Almanca konuşmaktan kaynaklanan dostluk bir efsaneyi yaratmıştı. Birçok bestesi yer yer o zamanın halkına fazla gelse de Hamburg’un Telemann diye inlediği, Leipzig’in Bach’a kavuştuğu yıllarda, vatandaşlığını aldığı İngiltere’de George Frideric Handel olarak ölmüştü. Birçok önemli bestesine imza attığı, son nefesini verdiği ev bugün müze. Jimi Hendrix’in bir dönem komşusu olması, tesadüfün eseri olsa gerek. Birinci değil de onun oğlu İkinci George için bestelediği bir eser var ki onu her Şampiyonlar Ligi akşamında dinliyoruz.

79 yıl önce bugün son nefesini veren İngiliz Edward Elgar, Bach’ın süitleriyle domine ettiği çello repertuarının belki de en iyi konçertosunu yazmıştı. Birinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde bestelenen eser, saf hüznün notalara dökülmüş hali olarak anılırken, Jacqueline du Pré’nin yorumuyla ilahi bir yakarışa dönüşecekti.

Sadece 22 yıl yaşamış bir genç var; bir dönemin Almanyasını anlatıyor, kaleminden dökülen sözler Nasyonal Sosyalist Parti’nin marşı olarak biliniyor. Şüphesiz 23 Şubat 1930’da ölen ‘Nazilerin biricik azizi’ Horst Wessel yaşasa, 1933’teki iklim değişikliğini müteakip çok önemli görevler alacaktı. Onu öldüren Albrecht Höhler’in önce altı yıl hapse çarptırılıp Nazilerin iktidara gelmesinden sonra idam edilmesine şaşıran yok; Wessel’in ise propaganda tarihinde önemi çok!

Stefan_Zweig_dead_Journey_Into_the_Past

23 Şubat 1942 sabahı bulmuşlardı Zweig’ı. Karısıyla birlikte cansız sırtüstü yatıyordu. Titizce düzenlenmiş bir masada, pulları yapıştırılmış veda mektupları vardı. Hitler’in iktidara gelişinden sonra Avusturya’dan kaçmak zorunda kalmış yazar, Avrupa’nın kendisini yok etmesine dayanamamıştı:

“Bütün dostlarımı selamlarım! Umarım, uzun gecenin ardından gelecek olan sabahın kızıllığını hâlâ görebilirler! Ben, çok sabırsız olan ben, onların önünden gidiyorum.”

Daha tüyü bitmemişken, 17’sinde Miles Davis’in yanında davul çalmaya başlayan Tony Williams, yaş sınırı nedeniyle büyük ustanın turnelerine katılabilmek için bir süre beklemek zorunda kalmıştı. Caz tarihinin efsanevî davulcusu da 1997’nin 23 Şubat’ında son nefesini vermişti.

Hiç izlemediği halde, onu anlatırken gözleri ışıldayan bir babanın, oğluna bıraktığı futbol aşkının cisimleşmiş haliydi Sir Stanley Matthews. Haliyle de bir çocuğun kahramanlarından biriydi; onu ballandıra ballandıra anlatandan yıllar sonra, tam 13 sene önce göçmüş gitmişti…1

Hâlâ rüyalarımda Matthews sağdan akıyor, Garrincha ile aynı kanattan bindiriyor. Best en güzel çalımları atıyor, Puskas soluyla gömüyor. Metin havada asılı kalıp kalenin fotoğrafını çekiyor, Lefter uzaktan kaleyi buluyor. Af buyurun, Di Stefano, her yeriyle bile gol atıyor! Fakat gün artık sadece öyle çınlamıyor.

  1. Sir Stanley Matthews için: http://tr.eurosport.com/futbol/gunun-tarihi-buyucu_sto3635701/story.shtml []
[fbcomments]