Skip to content

Atlantik Kıyısından Leningrad Kışına: Agustín Gómez ve İspanyol Sovyetler

Wikipedia'daki rutin gezintilerimden birinde ipin ucu, SSCB’ye kaçan İspanyol ve Bask çocukların -ve onların çocuklarının- hikayesine çıktı.

Benim kötü bir huyum var. Boş zamanlarımda (ki bugünlerde fazlasıyla buluyorum) Wikipedia’da geçmiş yıllara ait çeşitli turnuvalara katılan kadrolara bakıp, ulusal takımlarda başka bir ülke kökenli adamları bulmak, onların izini sürmek… Hayır, ayrımcı değilim. Ama her zaman bir yerlerden göçmek zorunda kalmış, veya çok kültürlü bir evliliğin sonucu olarak dünyaya gelmiş veya ülke içindeki farklı bir etnik gruba ait olan, öyle ya da böyle öteki olarak görülüp yine de kendini kanıtlamış kişilerin hikayeleri ilgimi çekiyor.

Yine böyle bir saçma gezinti sırasında Sovyetler Birliği futbol takımının 1952 Helsinki Olimpiyatları kadrosuna denk geldim. Kadroda tipik Sovyet isimli oyuncuların (ve de efsane İgor Netto’nun) yanı sıra Gómez diye bir isim vardı. Sovyetler’de özellikle o yıllarda dış ülkelerden gelen fazla azınlık bulunmazdı, o yıllarda hala Stalin iktidardaydı ve glasnost’un icadına daha uzun yıllar vardı. Bu “Gómez”in hikayesini merak ettim ve çok ilginç bir hayat hikayesi, ve ipin ucunu aradıkça yakın tarihin çok fazla bilinmeyen, en azından benim hiç duymadığım bir yaprağını buldum, SSCB’ye kaçan İspanyol ve Bask çocukların -ve onların çocuklarının- hikayesini…

Agustín Pagola Gómez, Bask bölgesinde yer alan Errenteria’da (Rentaria) 1922’de dünyaya geldi. Futbola da ülkesinde başladı. Ancak patlak veren İspanya İç Savaşı hayatını tamamen değiştirdi. Faşist General Francisco Franco’nun ordusuyla ülkesini işgal etmesi, iktidardaki Cumhuriyetçiler’in tüm çabalarına ve yurtdışından, özellikle komünist hükümet, siyasi parti ve örgütlenmelerden gelen desteklere rağmen engellenemedi. Gómez, o dönemde Moskova’dan yardım için gelen gönüllülerle Bask gençlerin yaptığı futbol maçlarında, Bask takımında yer alıyordu. Bu sırada Nazi Almanyası’nın da Franco’ya verdiği destekle birlikte Bask şehri Guernica bombalandı, böylece iç savaş ilk kez doğrudan sivil halka yönelmiş oluyordu (ve bu olay Picasso’ya o meşhur tablosunu yapacak motivasyonu sağlıyordu). Sonunda Cumhuriyetçi yönetim ve yerel halk, 1937 baharında 3 ila 15 yaş arasındaki çocukların ülkeden daha güvenli başka ülkelere gönderilmesine karar verdi. İngiltere’ye, Fransa’ya, Meksika’ya, Sovyetler Birliği’ne ve dünyanın başka ülkelerine gönderilen çocuklar, mülteci kamplarına yerleştirildi.1

İç savaş süresince 30 bin, savaştan sonra ise 70 bin İspanyol ve Bask çocuğun İspanya’dan ayrıldığı tahmin ediliyor. Bunlardan 25 bin kadarı Bask kökenliydi. Kayıtlara göre SSCB’ye gönderilen çocuk sayısı 2800 civarında.2 Onların büyük kısmı Sovyetler’de kaldı, hatta aralarından gönüllü olarak orduya yazılıp tarihi Leningrad savunmasında yer alanlar bile oldu. 2. Dünya Savaşı bittikten sonraysa bu kez Stalin çocukları faşist İspanya’ya geri göndermek istemedi. “Ben bu çocukları Cumhuriyet’ten aldım, ancak Cumhuriyet’e iade ederim.” diyordu. Stalin öldükten sonra, 1956’da yapılan geri dönüş anlaşmasıyla büyük bir kısmı geri döndü. 2012 itibariyle, bunlardan 170 tanesi hala hayatta ve Rusya’da yaşamaya devam ediyor.3

Gómez de yukarıda anlatıldığı şekilde Sovyetler Birliği’ne gitti. Önce İspanyol gençlerin kaldığı yurdun, sonra da çalıştığı fabrikanın futbol takımında (Krasnya Roza, kırmızı güller) oynadı. Kısa sürede futbol yeteneği anlaşıldı ve 1944’te Krılya Sovyetov Moskova takımında profesyonel kariyerine başladı. 1947’deyse Torpedo Moskova’ya transfer oldu.

Savunmanın ortasında ve solunda oynayan Gómez, 1952 Helsinki Olimpiyatları’na katılan SSCB ulusal takımına seçildi. O zamanki statüye göre 32 takımın eleme usulüne göre karşılaşmasıyla şampiyon belirleniyordu. SSCB son 16 turunda Yugoslavya’ya elendi, Gómez bu maçlarda oynamadı. Daha sonraki yıllarda da orak çekiçli formayı giyme şansı bulamayacaktı.

Torpedo formasıyla 185 lig maçına çıkan, takım kaptanlığına dek yükselen Gómez, 1949 ve 1952’de Sovyet Kupası’nı kazanan takımın önemli bir üyesiydi. 1952 Ocak ayında Sovyet Rusya’nın sporculara verdiği en yüksek paye olan, “SSCB Sporda Üstün Başarı Nişanı” şeklinde çevirebileceğimiz (Merited Master of Sport of the USSR, Rusça: заслуженный мастер спорта СССР), nişana layık görüldü.4 1952’de yılın en iyi 11’ine, iki kez ikinci iki kez de üçüncü 11’ine seçildi. Takım arkadaşlarının anlattıklarına göre üstün bir fiziği olmamasına rağmen oyun görüşü, hava toplarında ve rakibe müdahaledeki iyi zamanlaması, pozisyon bilgisi ve pas yeteneğiyle ön plana çıkıyordu. 1954’te futbolu bıraktı. KGB adına çalıştı. 1956’daysa geri dönüş anlaşmasından yararlanarak 20 yıl sonra ülkesine döndü. Ancak Gómez’in komünist geçmişi yetkililer tarafından iyi bilindiğinden gelir gelmez sorgulandı ve ülkede bulunduğu süre içinde sıkı bir şekilde takip edildi. Bask bölgesinde komünist yeraltı faaliyetleri düzenlemeye, bir yandan da Bask genç futbol takımlarını ve Tolosa şehrinin genç takımını çalıştırmaya devam ediyordu. (Tolosa şehrinden sonraki yıllarda başka futbolcuların da yetiştiğini, bunların en meşhurunun Xabi Alonso olduğunu hatırlatmak isterim.)

Ancak ülkesinde fazla kalamadı. San Sebastian’da yakalandıktan sonra Madrid’de bulunan, Franco döneminin simgelerinden biri haline gelen Carabanchel Hapishanesi’ne gönderildi. Burada işkence gördü, ancak uzun uğraşlar ve baskılar sonunda serbest kalabildi. Bu olanlardan sonra ülkesinden kaçtı ve çeşitli Latin Amerika ülkelerinde yaşadı. Hastalığı yüzünden Moskova’ya dönene dek gizli kimliklerle, KGB hesabına çalışmayı sürdürdü. 1975’te, henüz 53 yaşındayken hayatını kaybetti ve Donskoy mezarlığına gömüldü.

Rusya’da İspanyol kökenli başka spor adamları da yetişti. Gómez’le aynı zamanda aynı takımda yer alan Nemesio Pozuelo savaştan kaçan bir başka İspanyol’du. 12 yaşında Rusya’ya gelen Bilbao’lu Ruperto Sagasti, 28 yaşında futbolu bırakana dek Dinamo Kiev ve Spartak Moskova gibi önemli ekiplerde forma giydi, Sovyet Ulusal takımında zaman zaman çevirmen olarak görev yaptı ve efsane kaleci Rinat Dasayev, Sevilla’ya transfer olduğunda ona yardımcı olmak üzere yanında gitti. Ayrıca Moskova Üniversitesi’nde beden eğitimi bölümünde okudu ve daha sonra hocalık da yaptı. Yine futbolcu olan Juan Usatorre, Cumhuriyetçi ordudaki bir subayla sporcu bir annenin oğlu olarak Rusya’da doğdu ve 60’larda Spartak Moskova, Dinamo Minsk gibi takımlarda oynadı, SSCB ulusal takımının formasını 10 maçta giydi. 1966 Dünya Kupası’nda SSCB aday kadrosunda yer aldı, ancak takıma giremedi.

Futboldan başka sporlarda başarılı olanlar da var. SSCB’nin çıkardığı en büyük hokey oyuncularından biri olan ve genç yaşta bir trafik kazasıyla hayatını kaybeden Valeri Harlamov’un annesi Begoña, iç savaş sırasında gelmiş ve bir Rus’la evlenmiş bir Bask’tı mesela. Harlamov da Gómez’in sahip olduğu üstün sporcu nişanına sahipti. Aynı şekilde basketçi Josef Aleksandroviç Biryukov, bilinen adıyla José Aguirregaviria Biriukov da yine bir Rus baba ve savaştan kaçan Bask bir anneden Rusya’da doğmuş, 20 yaşına dek Rusya’da yaşayıp SSCB ulusal takımı ve Dinamo Moskova’da forma giydikten sonra Real Madrid’e transfer olmuştu. Hatırlatmakta fayda var, 1989’a kadar Sovyet vatandaşı sporcuların yurtdışında forma giymelerine izin verilmiyordu, Biriukov Real’le 5 yıllık sözleşme imzaladıktan sonra İspanyol vatandaşlığı alabilmek için 1 yıl bekledi ve ancak İspanyol vatandaşı olduktan sonra Real’de oynamaya başladı. 11 yıl boyunca kulüp tarihinin en başarılı dönemlerinden birinde, beyaz şimşeklerin ve İspanya ulusal takımının formasını giydi ve 1995’te kronik diz sakatlığı nedeniyle erken yaşta parkelere veda etti.

  1. Örneğin Southampton’daki Stoneham Kampı’na gönderilen çocukların hikayesi ilginç, ayrıntılar için okuyunuz http://www.basquechildren.org/ []
  2. İspanyolca olsa da Sovyet İspanyolların hikayesini anlatan güzel bir blog: http://exilioenrusia.blogspot.com/ Zaten konu oldukça ilgi çekici, gidenler, dönenler, dönünce bıraktığı yeri eskisi gibi bulamayanlar, gönderdiği çocuğunu bambaşka bir kültürle yetişmiş bulan ana babalar… Daha ayrıntılı bilgi ve ilgi çekici fotoğraflar için buraya başvurabilirsiniz []
  3. http://www.blogseitb.us/basqueidentity20/tag/los-ninos-de-la-guerra/ []
  4. Bu nişanı alan sporculardan bazıları yurtdışına iltica edince nişan geri alındı. Bunun tek istisnası Gómez oldu. []
[fbcomments]