Skip to content
Kampfbahn

Bir Değişimin Hikayesi: Schalke 04

Maden işçilerinin elinden çıkıp, enerji devlerinin takımına dönüşen Schalke 04'ün evrimi.

1930 – 1945 arası yıllar Almanya’da yaşayan herkesin aklına kötü anılarla kazınmıştır. Bu dönem yüzünden Almanlar, dünyanın gördüğü en büyük katliamlardan birinden sorumlu olmakla kalmadılar, aynı zamanda da büyük acılar çektiler. Fakat çok nadiren de olsa, Ruhr nehri ve çevresindeki insanlar gibi, o günlere dair güzel anıları olanlar da vardı.

Nazi kontrolü altındaki Almanya’da futbol da karanlık zamanlarını yaşıyordu. Birçok Yahudi takımlardan uzaklaştırıldı, bireysel yetenekler bastırıldı, makine / robot gibi işleyen sistemler takımlara adapte edilmeye çalışıldı. Fakat onca olumsuzluğa rağmen, Alman futbol tarihinin efsane takımlarından biri de bu yıllarda ortaya çıktı. Bu takım, uzun toplar gönderip sonra onu yakalamaya çalışmaktansa; sürekli yerden, kısa, hızlı ve dar alanda yapılan paslarla en müsait oyuncuyu bulup sonuca gitmeye dayanan bir taktik uyguluyordu. Bu taktikle oynanan oyuna “Der Kreisel”, yani topaç oyunu adı verilmişti. İlki 1933-34’de olmak üzere, 1942’ye kadar geçen 9 sezonun 6’sını şampiyon tamamlayan Schalke 041 kadrosunun uyguladığı bu taktik, aynı zamanda o yıllardaki Schalke onbirinin ismi haline de gelmişti. “İskoç paslaşması” olarak da anılan bu oyunu ilk uygulayan takımlardan biri, Ali Murat Hamarat’ın “Nazilere Kafa Tutmak” yazısında da geçen, Avusturya milli takımı “Wunderteam” oldu. Schalke’ye de Avusturyalı teknik direktör Gustav Wieser tarafından başarıyla adapte edildi. Bu nedenle Almanya’da “Der Schalker Kreisel” olarak anıldı.2

Birçoklarının bildiği “Die Knappen” (maden işçileri) efsanesinin gelişmesi de bu taktik sayesinde gelen başarılara dayanır. Maden işçilerinin takımı, birbirlerini çok iyi tanıyan, çoğunun yan yana yaşadığı, çalıştığı ve hatta akraba olduğu amatör futbolculardan kuruludur. Örneğin o dönemki takımın iki efsanesi Ernst Kuzorra ve Fritz Szepan’ın eşleri kardeştir. Madenlerden doğup, şehrin kültürüne işleyen çalışkanlık ve disiplini de oyunlarıyla birleştirince, Schalkeli oyuncular yoğun pas trafiğine dayanan bu taktiği rahatlıkla uygularlar.

Schalke her ne kadar sonradan efsane olarak anılacak bir takım kurduysa da, Alman milli takımı teknik direktörü Otto Nerz bu oyunu sıkıcı olarak görür. Bu nedenle onun yönetimindeki, 1934 Dünya Kupası’na katılan Alman takımına (Breslau Elf) Schalke’den sadece Fritz Szepan çağrılır. 1938’deki kupada Almanların teknik direktörü Sepp Herberger olur ama durum değişmez.  Bu sefer de sadece, Fritz Szepan ve Rudolf Gellesch takıma girebilir.

Rivayete göre Schalkeli futbolcuların, özellikle Ernst Kuzorra’nın milli takıma seçilmemesinin arkasında başka bir neden vardır. O dönemki kurallara göre profesyonellik kesinlikle yasaktır. Futbolcular maç başına en fazla 5 Reichmark – İmparatorluk Markı alabilirler. Kuzorra ve 13 takım arkadaşı bir deplasman maçında, bu kuralı bozarak, kişi başı 10 imparatorluk markı alırlar ve 1930 -31 sezonunda futboldan men edilirler. İşçi takımlarına açıkça destek veren Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi hükümeti, sırf bu olaydan dolayı, Schalke’ye mesafeli yaklaşır,3 amatörlük kuralını bozan bu futbolcuları milli takımda görmek istemez.

Bu 10 Mark hikayesi belki de kulübün yaşadığı ilk skandal olarak tarihe geçecek ama son olmayacaktı. 2. Dünya Savaşı sonrası, o mütevazı işçi takımı büyüyecek, büyüdükçe sorunları da artacaktı.

Şike skandalı ve yeni stadyum

Schalke 04, savaş sonrası tek şampiyonluğunu 1957-58 sezonunda, final maçında Hamburg’u 3-0 yenerek elde etti. Gelişmiş endüstrisiyle Gelsenkirchen ülkenin önemli şehirlerinden biri haline geliyor, maden işçilerinin takımı da yavaş yavaş futbol endüstrisinin parçası olmaya başlıyordu. Kulüp her geçen gün maddi olarak güçlendiyse de, sportif açıdan savaş dönemlerindeki başarıyı bir türlü yakalayamadı. Ayrıca savaş sonrası, 30 kilometre uzaklarında, sürekli güçlenen bir “düşman” da edindiler. Dortmund’da yaşayan, Doğu Prusya’dan gelen göçmen işçilerin kurduğu Borussia Dortmund yavaş yavaş en büyük rakipleri haline gelecek, aralarındaki maçlar “Revierderby” veya “Ruhr Derbisi” şeklinde anılmaya başlanacaktı.

Futbolda profesyonelliğin kabul edilmesinden, yani Bundesliga’nın kuruluşundan (1963) 8 yıl sonra, 1970-71 sezonu sonunda, Alman futbolu ilk büyük yolsuzluk skandalıyla sarsıldı. Schalke de bu skandalın en büyük parçalarından biri oluyordu. Bazı takımların küme düşmesini engellemek için maç sonuçlarının önceden ayarlandığı tespit edilmişti. Alman Futbol Federasyonu toplamda 52 oyuncu, 2 teknik direktör ve 6 yöneticiye; ayrıca Arminia Bielefeld ve Offenbach kulüplerine ağır cezalar verdi. Konu federal mahkemeye de taşındı ama maddi kayıp oluşmadığını öngören mahkeme bir yaptırım uygulamadı.4

Sonucu önceden belirlenen maçlar arasında, Schalke’nin sahasında Arminia Bielefeld’e karşı 0-1 kaybettiği karşılaşma da vardı. Schalke’den, aralarında Klaus Fischer gibi milli futbolcuların da bulunduğu 13 futbolcuya ağır cezalar verildi.

Schalke bu skandaldan daha güçlü bir takım olarak çıktı. 1972’de FC Kaiserslautern’i 5-0 yenerek, 37 yıl aradan sonra, ikinci defa Almanya kupasını kazandı. Aynı sezonu ligde 70’lerin efsane takımı Borussia Mönchengladbach’ın ardından ikinci sırada tamamladı.

Parkstadion

Parkstadion 1973 – 2001

Kulüp, maçlarını 1928’de inşa ettikleri “Glückauf-Kampfbahn”5 stadyumunda oynuyordu. 1973’de, 1974 Dünya Kupası için inşa edilen yeni stadları “Parkstadion”a taşındılar. Gelsenkirchen gelişiyordu. Schalke 04 daha popüler bir kulüp olmuştu. Stadyumla birlikte kulüp de büyüyordu ama Parkstadion bırakın Schalke’ye özlediği şampiyonluğu getirmeyi, uğursuz gelmişti. 1980’lere gelindiğinde Gelsenkirchen’de kömür madenleri yavaş yavaş kapatılmaya başlandı. Bu madenlerde doğmuş kulüp, sanki kapanan madenlerle birlikte kan kaybediyordu. 1981’de, profesyonel lig kurulduktan sonra ilk defa, küme düştüler. Bir sene sonra geri döndüler. 1983’de tekrar ikinci lige düşüp bir sene daha orada oynadılar. 1988’de tekrar küme düşen Schalke, 1991’de birinci lige yükselip, günümüze kadar orada kalmayı başardı.

Soğuk savaşın sembolik sonu olan Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla Almanya, savaşın açtığı son büyük yarayı da yavaş yavaş kapatıyordu. Tüm ülke, yapılan kalkınma hamlelerinin sonuçlarını almaya başlamıştı. Sanayinin yoğun olduğu Gelsenkirchen’de yerel şirketlerinin yerini global enerji şirketleri almaya başladı. Schalke 04 de bu gelişime ayak uydurdu. Geleneksel yönetim şekillerinde değişikliğe gidip yeni bir kulüp yapısı oluşturdular. Bunun ilk meyvesini de 1997’de, Inter Milan’ı, San Siro’da penaltılar sonucunda mağlup edip, UEFA kupasını kaldırarak aldılar.

Trajedi, Veltins Arena, Gazprom, Manuel Neuer

29 Eylül 1999’da Gelsenkirchen’de son kok kömürü üretimi gerçekleşti. Şehirdeki ilk üretimden bu güne 117 yıl geçmişti. Aynı yıl “Shell Solar Deutschland” ülkedeki güneş enerjisi panellerinin üretim hakkını aldı. Gelsenkirchen’in son yerel kömür madeni “Ewald-Hugo” da 28 Nisan 2000’de kapatıldı.6

Schalke 04 de bu gelişmelere paralel, 2001 Parkstadion’u kapatıp, yeni inşa edilen “Arena AufSchalke”ye taşındı. 2005 sonrası stadyum, bira üreticisi Veltins’e satıldıktan sonra “Veltins Arena” adını aldı. Veltins Arena kaldırılabilir çimleri, kapatılabilir çatısı, 65 bin seyirci kapasitesiyle Avrupa’nın en modern stadı olmuştu.

veltins_arena

Veltins Arena 2001 – Günümüz

Fakat Parkstadion’u terk etmek öyle kolay olmadı. 2000-01 sezonunun son haftasına Schalke, Bayern München’in 3 puan gerisinde girmişti. Son hafta Parkstadion’da Unterhaching’i ağırlıyorlardı. Maç 5-3 Schalke üstünlüğüyle sona ererken diğer maçta uzatma dakikaları oynanıyor ve Bayern maçı yenik götürüyordu. Bu sonuçlarla Schalke averajla şampiyon olacaktı. Schalke seyircileri Bayern maçı stad televizyonunda yayınlanıyor olmasına rağmen, sahaya girip, kutlamalara başladı. Bu arada uzatma dakikalarında Bayern’in beraberlik golü geldi. O sene ilk profesyonel lig şampiyonluğunu elde ettiklerini düşünen Schalkeliler yıkıma uğradılar. Medyada gönüllerin şampiyonu şeklinde anılsalar da daha sonra rakip takımların alay konusu olmaktan kurtulamadılar. “Ihr werdet nie deutscher Meister”7 bestesi, başta Borussia Dortmund taraftarları olmak üzere, birçok taraftar grubu tarafından, o günden sonra daha bir eğlenceyle söylendi. Bu maç Parkstadion’da oynanan son resmi maç olarak da tarihe geçti.

Schalke 2000 sonrası sadece stadını büyütmekle kalmadı. 2006’da Rus enerji devi Gazprom’la 5,5 yıllık bir sponsorluk anlaşması imzalandı.8

Avrupa’nın en modern stadı, yüksek sponsor gelirleri gibi faktörler Schalke’nin Deloitte Futbol Para Ligi’nde 2004-05 sezonundan günümüze en çok gelir elde eden 20 kulüp içerisine girmesini sağladı.9

Kulüp var oluş misyonunu tanımlarken şöyle bir cümle kullanıyor:

Kararlarımızı rasyonel bir temelde alıyoruz. Fakat karar verirken duygularımızı dışarıda bırakmanın, değerlerimize (geleneklerimize) zarar vermemesi gerekiyor.”

2008-09 sezonunu çok kötü geçirip, ligi 8. sırada tamamlayan Schalke, 1 Temmuz 2009’da futbol takımının başına tam sorumlu olarak Felix Magath’ı getirdi. Magath’ın takımı, ilk senesinde ligi Bayern’in arkasında ikinci tamamladı. Bir sonraki sezon şampiyonlar liginde iyi işler yapmalarına rağmen ligde bir türlü işler yolunda gitmiyordu. Bu arada taraftarlardan ve oyunculardan Magath’a karşı tepkiler yükseliyordu. Kale arkası tribünlerde, Schalke’nin ateşli taraftarları içinde büyüyen Manuel Neuer, artık o kalenin tek sahibi ve takım kaptanıydı. Taraftarın kendilerinden biri olarak gördüğü bu isim, kaybedilen bir maçtan sonra Magath’ı üstü kapalı eleştiriyor, takımın bir taktiği, disiplini olmadığından bahsediyordu. Bu demeçler takımı yönetiş şeklinden dolayı zaten Magath’a kızgın olan taraftarı ateşlemiş oluyor, taraftar Magath’a karşı Neuer cephesinde saf tutuyordu. Protestolar giderek arttı. Tecrübeli çalıştırıcıya Neuer’in bu sözleri ve onu Bayern’e gönderip göndermeyeceği sorulduğunda Magath ilginç cevaplar vermişti. Neuer’in kendisi için böyle sözler kullanmayacağını, ayrıca onun Schalke’nin evladı ve kaptanı olduğunu söyledi. Sözleşmesinin bittiği 2012 sezon sonuna kadar da onu hiçbir yere göndermeyeceğini ekledi. Magath’ın açıklamaları suların durulmasına yetmedi. Daha sonraki demeçlerinde artık Magath da Neuer’i suçlamaya başlamıştı. Yönetim taraftara Mart ayına kadar direnebildi ve Mart 2011’de Felix Magath’la yollar ayrıldı. Sorunlar bununla bitmedi. Manuel Neuer’in Bayern München’e gideceği dedikoduları giderek arttı. O güne kadar onu kulüpte tutan Magath artık yoktu. Taraftar bu sefer de Neuer’e sevgilerini gösteren, yönetime onu satmaması için uyarılarda bulunan, Neuer’in onların değeri, geleneği olduğunu anlatan pankartlar açmaya, besteler yapmaya başladı. Magath’ı göndererek zafer kazandığını düşünen taraftara asıl darbe 20 Nisan 2011’de indi. Sadece 1 ay sonra, o çok sevdikleri Manuel Neuer, sözleşme yenilemeyeceğini, Bayern’e gideceğini açıkladı.

Değerlerine zarar vermeden rasyonel temellerde karar almaya çalışan Schalke yönetimi önce Magath’la sonra da Neuer’le vedalaştı.

Günümüz

2012-13 sezonuna kadrosunda Huntelaar, Afellay, Farfan gibi isimlerle başladılar. Bu isimlerin yanında Kyriakos Papadopoulos, Lewis Holtby, Julian Draxler, Benedikt Höwedes, Roman Neustädter gibi birçok kaliteli futbolcuya sahiptiler.  Ligin ilk haftaları çok iyi gitti. Ama sonra sakatlıklar ve sorunlar ortaya çıktı. Takım çok gol kaçırmaya ama çok rahat goller yemeye başladı. Tıpkı Magath’la geçirdikleri sezondaki gibi ligde işler kötü gidiyordu ama şampiyonlar ligi grubunu yenilgisiz 12 puanla lider tamamladılar. Sezona 2004 yılında taraftarlar tarafından yüzyılın Schalke teknik direktörü seçilen Huub Stevens’la başlamışlardı. Ama yüzyılın teknik direktörü devre arasına girerken 1-3 kaybedilen Freiburg maçı sonrası kovuldu. Ara transfer döneminde Tottenham’la gelecek sene için anlaşan Lewis Holtby, sezon sonunu beklemeden ayrılmaya karar verdi. Afellay, Papadopoulos gibi isimlerin uzun sürecek sakatlıkları varken bir de takımın beyni görevindeki Holtby’nin ayrılması Schalke için hiç de iyi olmadı. Sol kanada Lyon’dan yapılan Michel Bastos takviyesi yararlı bir hamle gibi gözükse de Lewis Holtby’nin yerini doldurmaları çok zor olacak. O ayrıldıktan sonra çıktıkları ilk maçta, belki de ligin en zayıf takımı olan Greuther Fürth’e evlerinde 1-2 yenildiler. Holtby’nin bölgesine Dynamo Kiev’den kiralık olarak alınan Raffael’le bir takviye yapıldı. Daha önce Hertha Berlin’le bir Bundesliga deneyimi olan Raffael’in yeterli olup olmayacağını zaman gösterecek. Takımın kanat savunmasında da çok büyük açıklar var. Bu açıklar daha çok yardımlaşma ve mücadele eksikliğinden ortaya çıkıyor. Kanatlarda önde oynayan futbolcular geri dönüşlerde sorun yaşarken, Holtby’nin eksikliğinde merkezde de problemler oluyor. Kısacası Schalke’nin gidişatı hiç de iyi görünmüyor. Bu şekilde giderlerse  gelecek sene için Avrupa kupası vizesi bile zora girebilir. Ama kadroları hala kaliteli. Belki de kendilerini göstermek için daha çok mücadele ettikleri şampiyonlar liginde bunu zaten ispatladılar.

Son söz

FC  Schalke 04 sorunların, skandalların, trajedilerin takımı oldu. Bu arada çok büyüdü. Ekonomik açıdan bakıldığında bir başarı hikayesine dönüştü. Ama özlenen şampiyonluk bir türlü gelmedi. Schalke yöneticileri sponsorların kulüp kararlarını etkilemeyeceğini, kulübün geçmişine her zaman sahip çıkacağını söylüyorlar. Bu sezonun devre arasında Schalke ile Bayern München arasında bir hazırlık maçı yapıldı. Maç Katar’da Al Sadd stadyumundaydı. Schalke maçı 5-0 kaybetti. Bundesliga’da her maçını on binler önünde oynayan bu iki takım burada sayısı 5 bini geçmeyecek bir topluluk önünde mücadele etti. Gazprom’la Katar şeyhleri arasında bir ilişki yoktur herhalde, Schalke o kadar yolu 2 günlüğüne 2. devre için çok önemli taktikler çalışmak için gitmiştir.

Schalke geçmişinden ötürü Die Knappen (Maden İşçileri) olarak anılmaya devam etse de o günleri sadece katalog çekimleri veya pazarlama stratejileri için hatırlar duruma geldi. Yazıhane ekibi NBA takımları için “Ne Lazım?” sorusuna cevap verecek reçeteler hazırlamıştı. Schalke için ne lazım sorusuna cevap ise herhalde “özüne dön, işçisin sen işçi kal” olurdu.10

  1. 1935-36, 1937-38 ve 1940-41 sezonlarında şampiyon olamadılar. []
  2. Ulrich Hesse-Lichtenberger, Tor!: The Story of German Football []
  3. Bu iddianın aksine, 1998’de The Times’da yayınlanan “En Kötü 50 Futbol Taraftarı” adlı makale Hitler’in Schalke 04 taraftarı olduğunu iddia etmiştir. Hitler’in futbolla alakası 1936 Berlin olimpiyatlarında izlediği tek milli maçtan ileri gitmez. The Times, Schalke 04’ün o senelerdeki başarısı nedeniyle bir çıkarım yapmıştır. Fakat kulüp anında The Times’a bir yazı göndermiş ve gayet mantıklı argümanlarla bunu kınamıştır. Kulübün yazısını ve The Times’ın makalesini görmek için: http://www.martinfrost.ws/htmlfiles/dec2008/hitler-football.html Ama şunu hatırlamak lazım ki, Naziler 30’lu yıllarda üstün başarılar elde eden Schalke’yi propaganda amaçlı, Yeni Almanya’nın yüzü olarak göstermeye çalışmıştır. []
  4. “Match-fixing in sport – A mapping of criminal law provisions in EU 27” []
  5. “Kavga Yolunda İyi Şans” şeklinde çevrilebilir. []
  6. Aslına bakılırsa kömür enerjisinden kurtulmak birçok açıdan faydalı olabilir. Ama anlatılanlara göre o yıl 3000 maden işçisi işsiz kalmıştır. Kısa bir bilgi edinmek isteyenler için: http://en.wikipedia.org/wiki/Gelsenkirchen#After_the_war []
  7. “Hiçbir zaman Almanya şampiyonu olamayacaksınız”: http://www.youtube.com/watch?v=DNTljw5w0qI []
  8. 2012 Haziran ayında 5 yıllık bir sözleşme daha imzalandı. Bu sözleşmeyle Schalke, ana sponsorundan en yüksek gelir elde eden kulüp oluyordu. http://www.dw.de/gazprom-to-pump-millions-into-schalke/a-2199406 []
  9. Yıllara göre sıralamaları görmek için: http://en.wikipedia.org/wiki/Deloitte_Football_Money_League []
  10. Son sezonlarda, özellikle Neuer zamanında gelen tepkilerden sonra takımda alt yapıdan gelen Schalkeli gençlere daha çok fırsat verildiğini söylemek gerekir. []
[fbcomments]