Skip to content

Yaşandı Bitti Saygısızca – II

Draft gecesi notlarının yazılıp çizildiği serinin ikinci yazısındasınız. İlk kısmı arıyorsanız, tık!

Denver Nuggets: #20 Evan Fournier, #38 Quincy Miller, #50 İzzet Türkyılmaz

20. sıradan Evan Fournier seçimi pek içime sinmedi. Muhtemelen kendisini çok sıkı takip etmediğimden Fransa liginden NBA’e geçiş biraz sancılı olacak gibi geliyor.

Bonus soruya gelen Quincy Miller cevabı ise harika. İsmini duyan lise son sınıfta yaşadığı diz sakatlığından bahseder oldu; ama ikinci turdan böyle yetenek affedilmez.

Milwaukee Bucks: #14 John Henson, #42 Doron Lamb

Kısalarınız arasında Monta Ellis varsa çok skorer uzunlara ihtiyacınız yok. Ya da oyun kurucunuz Brandon Jennings ise parayı skorer bir uzuna yatırmak istemezsiniz. Arka alanınız Melis – Cengiz ikilisinden oluşuyorsa pota altına birkaç kereste koysanız umurlarında olmaz. Ersan’ı da kaybederlerse Dalembert, Henson, Sanders, Udoh gibi bir rotasyon oluşacak ki koyacağınız keresteler bu saydığım dörtlüden daha skorer.

John Henson’ın o garip vücudu NBA’de ne kadar iş yapar ya da Bucks’ın hücumda figüran olarak oynayacak bir uzuna daha ne kadar ihtiyacı var bilmiyorum ama 42. sıradan gelen Doron Lamb’e Can Birand’la içilir.

New York Knicks: #48 Kostas Papanikolaou

Ufku batıda Hoboken, doğuda Queens ile sınırlı New York taraftarı Papanikolaou’nun adını pick açıklandığında ilk kez duyduğundan bir Knicks seçimine daha yuhalamalar eşlik etti. Free agent piyasasında epey işleri olduğundan draftte ortalığı bulandırmadılar ve seçilen dokuz uluslararası oyuncu arasından – bence – en iyisini çekip çıkarttılar. Rispekt Grunwald.

Phoenix Suns: #13 Kendall Marshall

Kafalarındaki kanat oyuncularının hemen hemen hepsinin üstü çizildiği için Marshall’a yöneldiler muhtemelen. Soruyu yanlış çözüp doğru cevabı buldular. Steve Nash, basketbol kariyerinde kalan sayılı senelerini de Arizona ikliminde geçirecekse önce sözlükte ‘sadakat’ kelimesinin karşısına fotoğrafını sonra Kendall Marshall pickinin yanına fazladan bir artıyı koymak gerek. Birkaç yılını Nash’in tezgahında harcayacak bir Kendall saf pasörden çok daha fazlası olur.

Nash’in evine dönme ya da yüzük sevdasına kapılma ihtimaline karşı  güzel muhafaza Marshall seçimi. Ama Suns onu ayağının tozuyla ilk beşe yerleştirip benzer sistemde devam etmeyi düşünüyorsa henüz ilk yılda büyük hayal kırıklığına dönüşebilir seçim.

Toronto Raptors: #8 Terrence Ross, #37 Quincy Acy, #56 Tomislav Zubcic

8. sırada saat Raptors için işlemeye başladığında Drummond ve Rivers hala masadaydı ve Toronto’da bir başarısızlık hikayesi için daha ortam hazırdı. Waiters ve Barnes’ın yukardan gidişinin yarattığı panikle Drummond’a atlamalarını bekliyordum1 ama kuzeyin çocuğu Ross’a yöneldiler. Oyunu kanatlara açarak doğru olanı yaptılar ki boyalı alanda Drummond – Jonas ikilisi pek de cazip değil.

Bu yıl CBA-101 dersini yaz okulunda almayı planlıyordum, yeni kurallara çok hakim değilim ama Tibet tilkisi Bryan Colangelo mega çakallık yaparak Fields’a 3 yıl 20 milyon dolarlık bir offer sheet önermiş. Bu durumda, offseasondaki asıl hedefleri Nash’e sulanan New York için tek yol mini mid-level kalıyor.2 Larry Coon tezgahından yetişmiş CBA guruları bu konuda bize kesin bilgiyi verecektir. Bu hamle de gösteriyor ki Raptors ikinci vizeye çalışmaya başlamış bile.

V: “Bu 5 puanı neden kırdınız hocam?”

Beşinci torbadaki takımlar iyi birer gece geçirdiler; ama herkese 100 verilecekse biz niye varız?

Boston Celtics: #21 Jared Sullinger, #22 Fab Melo, #51 Kris Joseph

Sakatlar da kafası kırıklar da iyi iş yapar Boston’da. Beş puanı Sullinger’ın belinden değil Fab Melo’dan kırdık yalnız. Jim Boeheim’ın savunma sisteminin parlattığı, ciddi anlamda basketbol oynamaya lisede futbol takımını bırakıp başlamış birini ilk tura yazmazdım ben. Belki de bir üst sıradan Sullinger’ı kapmanın rahatlığıyla Fabricio ismi gitmiştir komisyonere; ama pota altı tamamen boşalmışken ve Garnett gibi bir (de)mentor takımda kalıyorken gidiş yolu doğru olduğundan fazla puan kırmamak gerek.

Detroit Pistons: #9 Andre Drummond, #39 Khris Middleton, #44 Kim English

Corey Maggette ve Andre Drummond eklemeleriyle sezona şampiyonluk parolasıyla giren Pistons, Michigan Topuk Yaylası’nda topbaşı yaptı. Sezon açılışında sakatlıklardan korunmak için kesilen kurbanın kanı oyuncuların alınlarına sürülürken içlerindeki Avrupalı Jonas Jerebko’nun bu konuda isteksiz olması bir ara ortamı gerdi: “Ben hayatımda böyle vahşet görmedim. Ülkemi, IKEA köftesini ve Şaban Işık’ı çok özledim.”

Bu geyiği her takımda düşünüp kara günler için saklamıştım. Detroit’e geldiğimizde söyleyecek çok sözüm yok, buna mecburdum. Ama en azından Henson jo-wilfried-tongasına düşmeyip güvenli bir seçim olmasa da Drummond’a yöneldikleri için tebrik etmeli.

Houston Rockets: #12 Jeremy Lamb, #16 Royce White, #18 Terrence Jones

Yeni CBA’in açıklarını bulabilmek için sabahlara kadar çalışan Morey draft gecesi için de dersine iyi çalışmış belli ki. Üç seçim de piyasası ufak tefek sorunlar yüzünden düşen paçalarından yetenek akan topçular. Fakat ne kadar yetenekli olurlarsa olsunlar aynı yıl 10 – 20 arasından üç oyuncu seçmek yerine pickleri paketleyip yukarılara tırmanmak onlara daha çok şey katardı.

New Orleans Hornets: #1 Anthony Davis, #10 Austin Rivers, #46 Darius Miller

2012 sınıfının en büyük potansiyelini New Orleans’a götürecek senaryoyu David Stern çoktan yazmıştı zaten. Lotarya belirlenirken ne dolaplar döndü? O gece Hornets organizasyonu koçundan sahibine kadar neden oradaydı? Bir tiyatro yazılmış biz de izliyoruz… Basketbol camiasının yel değirmenleriyle dövüşen Don Kişot’u, cesur kalem Woj’a bırakıyorum bu noktada sözü.

İlk sıra için herkes hemfikir fakat Eric Gordon’a gelecek tekliflerin karşılanacağı kesinken Austin Rivers’a yönelmeleri beni şaşırttı. Yine de Monty Hoca gibi öğrencileriyle yakından ilgilenen birinin elinde bust olma riski diğer takımlardan daha az.

Philadelphia 76ers: #15 Maurice Harkless, #27 Arnett Moultrie

Sixers oyuncusu olabilmeniz için öncelikle ortalama üstü bir atlet olmanız gerekiyor. Maurice “Don’t Call Me Mo Anymore” Harkless da Moultrie de o ortalamanın epey üstünde. En büyük ihtiyaçları mı atletizm, hayır hiç değil; ama o sıralardan kalan en yetenekli oyuncular da bunlardı. Takımdaki gelecekleri pek uzun görünmeyen Iguodala ve Brand’in hemen arkalarına yerleşmeleri de tesadüf değildir diye tahmin ediyorum.

Portland Trail Blazers: #6 Damian Lillard, #11 Meyers Leonard, #40 Will Barton

Portland’ın iyi/kötü bir oyun kurucuya ne kadar ihtiyacı olduğu hakkında bir infografik:

Hakikaten bir numara açığı vahim durumdaydı. Lillard harika bir pasör ya da ‘oynatan’ oyun kuruculardan değil tam olarak ama post-Felton dönemindeki herhangi bir takıma rüya gibi gelir.

Meyers fotoğrafları birkaç yıl sonra Sports Illustrated’ın NBA Draft Busts albümlerine çok yakışacak gibi duruyor ilk bakışta ama onun hikayesi farklı olacaktır. İyi oyuncu, yetenekli oyuncu, ümit vadeden bir oyuncu.

VI: “Finalden 20 alsam AA.”

Draft gecesinden yazın tüm yükünü hafifletti buradaki takımlar. Ayık kafayla yapılacak herhangi bir hamleyle de bu güzel ortamı bozmaları mümkün görünmüyor.

Charlotte Bobcats: #2 Michael Kidd-Gilchrist, #31 Jeffery Taylor

Kısa draft geçmişinde Adam Morrison, Brandan Wright gibi ibretlik seçimler bulunan Bobcats’in, sezon sonundan draft gecesine kadar hep daha çok cilanan Beal – Thomas ikilisinin arkasından MKG’yi yakalaması şaşırttı. Büyük bir ihtimalle ilk yılın sonunda, diğer ikili daha parlak rakamlar yakaladığında Jordan’ın karanlık draft geçmişine dair hikayeler tekrar manşetlerde olacak. Fakat istikrarlı bir şekilde dipte gezen franchiseın kurtarıcısı bence Michael olacak.3

İkinci turun hemen başından gelen Jeffery Taylor da bir alt pakedi Kidd-Gilchrist’in. Üzerine bir şut expansion-pack kuruldu yalnız, dikkat.

TODO: 7 nickli Biyombo’nun yanına yakışıklısından bir elit skorer.

Golden State Warriors: #7 Harrison Barnes, #30 Festus Ezeli, #35 Draymond Green, #52 Ognjen Kuzmic

Şutör bir kısa forvet için 32 yaşındaki bir adama 10 milyon dolar, 15-20 dakika oynatacağınız yedek uzun için yontulmamış birine 7 milyon dolar vermek zorunda değilsiniz. Curry ve Klay’in yanına üçüncü bir elit şutör daha koymak için yedinci sıra seçimi yeterli. Diğeri içinse New York’un yukarı taraflarında dolaşsanız SSK+Yol+Yemek ile tavlayabileceğiniz birine rast gelirsiniz ya da otuzuncu sıra seçimini kullanmak da hemen hemen aynı masraf.

İkinci turdan da gördüğü değerden çok daha fazlasını parkeye yansıtan kaliteli bir forvetle cevap anahtarı gibi kağıt Warriors’tan.

Memphis Grizzlies: #25 Tony Wroten

Ana parçaları uzun süredir birlikte oynayan bir ilk beş ve oturmuş bir düzen var Memphis’te. Playofftaki kıpırdanışlar da gösteriyor ki meyvelerini toplamak yakındır. Hatta sakatlıklar biraz yakalarını bıraksa ilk mahsulü almış olacaklardı belki.

Bu yaz kaybetmeleri muhtemel isim birkaç kez valizleri toplamanın eşiğine gelen O.J. Mayo. Yapının en çok sallanan parçası. Onun, 2010’da atıcı rolünde monte edildiği ikinci beşin maddi desteğe ihtiyacı var. Böyle bir anda, yakın sıralardaki hemen hemen her takımın tahtasında ismi yazan Wroten en uygun yere gidiyor. Onu Mayo’yu kullandıkları gibi atıcı olarak kullanmayı denerlerse, ertesi gün “hayallerde yaşıyor bazı ibneler” tadında bir tweet gelebilir. Ya da hiç fanteziye bulaşmazlar, harika pasör berbat şutör Wroten’a pedalları değil direksiyonu emanet ederler. İki taraf için de en iyi senaryo…

Sacramento Kings: #5 Thomas Robinson

Cavaliers 4. sıradan Waiters’ı açıkladığında Sacto war roomunda herkes salmış, league sources tell YazıhaneSports.

Üstteki durumun bir benzeri var burada da, iki taraf için de rüya senaryo.4 Barnes’ın iyi bir seçim olduğuna kendilerini ikna edebilmek için duvarlara sıfatsız Outlaw’ın portresini asmışken Robinson’ı kucaklarında bulmak… Cheeseburger almaya gittiğin McDonald’s’ın komple sana devredilmesi gibi bir şey.5

Frontcourtta Marcus ile birlikteliği ligin en heyecan vericilerinden. Biyolojide bunu bize anahtar – kilit ilişkisi diye öğretmişlerdi, parkeye de uyar elbet. Bu ikiliye mi heyecanlandılar yoksa Robinson’ın hazin hikayesi mi onları etkiledi bilmiyorum ama Kings taraftarı da ilk günden sahiplenmiş T-Rob’ı.

Washington Wizards: #3 Bradley Beal, #32 Tomas Satoransky

Bir hafta önce Hornets’le yaptıkları takastan sonra kağıda yazılan Wall – ? – Ariza – Nene – Okafor beşinde soru işaretinin yerine kafadan Beal’ı yazmaya başlamıştı Wizards taraftarı. Neyse ki Bobcats bir delilik edip çilehaneye dönen Washington tribünlerini yakmadı.

Bradley Beal – Ray Allen karşılaştırmaları kariyerleri bittiğinde saçma görünecek tahminen ama taraftarın heyecanı boşa değil. Sınıfının en iyi skorerlerinden birini, çok ihtiyaç varken kaptı Wizards. Topla haşır neşir oldukça verimliliği düşen Beal’ın yanında komplimenti Wall şık duruyor.

VII: “Benim yazım çok kötü, okuyamazsın Berke yaa…”

Kod adları Ceren, Merve ve Gizem olan üç takım diğerlerinden ayrı bir yerde. Bunlar her draftte cımbızla çekip o sıradaki en sağlam seçimi yaparlar, hiç şaşmaz. Bir şekilde notlarını ele geçirip6 çalışabilirseniz bir sonraki draft sizin için de harika geçecektir; ama kolay kolay vermezler o kenarları süslenmiş defterlerini.

Oklahoma City Thunder: #28 Perry Jones

Dizindeki sakatlık şüpheleri yüzünden 28. sıraya kadar ismi okunmamıştı Perry’nin. Bırak sakatlık riskini, tekerlekli sandalyeyle oynamak zorunda olduğunu bilsen ilk turun sonunda pas geçemezsin. Draft yeteneğinden önce talih kuşu devrede bu seçimde ama Presti repütasyonuyla burada.

Fiziksel sorunlarla fazlasıyla boğuşan Perry için lotarya takımları çok iyi bir ortam olmazdı. Veteranı bol orta halli takımlar ya da kendisine yer edinebileceği contenderlar en iyi seçenekler. İkinci seçenek. Thunder. Cuk.

San Antonio Spurs: #59 Marcus Denmon

Dört yıllık kolej kariyerinde Marcus Denmon’ı kaç dakika izledim bilmiyorum ama bu sırada alınabilecek en iyi oyuncu olduğundan eminim. Kendisini araştırıp scout raporlarını okumadım, Spurs seçtiği için böyle. Ağanın bokunun üstüne bok olur mu?

Utah Jazz: #47 Kevin Murphy

İkinci turların cevher avcısı Jazz, 2003’te 47. sıra pickine sahip, seçtikleri isim Mo Williams. 2006’da yine 47. sıra Jazz’de, seçilen isim Paul Millsap. Bu yıl da aynı sıraya sahiplerdi, Tennessee Tech seniorı Kevin Murphy’i seçtiler. Southern Illinois’a7 attığı 50 sayıdan fazlasını bilmiyorum ama in tekerrür we trust!

Otuz takımın altına tek başıma girmeye kalkınca ve staj beklediğimden yoğun olunca “arkası yarın” çok gecikti. Herkese özür, buraya kadar gelenlere teşekkür.


  1. Drummond’a o kadar bulaştım ki adam iki seneye all-star olacak.
  2. Landry Fields’ın dahil olacağı bir sign-and-trade diğer seçenekti ama Knicks offer sheeti karşılayıp takasta kullanamıyor artık Fields’ı.
  3. Kelime oyunlu cin cümle.
  4. Ya da tamam Thomas Robinson’ın hayallerini Sacramento süslemiyor olabilir.
  5. Her gittiğimde bunu hayal ediyorum. Hayallerde yaşıyor bazı…
  6. Bkz: Danny Ferry, Atlanta
  7. Murat Murathanoğlu aksanıyla “Illinois” demek inanılmaz rahatlatıyor insanı ama başına bir de aynı aksanla “Southern” koymayı deneyin, pişman olmayacaksınız.