Skip to content

Yaşandı Bitti Saygısızca – I

Daha gün ağarmadan, oturup gece hakkında kesin yargılara varmaya çalışmak çoğu zaman doğru fikirler doğurmaz. Bunu NBA Drafti’nden hemen sonra yapmaya kalkarsanız durum daha da vahim olabilir. Geceden sabaha değişen çok şey yok aslında. Sabaha mutlu uyanan takriben kırk elli aile, televizyonu mutsuzca kapatıp yatağa giden, kampüsten yeni ayrılmış birkaç genç, ellinci sıradan gelecek bir uluslararası oyuncuyla bile  takımın tarihinin değişeceğine kendini inandırmış taraftarlar…

Perşembe gecesi seçilenlerin koçları tarafından nasıl kullanılacağını bilmiyoruz. Taşınacakları şehire alışabilecekler mi, bir fikrimiz yok. Kampüsün gözde oyuncusuyken kırk-sekiz dakikayı benchin en sonunda geçirmek zorunda kaldıklarında ne düşünecekler? Takım arkadaşlarıyla arayı sıkı tutabilmek için her sabah antrenmana kucak dolusu donutla geleceklerini biliyoruz sadece. Denklemde bilinenden çok bilinmeyen varken seçimler hakkında kesin yargılara varmak imkansız. Yine de drafti offseasonın ilk sınavı olarak görüp yazın nasıl şekilleneceğini değerlendirmeye kalktım. Draftin günahı olmaz denir; ama bizim günahımız bol olacaktır muhtemelen.

I: “Sıhhiye’de 20 liraya rapor ayarlayan bir yer varmış, make-up alırız hacı.”

İlk gruptaki takımlar, ilk sınavı pas geçenler. Belki bu gece umurlarında bile değildi, belki de sabaha kadar çalışmalarına rağmen işleri yoluna koyamadılar. Yazın sonunda telafi sınavı yapılmayacak; ama diğer sınavların yüzdesini yükseltiriz artık.

Los Angeles Clippers: #53 Furkan Aldemir

Geçen yaz Chris Paul için vazgeçmişlerdi bu geceden.1 Fakat telafisi için çalışmalara erkenden başladılar. Nick Young takasından sonra iyice şişen kısa rotasyonunda lüks kaçan Mo the Kolpaçino için takas piyasasını sık sık yokladıklarını biliyorduk. Kariyeri boyunca, yaşadığı en ağır durumlarda bile basketboldan uzaklaşmamış; fakat Los Angeles’dan ayrılışından sonra2 ipleri tamamen koparan eski Clipper Odom’u şehre geri getirmek iyi bir fikir.

Lamar son kez Clippers formasını giydikten sonra, dokuz yılda iki tarafta da değişen çok şey var. Lamar çok değer verdiği şeyleri kaybetti, çok yönlü oyunu iyice keskinleşti, Kardashianlar’a bulaştı, iki şampiyonluk yüzüğü taktı… Clippers ise tarihinin en heyecanlı dönemlerinde, iki yıldızıyla şehrin esas çocuğuna ilk kez kafa tutuyor. İki tarafın da birbirine dokuz sene öncekinden çok daha fazla ihtiyaç duyduğu kesin.3

Minnesota Timberwolves: #58 Robbie Hummel

Gecenin en büyük takası için anahtar kelimeleri veriyorum: Tadija Dragicevic, Shan Foster, Furkan Aldemir. Böyle bir gecede en çok özlenen isim şüphesiz David Kahn. Muhtemelen alkol ya da uyuşturucu maddelerin etkisinde kurduğu takımın eli yüzü biraz düzelince o da bir delilik yapmaktan korkmuş olacak ki ilk turdaki tek hakkını Budinger için kullanmıştı birkaç gün önce. Budinger, karanlık Yahoo! Fantasy sezonumda tüm liglerde başrol oynadığı için objektif olamayacağım. 5 sene sonra Terrence Jones’u izlerken duvarlara Love yazıp ‘kova vurmaktan ciğerim soldu’ diye ağlarsın inşallah Kahn.

Purdue’dan sevdiğimiz bir kardeşimiz Hummel, iyi de bir müslüman; ama iki kez ACL patlatmış, 5 yıllık bir kolej gediklisinden idman topçusundan fazlası olmaz.

II: “İkinci midtermden 100, finalden de 90 alsam…”

İkinci başlıkta ilk vizeden boş kağıt verip çıkanlar ya da bildiği her şeyi kağıda döküp nezaketen puan alanlar var.  Durumu toparlayabilmek için sıkı bir yaz geçirmeleri şart.

Atlanta Hawks: #23 John Jenkins, #43 Mike Scott

Danny Ferry muhtemelen henüz Atlanta’daki ofisine bile yerleşememişti seçim sırası Hawks’a geldiğinde. Hawks eski genel menajeri Rick Sund ile aşık atamaz ama Ferry’nin draft karnesi pek örnek değildir.4 Perşembe gecesi de pek parlak bir kağıt vermedi. Tabloda genç potansiyeller olmasına rağmen ‘olmuşlarından’ seçti Ferry. John Jenkins sınıfın en iyi atıcılarından biri olabilir ama iyi bir skorere evrilmesi epey zor. İkinci turdan gelen Mike Scott’ın ACC’deki istatistikleri çekici duruyor; fakat gelecek ay 24 yaşına girecek ve tavanına henüz kolejde ulaşmış gibi. 24 yaşındaki çaylak adama çanta taşıtmaya bile utanırsın zaten.

Hawks’ın en büyük ihtiyacının kısa vadede katkı verecek oyuncular olduğunu düşünen var mı?

Brooklyn Nets: #41 Tyshawn Taylor, #54 Tornike Shengelia, #57 İlkan Karaman

Draft gecesinden çok önce buradaki yerini ayırtmıştı Billy King, sene sonunda serbes kalacak Gerald Wallace’a yeşilleri dökebilmek için harcadığı 6. sıra hakkıyla. Takım şehir değiştiriyor ve bu karambolde mezubahis hamleyi ya da draft seçimlerini sorgulayacak biri yok. Brooklyn taraftarı şehre yerleşen ilk basketbol takımıyla şu anda goygoyun dibine vurmuş durumda zaten. Bu görüntüleri izledikten sonra, o an İlkan Karaman yerine sınıfının en iyi forvetlerinden Sedat Koç’un adını duysalar neler yaparlardı tahmin bile edemiyorum.

Mikhail Prokhorov, sonbahara geldiklerinde kadroda Deron ve/veya Howard’ın adını göremediğinde, bir rakı masasında, Gerald Wallace’a yatırdıkları 40 milyon doları hatırlayıp ‘ulan param yanıyor’ diye ağlayacak ama çok geç olacak…

Indiana Pacers: #26 Miles Plumlee, #36 Orlando Johnson

Marquis Teague, Arnett Moultrie, Draymond Green ya da Perry Jones hala müsaitken seçilen Miles Plumlee’yi, Bird’ün beyaz uzun uktesini doldurmasından başka bir şeye bağlayamıyorum. Giderayak imzasını attı the Legend.

UC Santa Barbara’yı en son exchange başvuruları esnasında sıkı araştırmıştım ama henüz basketbol maçlarını izleyecek kadar kafayı yemediğim için Orlando Johnson iyi bir aktör isminden fazlasını ifade etmiyor benim için.

III: “Hocam, bitirme durumum var.”

Kafa yoracak daha önemli mevzuları, draft gecesindeki kararlarını etkilemiş takımlar bu torbada. Çoğu ortalamanın altında kalmış ama biraz çaba gösterirlerse dönem sonunda ite kaka geçireceğiz. Yok eğer çalışmazlarsa teknik çizim ve C dersleriyle okulu bir yıl uzatan Cem Pekdoğru’dan ne kadar lanet bir durum olduğunu öğrenebilirler.

Chicago Bulls: #29 Marquis Teague

Bulls bu grubun istisnası ve kesinlikle ortalamanın altında değiller – hatta Teague o sıradan gayet iyi bir seçim.

Marquis sık sık kontrolden çıkan, şut özürlü bir oyun kurucu. Rose kenardayken second-uniti emanet etmek isteyeceğiniz bir adam değil yani. Rose önümüzdeki sezon oynayabilecek olsa muhtemelen daha farklı bir yol izlerlerdi. Fakat şu anki durumda Rose’un yerine idareten yaptıkları hamle akıllıca.

Dallas Mavericks: #24 Jared Cunningham, #33 Bernard James, #34 Jae Crowder

Genelde batug.com Yahoo! Fantasy liglerinde sık rastlanan bir hastalık vardır, son turlardan sleeper olur diye not ettiğiniz bir oyuncuyu çok daha iyi seçenekler varken seçiverirsiniz. Bunun en son örneği yedinci turdan seçilen Jimmer Fredette mesela. Dallas da benzer bir psikolojiyle, oratada Tony Wroten, Marquis Teague gibi aynı pozisyon için daha uygun oyuncular varken 24. sıradan Jared Cunningham’a saldırdı. Donnie Nelson’ın kolejde hocası ‘opportunity cost’ anlatırken dersi dinlemediği belli.

NBA kariyeri boyunca Dallas hakkında yazılacak bir iki hikayeden fazlasını getirmeyecek belki ama gecenin en güzel hikayelerinden biri de 6 yılını Hava Kuvvetleri’yle Irak, Afganistan ve Katar’da geçirmiş 27 yaşındaki Bernard James’di. Onun hikayesini daha önce İsmail Şenol yazmıştı.

İkinci turdaki favori oyuncularımdan Jae Crowder seçimlerini ve Deron Williams’ı evine döndürme telaşlarını düşünüp kanaatı bol kullanmayı planlıyorum Dallas’a.

Los Angeles Lakers: #55 Darius Johnson-Odom, #60 Robert Sacre

Mitch Kupchak, akşam yiyeceği yemeğe 60. sırada seçeceği oyuncudan daha çok kafa yormuştur. E haklı da. Draftten önce Lakers workoutunu kaçıran, seçildikten sonra da “Kobe’ye bir yüzük daha kazanması için yardım edeceğim.” minvalinde açıklamalar yapan bir adam  – ya da benzer kafada başka birisi –  için neden kafa patlatsın ki adamcağız.

Son 6-7 yıldır olduğu gibi yine Lakers draft ekibine fazla mesai yaptıracak bir durum yoktu. Fakat yaz boyu pek çok gece uyku kaçıracak Gasol/Bynum olayını draft gecesinden erkenden çözmek işlerine gelirdi. O gece Gasol takası olsa, beş saatlik draft yayınından çıkan Orkun Çolakoğlu direkt boğazın sularına bırakırdı kendini herhalde. “Ben onu sevmeseydim eğer, ne gözlerimde yaş, ne yüreğimde taş, ne de saçlarımda ak olurdu…”

Miami Heat: #45 Justin Hamilton

Hayallerindeki pota altı bekçisi profiline uyan bir uzunu 27. sıradan bulmaları çok olası değil ama Festus Ezeli denenebilir bir seçimdi. Ya da o sevdadan vazgeçtiyseler kucaklarına düşen Moultrie, Jones gibi kaliteli topçuları es geçmeyebilirlerdi. Hatta emekliliği düşünen Miller – Jones ikilisinin gidişini nötralize edebilecek şutörler de tablodaydı. Fakat draftten gelecek takviyelerden daha önemli bir kaygıları var. O da garanti kontrat vermemek.

Böyle bir takım için – hele yüzüğü de aldıktan sonra – paranın hiç sorun olacağını sanmıyorum; ama Big-3 yüzünden seneye ödemek zorunda kalacakları lüks vergisini düşününce mazaretleri kabul edilebilir duruyor. En azından aynı miktardaki bir kontratı çabuk katkı verebilecek, yüzün peşinde koşan bir veterana vermek daha makul.

Orlando Magic: #19 Andrew Nicholson, #49 Kyle O’Quinn

Bu yaz hem Dwight Howard’ı hem de Ryan Anderson’ı kaybetme ihtimalleri var.5 Rob Hennigan ayağının tozuyla ortalığı dağıtmak yerine Dwight takasını yaza bırakıp ikisinin de gitme ihtimalini düşünerek St. Bonaventure’nin Wojnarowski desketli uzunu Andrew Nicholson’a gitti. Yazın sonunda ikisi de kadroda kalsa bile fark yaratabilecek bir adam Drew.

Hennigan’ın öncelikli işi bu gece değildi tabii. Offseasonda ya kartları baştan karacak ya da Dwight’ı ikna edebilirse bir türlü tutmayan mayadan vazgeçip yeni bir planla yola çıkacak.

IV: “Körvden yemedim oğlum.”

Körvden yemeyenler, yemediğine sevinenler, CC’ciler bu tarafta. İlk bakışta geçer not almışlar gibi görünse de iki tarafa da kayabilir durumları, aman haa…

Cleveland Cavaliers: #4 Dion Waiters, #17 Tyler Zeller

İki yıldır eldeki öncelikli planların ikinci ve üçüncü sıralardan gitmesi büyük şanssızlık. İkisinin sonucu da dördüncü sıradan, son haftada kıymetlenmiş sürpriz seçimler oldu. Konuşulmayan planlara dönmek zorunda kalınması seçimleri yanlış yapmıyor; ama ikisinin de Cleveland taraftarının tam olarak içine sindiği söylenemez.6 Hayalleri süsleyen MKG ve Beal olunca Newark’tan Waiters ile ayrılmak iyi bir draft notu getirmiyor. Halbuki Tristan’la çakışacak bir Robinson seçimi yerine arka alanı iki ‘baller’ ile sağlamlaştırmak gayet makul. Draft gecelerinde Cavs için ‘best case scenario’ gerçekleşmediğinden sallantıda duran bu pickler birkaç yıl sonra Chris Grant’i ya ‘draft genius’ yapacak ya da işsiz bırakacak.

Savunma tarafına TT ile yatırım yapılan pota altına iyi bir kolej skoreri Zeller’ı getirmek güzel ama karşınızda beyaz bir 7-footer varken oyununu NBA’e ne kadar aktarabileceği konusunda hiçbir zaman emin olamıyorsunuz.7 Sadece şampiyonluğa oynayacak bir takımın pota altını götüren ikilinin Zeller – Tristan olmayacağını garanti edebilirim. Gerçi öyle bir takımının sahibinin Comic Sans’la mektup yazma işlerine gireceğini de sanmıyorum.

Arkası yarın…


  1. 22. sıradaki kendi hakları da 2010’da Eric Bledsoe karşılığında Thunder’a gitmişti.
  2. Ya da Lakers – Hornets takasıyla ayrılma ihtimalini duyduğu anda.
  3. Furkan’ın NBA hakları da bu takasta Rockets’a gitti bu arada.
  4. Rick Sund’ın özgeçmişinin draft başlığından bir kesit: Vladimir Radmanovic (#12), Robert Swift (#12), Johan Petro (#25), Mouhamed Sene (#10).
  5. Daniel Orton uzaklardan gülümsüyor.
  6. Bana Valanciunas – Robinson ikilisi Thompson – Waiters’dan daha çekici gelmiyor gerçi.
  7. Draftlerde o kadar çok ‘beyaz uzun’ muhabbeti dönüyor ki adımız ırkçıya çıkacak.