Skip to content

Furkan Aldemir: İyi Aile Çocuğu

Furkan Aldemir
Galatasaray
6-9 (2.07), PF/C
Türkiye (1991)

Dusan Ivkovic, geçenlerde verdiği bir röportajda alt yaş gruplarında pick&roll’ün yasaklanmasını önerdiğinden bahsetti. Diğer üç kişinin hücumdaki pasif rolünden duyduğu memnuniyetsizlik ve bu konumdaki oyuncuların gelişimi ile ilgili endişeleriydi bunun sebebi. PnR 2000’lerden itibaren Avrupa’daki üst düzey takımların neredeyse tamamının hücum organizasyonunu şekillendiren şemayı sağlıyor artık. Pek çok takımın sahada sıklıkla çift oyun kurucu özelliklerine sahip oyuncu bulundurması önemli ölçüde de bu yüzden. Obradovic ise aynı anda PnR oynayabilen üç kısayı kullanarak, bir üst boyuta taşıdı olayı. Basit olmasına rağmen oyunun en verimli silahı olmaya devam ettiği sürece de ana plan olmanın dışına çıkması söz konusu değil. Hal böyleyken, PnR spesiyalistleri artık çok daha değerli, hücumda olduğu kadar savunmada da. CSKA Moskova, kadrosunun geçen sezonki en geri plandaki isimlerinden Sasha Kaun’a sahip olmasaydı çok ciddi sıkıntılar çekebilirdi zira Avrupa’da pozisyonunun belki de en önemli ismi olan Nenad Krstic’in PnR savunma performansı facia.

Oktay Mahmuti takımlarının savunmalarıyla kendine edindiği saygın yerin altında yatan detay da onun takımlarının bir şekilde Avrupa’nın her daim bu alandaki en iyilerden biri olmasında yatıyor, Diamantidis ve Kirilenko ile de savunmuyorken üstelik. Mahmuti sisteminin yapı taşlarından biri olabilmek için istikrarlı olarak görevinizi iyi yapmak zorundasınız. Gösterişsiz ama en verimli PnR oynayan guardlardan bir tanesi Vassilis Spanoulis. Bu sezon, Galatasaray deplasmanında Furkan Aldemir sahadayken oynadığı 21 PnR’den sadece 12 sayı üretilmesini sağlayabilmiş. Etkileyici olduğu su götürmez. 20 yaşında ve ilk kez bu kadar üst bir seviyenin içinde yer alan bir oyuncu için, kendini böyle önemli bir detayda spesiyalist olarak kanıtlamak çok değerli. Furkan, Galatasaray’a gelmeden önce kendini böyle bir spesiyalist olarak tanımlamamıştı. Sahip olduğunuz yetenekten ziyade oyun bilginize ve çalışmanıza bağlı olarak edinebileceğiniz bir özellik. Bu iki ön şartın gösterdiği üzere bu kadar kısa sürede, bu kadar komplike bir yapının temellerinden biri haline gelmek için öğrenme becerinizin oldukça iyi olması lazım.

Hayat boyu öğrenme becerisi denilen konuda iyiyseniz, Harvard’ı bitirmek o kadar da elzem değil. Bilgi akışı ve değişim daha da hızlandıkça çabuk öğrenme becerisi ile yeni ortamlara uyum sağlama becerisi hayatın her alanında başarılı olmak için en önemli unsurlardan. Yetenekli gençlerin üst yapıya geçişte sıklıkla başarısız olduğu, o geçiş sürecinin çok sancılı olduğu bir ülkede doğru mentaliteye sahip olmak, çok fazla şeyi doğru yapmak gerekiyor. 20 yaşında birinden her zaman görebileceğiniz bir olgunluk değil bu. Hakikaten Kemal Sunal’ın oynadığı iyi aile çocuğu gibi bir profil. Eski koçu Hakan Demir’in hakkındaki şu sözleri de teyit niteliğinde.1

Çok çalışkan, çok iyi aile terbiyesi almış muhteşem bir insan. Bıraksam geceleri bile çalışacak. Aşama kaydetmek için müthiş bir mücadelenin içinde.”

Galatasaray’ın geçen sezonki Banvit deplasmanından aklımda geriye kalan ilk şey Josh Shipp’in sinir bozucu sakatlığı, ikincisi de sonrasında Jamon Gordon’un maçın kontrolünü nasıl devraldığıdır. Ama üçüncü bir şey daha vardı. O gün arada sırada gördüğümüz ama devamlılığı olmayan, Furkan’ın neler öğrenmekte olduğunu gösterdiği birkaç dakikalık bir sekans vardı sahada. Sıkı Banvit savunmasını çözmek için Galatasaray’ın birinci opsiyonu pek alışılmadık bir tercihti. Paslarıyla Banvit savunmasının dengesini bozan Furkan, oyununa neler katmaya çalıştığının ötesinde neleri katacağını gösteriyor gibiydi. Bu şekilde devam ederse ve doğru organizasyonların parçası olursa, ufak ufak hissettirdiği orta mesafe şutunu, belli seviyede bir low-post oyununu, içeriden dışarıya doğru oyun kurabilecek pas becerisi ile saha görüşünü ve onun için gerekli diğer ne varsa oyununa katabileceği hissini verdi. Zaten halihazırda topsuz oyunun gerekliliklerini belli ölçüde yerini getiriyor, PnR sonrası devrilme gibi. Euroleague’de elde edilmiş 79.5%’lik onun gibi biri için oldukça iyi bir faul yüzdesi var ki, şutu zayıf bir oyuncu için çalışmayla elde edildiği bariz çok iyi bir referans.2

Çok ham olması bana göre bardağın yarısından fazlasının dolu olması demek, zira işlenmeye çok müsait bir malzeme var. Diğer yandan da kıtanın seçkin grubuna katılması ya da NBA’de kendine kalıcı bir yer edinmesi için alınması gereken bayağı bir yol olduğu gerçeği var. Hücumda iyi pozisyonlarda bile net şekilde bitirecek özgüvene sahip değil, hala çok çekingen. Orta mesafeden şutu da olmayınca savunmanın öncelikle riske edeceği adam haline gelebiliyor. Bunlardan dolayı şu anki hali için sıkça yapılan Ömer Aşık benzetmesi bu açıdan yerinde belki ama Galatasaray asistan koçu Emir Alkaş’ın onun erişebileceği noktaya dair yaptığı Fran Vazquez benzetmesi daha da yerinde.3 En son ACB finallerinin şampiyonu belirleyecek maçında yarattığı farkla Orlando Sentinel’e “Magic’te Fran Vazquez sesleri”4 manşetini5 attıracak kadar fark yaratan, kanımca Avrupa’daki en iyi birkaç uzundan biri olmasına rağmen hala “underrated” kavramının altını dolduracak kadar da değerinin bilinmediğini düşündüğüm bir adam. Furkan’ın savunmada aklını kullanması, doğru pozisyon alması, fiziğine göre müthiş ayak çabukluğu, sahayı çok iyi koşması gibi özelliklerinin yanına ekleyeceği bir orta mesafe şutun yanında pota altında daha sağlam bir şekilde bitirebilme işini de halletse, beş numaraların arkasında durmayı da becerebilen, hem dört hem de beş oynayabilen bir adam olarak sahada ciddi fark yaratan, modern bir mobil uzun olması mümkün.

Önceki sezona göre ciddi derecede güçlenip, kalın pivotları bile savunabilecek hale gelmesine rağmen onun oyun yapısına göre öncelikli pozisyon gibi görünen pivot için boyu yetersiz, atletik olduğu da söylenemez. Burada avantaj yaratan 4.5 numara olmak, NBA’de hiçbir pozisyon için uygun olmamak anlamına gelebilir. Kendini satacağı nokta ise muazzam ribaund kabiliyeti gibi şimdilik. Mehmet Okur’un Tofaş’taki ilk zamanları gibi yakınından geçen her topu alacağı hissini veriyor. Bilbao’da Avrupa Ümitler Şampiyonası’nda geçen yaz izleyenleri fazlasıyla etkilerken, 17.2% ile Euroleague’de pivotlar arasında ikinci, tüm oyuncular arasında da en iyi dördüncü ribaund yüzdesine -ateş almaya gelen Zaza Pachulia’yı çıkarınca- sahip oluşuyla da bunu en üst platformda da yapabileceğine dair umut verdi.6

Eğer Oktay Mahmuti sonrası, bir genç oyuncunun dünyada çalışmak isteyebileceği öncelikli birkaç teknik adamdan biri olan Erman Kunter’le çalışacak olsaydı onun için harika olurdu. Ergin Ataman’la ise işlerin nasıl olacağı biraz soru işareti. Yine de Spidey sever olması, benim gibi kol saati kullanma alışkanlığı olmayışı gibi özellikleri7 ile benden ayrıca tam not alan, her ailenin hayal ettiği bu ideal damat adayı profili için olumlu nokta çok fazla. O ağır sakatlıktan kısa sürede dönebilecek iş ahlakına sahip oluşu, kendini geliştirmek için gösterdiği çaba, kariyerini adım adım şekillendirmesinden de belli ettiği doğru mentaliteye sahip olması, genç oyunculara özellikle şans vermesiyle tanınmayan bir koçun yönetiminde, sıkı bir Euroleague takımının bir pozisyonunu bu yaşında devralacak performansı göstermesi gibi onun için risk almaya değer müthiş referanslar mevcut. Zaten Semih Erden sonrası böyle bir adamı NBA’e borçlu olduğumuzu da düşünüyorum.


  1. http://www.basketbolseverler.com/tbfweb/basketbolseverler/basketbols.nsf/0/8DA2536400D092C9C22576B8002ADD39?OpenDocument
  2. Litvanya’daki milli takıma niye uymadığını buradan çıkarmak mümkün.
  3. http://www.gsbasket.org/forum/threads/8425-Anadolu-Efes-65-Galatasaray-74
  4. 2005 draftında 11.sıradan seçilmiş bir lotarya pick’i olarak NBA’e adımını bile atmadı.
  5. Thanks to Herr Pekdoğru!
  6. Listenin tepesinde 33.5% gibi insanlık dışı bir oranla, bu yaşında bir yıl basketbol oynamadan doğrudan Top 16 sertliğine gelmiş Mirsad Türkcan var.
  7. http://www.salsabasket.net/salsa-ile-adam-adama/salsa-ile-adam-adama-2-furkan-aldemir.html