Skip to content

17/18 Ligue 1 Notları #1

  • Geri döndüm. Umarım devam ettirebilirim.
  • Baştan söyleyeyim, Conforama Ligue 1 diye isim olmaz. Takımların önüne Atiker, Medipol falan almasına alışamadık, liglere niye isim veriliyor? Fransa’da son dönemde hentbol ve basketbol liglerine de firmalar sponsor olup para bastılar ama futbolda böyle bir şeye ihtiyaç var mıydı, futboldaki neden bu kadar rahatsız edici duruyor bilemedim.
  • Süper Kupa’yı izledim. PSG için “Bu takıma daha Neymar ve Draxler gelecek sevgili Ozan” diye düşündüm, orta saha ne olacak onu bulamadım. Verratti delmez, şut çekmez, Motta’nın hiç o taraklarda bezi yok, Rabiot da taşır ama yani ne akar ne kokar. Şimdi bu orta sahanın yedeği dediğin Matuidi de gidecek. Nasıl olacak? Alves çok winner adam yalnız. Takım topla oynama yüzdesinin 7.5’luk dilimine sahipti Amiens maçında. %90 pas başarısı, 6 top çalma, 4 isabetli orta. Şimdi bunlar istatistik bölümü. Aurier veya Meunier de hücuma çıkıyordu ama böyle bir etkileri yoktu. Özellikle Maxwell gibi bir tecrübe gitmişken Alves’i almak bence Neymar’dan daha güzel iş. Ha yalnız, Cavani’nin yedeği yok, bu sene 50 atacağı kesin değil ve galiba Thiago Silva yaşlanmış. 
  • Marsilya mı o? Rudi Garcia’nın elinde inanılmaz akışkan ve ceza sahasına doğru topu birkaç saniyede taşıyan bir takım var. Savunma hala tuhaf, kabul ediyorum, ki allah affetsin Dijon’un pek hali yok o savunmayı test edecek kadar, ancak Gustavo’dan rakip kaleye doğru dizilenlere bakıyorum, herkes uçak modunda. 20 başarılı dripling yaptılar Dijon karşısında, ilk haftanın en fazla dripling yapan takımı onlar. Sanson-Lopez ikilisinin ön tarafı da Gustavo’yu inanılmaz rahat oynatması, Thauvin’in pik yapmaya devam etmesi ve Njie’nin Lyon’daki döneminin üzerine çıkması onları korkutucu bir tempo takımı yapar. Yapar da, birincisi Valere Germain skorer değil, ikincisi Germain’in alternatifi yok. Oraya bi şey lazım.
  • Ortalama bir Bernardo Silva maçını izlediyseniz Monaco’dayken, içeriye doğru kat ettiğini, sürekli bekinin önünü açtığını ve merkezi çokladığını görebilirsiniz. Rony Lopes’in bu rolde oyuna başlayacağını sezon başından beri birkaç kez ipucu olarak  vermişti zaten Jardim, eminim bir daha denemez. Aynı adam değiller, aynı displine sahip de değiller. Monaco gönderdiği adamlardan dolayı değil, o adamlarla aynı rolü oynayacak adamları monte etmediği için yaşar bütün sıkıntısını. Sol bekteki trenin yerine stoper orijinli Kongolo veya 10 numara Rony Lopes’in Bernardo pozisyonunda oynaması ı-ıh. Pascal Dupraz başkanım da stoper merkezlerini ve onların önüne koymuş yaratık gibi oğlanları, etrafını doldurmuş genç atletlerle. Yine izlemesi büyük  keyif olacak, ha ama yine onlardan bir şey olmayacak. Monaco’ya karşı 20 top kazanmışlar. Bu kemiklik işlerine yarar. yeter ki az tecrübe olsun.
  • Lyon’un ön dörtlüsü zayıf. Değil. Yani şöyle; dört tane arızalı adam var. Depay yarın öbür gün antrenmana gelmeyebilir, Fekir 6 ay sakatlanabilir, Diaz ve Traore’nin tecrübesi de yetmeyebilir. Ha ama olumsuz herhangi bir şey olmazsa onları izlemek inanılmaz olacak. Bu maçta olduğu gibi. Strasbourg’un lige çıkışının hikayesi çok güzel. Güzel ama, savunma almadıkları sürece hakikaten ligde süzgeç olurlar. Özellikle böyle ön hattı olan takımları zorlama ihtimalleri yok. Kaldı ki Tousart-Darder ikilisi denenmeden, Morel-Marcelo ikilisi henüz zorlanmadan Lyon’la ilgili kesin bir şey söylemek bence mümkün değil. ya daha ilk haftalar zaten, bakınıyoruz. Not: 96 pas başarısı, 4 başarılı tackle ve ilk devre bitmeden görülen sarı kart. Tousart gerçekten Gonalons ya.
  • St. Etienne’in sıkıcılıktan kurtulması mümkün mü diyordum, önce Oscar Garcia geldi, sonra da onun eli değdi. Şu vidyoyu izlerseniz St. Etienne’in nasıl 21 kez top çaldığını görebilirsiniz. Çok dar bir kadroları var, bence hala renksizler ancak en azından ölü tempoda gitmeyen bir takıma dönüşmenin eşiğinde görünüyorlar. Bence Nice’i değerlendirmek için zamana ihtiyaç var. Seri-Koziello-Balotelli-Dalbert-Sneijder falan filan bir dolu oyuncu yoktu. Ancak Baysse’ın yerini dolduramamışlar, orası kesin ve net.
  • Troyes-Rennes’in özetine dayanamadım. Rennes her sezon hadi bakalım diye şevklendirip sonra insanı delirtiyor.
  • Bielsa Ranieri’ye demiş ki, hocam biz seni örnek alıyoruz, müthiş bi insansın. Ben Lille’i izledim, esas sen müthiş bi insansın Bielsa. Bir 3-3-3-1 bozması 3-3-1-3 çıkarmış, Nantes nefes alamadı. Özellikle Bielsa’nın bu sistemi Marsilya’ya Velodrome tarihinin en başarılı serisini getirmişti. Bence esas sıkıntı deplasman. Eğer deplasman konusunda yaşadığı sorunları atlatamazsa pek bi şey değiştirememiş olacak Lille’de. Ranieri ise elindekinden maksimum verim almaya çalışıyor ama eli gerçekten berbat. Albrighton görevli Kacaniklic, Mahrez görevli İloki, pivota Sala, Vardy gibi gezen Nakoulma… Görevler tamam da bu adamlar onu nasıl oynasınlar hocam…
  • Kombouare hocam yine muazzam başladı. Bu sene bi Avrupa yakışır. Briand bi sakatlık kaza bela yaşamazsa…
  • Angers’ye dikkat. Fulgini, Santamaria, Guillaume ve Coulibaly ile bu sezon daha izlenesi bir takımlar. Fulgini ve Santamaria’yı zaten isteseniz de istemeseniz de ileride izleyeceksiniz. Yine  maç başına 20-20 top kapma hava topu kazanma çıkaran ama bu sefer gole de gidebilen genç bir takım. Kemik maşallah kemik. Jocelyn Gourvennec’i de bayağıdır överim, Videoton’a falan eleniyor. Yani artık manevra hakkın ve şansın kalmadı be hocam.
  • Montpellier’yle bitirelim. Başkanları Louis Nicollin çok enteresan adamdı. Tombak tombak battaniyeyi üstüne çekip kulübede oturur, penaltı atıp kazandıran oyuncusuna bira götürür, Belhanda’yı Türkiye’ye satmaz, takım şampiyon olunca kafasını mora boyatırdı. Onu andılar. Loulou büyük renkti Fransa’da. Kiri pası atmış olayım, düzenli olarak devam ederiz bundan sonra.
  • Ligue 1 Türkçe’yi takip edin. Çok güzel hesap.